Anadolu Kültür Tarihi - Alıştırma Soruları
Anadolu Kültür Tarihi - Alıştırma Soruları
Ünite 1
- “Homo Erectus” un anlamı hangisidir?
- Cevap A-) Dik yürüyen
- B-) Alet yapan
- C-) Yetenekli insan
- D-) Avcı insan
- E-) Düşünen insan
Açıklama: Homo Erectus: Dik yürüyen insan demektir.
- 2021 yılında UNESCO Dünya Miras Listesine alınan yerleşim yeri hangisidir?
- A-) Hassek Höyük
- B-) Çatalhöyük
- Cevap C-) Arslantepe
- D-) Hacılar
- E-) Kuruçay
Açıklama: Arslantepe 2021 yılında UNESCO Dünya Miras Listesine alınmıştır.
- 1. Besinlerin pişirilerek tüketilmeye başlanması
2. Gömülen ölülerin yanına eşyalar koyulması
3. Kullanım amaçlarına göre farklı aletler yapmak
Yukarıda verilen özellikler aşağıda verilen hangi döneme aittir?- A-) Alt Paleolitik
- Cevap B-) Orta Paleolitik
- C-) Epi-Paleolitik
- D-) Kalkolitik
- E-) Tunç çağları
Açıklama: Alt, Orta ve Üst Paleolitik Dönem
Orta paleolitik dönemde, Yontmataş alet teknolojisinde çok daha geniş yelpazede farklı ham maddelerin de alet yapımında kullanıldığı gözlenmektedir. Kullanım amaçlarına uygun aletler yapabilmek için gerekirse daha uzak bölgelere giderek barındıkları yerlere ham madde taşımışlardır. Bu dönemin en belirleyici özelliklerinden biri de artık bu dönem ile birlikte besinlerin de pişirilerek tüketilmeye başlandığını görmekteyiz. Ölülerini gömmeleri ve ölünün yanına eşyalar koymaları, orta paleolitik dönemde gerçekleşmiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.
- 1. Yuvarlak şekilde yapılmıştır.
2. Hücre planlı yapılardır.
3. Ahşap kirişli yapılardır.
4. Daha özenli bir işçilik vardır.
5. Dörtgen şekilde yapılardır.
Aşağıdakilerden hangisinde Neolitik dönem kamu yapılarının özellikleri birlikte verilmiştir?- A-) I-II
- Cevap B-) I-IV
- C-) II-IV
- D-) II-V
- E-) III-V
Açıklama: Neolitik Dönem’de Mimari ve ilk Yerleşim Birimleri
Neolitik dönemin “Kamu Yapıları” olarak adlandırılan yuvarlak, daha özenli bir işçilik gösteren binalarda görülmektedir.
Doğru cevap B seçeneğidir.
- 1. Aşağıdakilerden hangisi Homo Neandertal’in özelliklerinden biridir?
- A-) Kervan ticareti yapmıştır.
- B-) Demir işçiliği yapmıştır.
- Cevap C-) Ölümden sonraki yaşama inanmıştır.
- D-) Büyük kentler kurmuştur.
- E-) Anıtsal saraylar ve tapınaklar yapmıştır.
Açıklama: Alt, Orta ve Üst Paleolitik Dönem
Neandertallerin soyutlama yetisi şaşırtıcı bir özellik olarak karşımıza çıkar. Ölülerini gömmeleri ve ölünün yanına eşyalar koymaları, bu topluluklardaki
“ölümden sonraki yaşam” düşüncesinin, yani bir soyutlama yetisinin açık göstergeleridir. Doğru cevap C seçeneğidir. Diğer seçenekler paleolitik dönemde gerçekleşen özellikler değildir. Homo Neandertal paleolitik dönemde yaşamıştır.
- Anadolu Neolitik Dönemi üzerine önemli bilgiler veren “Kafataslı Yapı”, aşağıdaki yerleşimlerden hangisindedir?
- A-) Çatalhöyük
- B-) Göbeklitepe
- C-) Karahantepe
- D-) Nevali Çori
- Cevap E-) Çayönü
Açıklama: Çayönü kazısında karşılaştığımız “Kafataslı Yapı”, ölü gömme geleneklerinin anlaşılması açısından önemli bulgular vermektedir. Anıtsal boyuttaki, birçok kez yenilenmiş bu yapıda, toplam 450 kadar bireye ait olduğu anlaşılan kemik, üstü kapalı mahzen gibi hücrelerde kafatasları ile istiflenmiş şekilde bulunmuştur.
Anadolu Neolitik Dönemi üzerine önemli bilgiler veren “Kafataslı Yapı”, Çayönü’ndedir.
- Anadolu yerleşim planının anlamı hangisidir?
- A-) Surlarla çevrili yerleşimler
- B-) Mağara içi yerleşimleri
- C-) Açık hava yerleşimleri
- D-) Göller üzerinde ahşap direkli yerleşim
- Cevap E-) Yan yana dizili dörtgen ev grupları
Açıklama: Dörtgen ev gruplarının yan yana ortak duvar ve ortak çatı sistemi ile kurulduğu yerleşimlere Anadolu yerleşim planı denir.
Yan yana dizili dörtgen ev grupları
- Anadolu’da kentleşmenin meydana çıktığı ve etrafı surla çevrili ilk kent yerleşmelerinin ortaya çıktığı çağ hangisidir?
- A-) Paleolitik
- B-) Kalkolitik
- C-) Neolitik
- Cevap D-) İlk Tunç Çağı
- E-) Demir Çağı
Açıklama: İlk Tunç Çağı Anadolu’da surla çevrili kent yerleşmelerinin ortaya çıktığı dönemdir.
- Aşağıdaki dönemlerden hangisinde altın ve gümüş gibi değerli madenler ilk defa işlenmeye başlanmıştır?
- A-) Alt Paleolitik
- B-) Orta Paleolitik
- C-) Neolitik
- Cevap D-) Kalkolitik
- E-) İlk Tunç Çağı
Açıklama: ANADOLU’DA KALKOLİTİK DÖNEM VE BAŞLICA YERLEŞME ALANLARI
Bakırdan hariç olarak, altın ve gümüş gibi değerli madenlerin de ilk defa Kalkolitik dönemde işlenmeye başlandığı görülür.
- Aşağıdakilerden hangisi Anadolu’da yer alan paleolitik dönem yerleşim merkezlerinden biridir?
- A-) Diyarbakır Çayönü
- Cevap B-) Karain Mağarası
- C-) Hallan Çemi
- D-) Hasankeyf
- E-) Kanlıtaş
Açıklama: Alt, Orta ve Üst Paleolitik Dönem
Çözüm: Anadolu’da Orta Paleolitiği temsil eden yerlerin başında Karain Mağarası (Antalya) yer alır. Diğer merkezler neolitik ve kalkolitik duruma aittir. Doğru cevap B seçeneğidir.
- Aşağıdakilerden hangisi, buz devrinin bitişiyle başlayan daha sıcak, ılıman iklim koşullarının oluştuğu döneme verilen isimdir?
- A-) Dilgi
- Cevap B-) Holosen
- C-) Kromanyon
- D-) Kuaterner
- E-) Obsidyen
Açıklama: Alt, Orta ve Üst Paleolitik Dönem
Holosen: Buz devri olarak da bilinen Pleistosen dönemin bitişiyle başlayan daha sıcak, ılıman iklim koşullarının oluştuğu dönemdi. Okyanus yüzey sıcaklıkları artmış, buzullar kutuplara doğru çekilmiş, bitki çeşitliliği artmıştır.
- Besinlerini pişirerek yiyen ilk insan türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Homo Habilis
- B-) Homo Erectus
- C-) Homo Sapiens
- Cevap D-) Homo Neandertal
- E-) Homo Ergaster
Açıklama: Neandertallerin Orta Paleolitik Dönemde ateşi besin pişirme amacıyla da kullandıklarını görmekteyiz.
Besinlerini pişirerek yiyen ilk insan türü Homo Neandertal’dir.
- Bitki ve hayvanların evcilleştirilmesi ve planlı üretim hangi dönemde ortaya çıkmıştır?
- A-) Paleolitik
- B-) Epi-paleolitik
- Cevap C-) Neolitik
- D-) Kalkolitik
- E-) Tunç çağı
Açıklama: Planlı üretime geçilmesi ve hayvanların evcilleştirilmesi Neolitik dönemde gerçekleşmiştir.
- Cilalı taş döneminin diğer adı nedir?
- A-) Paleolitik
- B-) Kalkolitik
- Cevap C-) Neolitik
- D-) Prehistorya
- E-) Dilge
Açıklama: Neolitik (cilalı taş) dönem ve Kalkolitik (bakır taş) dönemleri ayırt edici özellikleri ve farklı boyutları ile incelenecektir.
- Doğudan batıya ticaret yolları aşağıdaki dönemlerden hangisinde gelişmiştir?
- A-) Alt Paleolitik
- B-) Üst Paleolitik
- C-) Neolitik
- D-) Kalkolitik
- Cevap E-) İlk Tunç Çağı
Açıklama: İLK TUNÇ ÇAĞINDA ANADOLU VE ÖNASYA
İlk Tunç Çağı ise, Anadolu’da metalürjinin gelişimini tamamladığı, kentleşmenin meydana çıktığı ve beraberinde etrafı surla çevrili ilk kent yerleşimlerinin görüldüğü, doğudan batıya ticaret yollarının geliştiği bir dönemdir.
- Dünyanın en erken tapınakları olarak kabul edilen kabul edilen yapılar, aşağıdaki yerleşimlerden hangisinde bulunmuştur?
- A-) Çatalhöyük
- B-) Beycesultan
- Cevap C-) Göbeklitepe
- D-) Can Hasan
- E-) Karain
Açıklama: 1990’ların ortalarından itibaren kazılan Göbekli Tepe (Urfa) yerleşmesinde, şu ana kadar Ön Asya’da eşi benzerine rastlanmamış, dünyanın en erken “tapınak” yapısı örnekleri ortaya çıkartılmıştır. Bugün benzerleri Şanlıurfa Harran’ı çevreleyen Tek Tek Dağları’nda Karahan Tepe, Harbetsuvan ve daha birçokları ortaya çıkarılmaktadır.
Dünyanın en erken tapınakları olarak kabul edilen kabul edilen yapılar, Göbeklitepe’detespit edilmiştir.
- Epi-paleolitik dönemin en belirgin özelliği hangisidir?
- Cevap A-) Mikrolit denen minik aletler yapılması
- B-) Hayvanların evcilleştirilmesi
- C-) Tarım yapmaya başlanması
- D-) Yerleşik hayata geçilmesi
- E-) Levalua alet tekniği kullanılması
Açıklama: Bu dönemde mikrolit denen küçük aletler üretilmiştir.
Mikrolit denen minik aletler yapılması
- Güney Mezopotamya’nın ilk defa yerleşime açıldığı dönem aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Halaf
- B-) Hassuna
- C-) Samarra
- D-) Uruk
- Cevap E-) Obeyd
Açıklama: Obeyd döneminde üretim teknolojisi ve sosyal örgütlenmede önemli gelişimler söz konusu olmuştur. Sulama kanalları sayesinde yağmur görmeyen Güney Mezopotamya’nın, bu döneminde ilk defa yerleşime açılmasına şahit oluruz.
Güney Mezopotamya’nın ilk defa yerleşime açıldığı dönem Obeyd Dönemidir.
- Güneydoğu Anadolu’da; tarımın insan hayatına belirleyici bir öge olarak girdiği, buğday ve arpanın doğal olarak bulunabildiği ekolojik ortamın dışına çıkıp, yarı kurak ve kurak bölgelere uyum sağladığı dönem aşağıdakilerden hangisinde belirtilmiştir?
- A-) Alt Paleolitik Dönem
- B-) Üst Paleolitik Dönem
- C-) Neolitik Dönem
- Cevap D-) Kalkolitik Dönem
- E-) İlk Tunç Çağı
Açıklama: ANADOLU’DA KALKOLİTİK DÖNEM VE BAŞLICA YERLEŞME ALANLARI
Toplumsal çalkantılardan etkilenen Güneydoğu Anadolu’da, Seramikli Neolitik Çağ’ın sonunda kültürel anlamda yeniden bir bütünlük görülmeye başlanır. Bu dönemde tarımın insan hayatına belirleyici bir öge olarak girmesi, buğday ve arpanın doğal olarak bulunabildiği ekolojik ortamın dışına çıkıp, yarı kurak ve kurak bölgelere uyum sağlaması, bu bölgede Kalkolitik Çağ’ın temel altyapısını oluşturur. MÖ 5500-3000 yılları arasına tarihlenen Kalkolitik (Bakır Taş Devri) dönem, Mezopotamya uygarlığının da temellerinin gerçek anlamda atıldığı dönemdir. Mezopotamya’da Halaf ve Obeyd kültürleri ile başlayıp, Uruk kültürü ile devam eden süreçte, önce gelişkin köyler ve sonra da ilk şehirler ortaya çıkar. Yontmataş alet endüstrisi önemini giderek yitirir ve yerine, madenciliğin önem kazanması ile birlikte bölgeler arası ticaret daha da önem kazanır. Bakırdan hariç olarak, altın ve gümüş gibi değerli madenlerin de ilk defa bu dönemde işlenmeye başlandığı görülür. Kentleşmeye doğru ilerleyen bu sürecin arkasında yatan belki de en önemli nedenin, o dönemin köy yaşam şekli içindeki birikmeye başlayan “artı ürün” olduğu, günümüzde bütün bilim adamları tarafından kabul edilen bir olgudur.
- Günümüzden Önce (GÖ.) 45.000-17.000 yılları arası dönem Anadolu’da hangi Paleolitik dönemdir?
- A-) Alt
- B-) Başlangıç
- C-) Orta
- D-) İleri
- Cevap E-) Üst
Açıklama: Günümüzden Önce (GÖ.) 45.000-17.000 yılları arası dönem Anadolu’da Üst Paleolitik dönemdir.
- Homo Habilis (becerikli insan), hangi dönemde ortaya çıkmıştır?
- Cevap A-) Alt Paleolitik
- B-) Orta Paleolitik
- C-) Üst Paleolitik
- D-) Epipaleolitik
- E-) Neolitik
Açıklama: Alt Paleolitik Dönem’de, insanoğlu hominid (insansı) ailesinden sıyrılarak, iki ayağı üzerinde dik duran ve bu özelliğin ellerine getirdiği serbestlik ile de ellerini kullanarak alet üretebilen insan haline gelmiştir. Bu ilk insan türüne Homo Habilis (becerikli insan) ismi verilmiştir.
Homo Habilis (becerikli insan), Alt Paleolitik Dönemde ortaya çıkmıştır.
- Kalkolitik dönemin diğer adı nedir?
- A-) Yontmataş
- B-) Eskitaş
- C-) Cilalı taş
- Cevap D-) Bakır taş
- E-) Krom taş
Açıklama: Anadolu’daki kültürel çeşitlilik bir anda oluşmamış, tarihin farklı dönemlerinde gelişen birçok aşama ile bu zenginlik meydana gelmiştir. Anadolu’daki bu zenginlik dünya insanlık tarihini anlamamıza ışık tutması açısından çok değerlidir. Dolayısı ile Paleolitik (Yontmataş - Eskitaş) çağlar insanın fiziksel ve zihinsel gelişimini tamamladığı, kültürel oluşumun temellerinin atıldığı bir dönem olarak ve ardından Neolitik (cilalı taş) dönem ve Kalkolitik (bakır taş) dönemleri ayırt edici özellikleri ve farklı boyutları ile incelenecektir.
- Karain Mağarası (Antalya) hangi dönemi temsil eder?
- Cevap A-) Orta Paleolitiği
- B-) Başlangıç Paleolitiği
- C-) Erken Paleolitiği
- D-) İleri Paleolitiği
- E-) Geç Paleolitiği
Açıklama: Anadolu’da Orta Paleolitiği temsil eden yerlerin başında Karain Mağarası (Antalya), Şehramuz (Adıyaman) ve Kaletepe 3 (Niğde) örnek olarak verilebilir. Ayrıca Orta Anadolu ve Güney Marmara arasındaki doğal ana güzergahlardan birinin üzerinde konumlanan, Eskişehir İnönü ilçesinin Kuzfındık Köyünün 1km. kadar batısında yer alan Kanlıtaş Höyüğü çevresindeki alanda yapılan yüzey araştırmalarında, Alt ve Orta Paleolitik dönemlere ait buluntular keşfedilmiştir. Kuzfındık çevresinde gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sonucunda, 5 km. yarıçapında bir alan içinde en az 13 Paleolitik buluntu veren alan tespit edilmiştir.
- Latince Quartus, Quarte kelimesinden alınan, jeolojik dönemlerin dördüncüsü ve en kısası olan halen içinde bulunduğumuz ve 2,5 milyon önce başlayan süreci” kapsayan döneme ne ad verilir?
- Cevap A-) Kuaterner
- B-) Paleolitik
- C-) Neolitik
- D-) Kalkolitik
- E-) Modernlik
Açıklama: Kuaterner: Latince Quartus, Quarte kelimesinden alınan, jeolojik dönemlerin dördüncüsü ve en kısası. Halen içinde bulunduğumuz ve 2,5 milyon önce başlayan süreci kapsar.
- Megaron türünde yapıların ortaya çıkışı hangi döneme rastlamaktadır?
- A-) Alt Paleolitik
- B-) Üst Paleolitik
- C-) Neolitik
- D-) Kalkolitik
- Cevap E-) İlk Tunç Çağı
Açıklama: Batı ve Orta Anadolu’da İlk Tunç Çağında, Troia I yerleşiminde ilk megaron planlı yapıların ve kale yerleşimlerinin görülmüştür. Sağlam kesme taşlardan yapılmış eğimli surlar ile çevrili olan kente, anıtsal sayılabilecek giriş kapılarından geçilerek ulaşılmaktadır. Surun içerisinde, Ege dünyası için çok tercih edilen bir yapı tarzı olan “megaron” türünde yapıların ilk örneklerine rastlanmıştır.
- Mezolitik olarak da adlandırılan dönem, aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Paleolitik
- B-) Neolitik
- Cevap C-) Epipaleolitik
- D-) Kalkolitik
- E-) Erken Tunç Çağ
Açıklama: Üst Paleolitik dönemin ardından Anadolu’da G.Ö 17.000-10.000 yılları arasındaki zaman dilimi dünyadaki genel adıyla Mezolitik olarak adlandırılsa da, Anadolu’daki kültürlerin daha çok Doğu
Akdeniz Levant bölgesi ile uyumundan dolayı Epi-Paleolitik Dönem olarak adlandırılmaktadır.
Mezolitik olarak da adlandırılan dönem, Epipaleolitik’dir.
- Mimarlık tarihi açısından Anadolu’da Kalkolitik Dönem’de karşımıza çıkan, “ana mekanları daire biçimli ve giriş kısımları dörtgen bir koridor şeklinde planlanmış yapılara” ne ad verilmektedir?
- A-) Megaron
- B-) Templum
- C-) Perystil
- Cevap D-) Tholos
- E-) Hippodrom
Açıklama: Ana mekanları daire biçimli, giriş kısımları dörtgen bir koridor olan yapılara Tholos denir.
Halaf yerleşmelerinde karşılaştığımız diğer bir dikkat çekici olgu, “tholos” adı verilen, ana mekanları daire biçimli ve giriş kısımları dörtgen bir koridor şeklinde planlanmış yapılardır. Yüksek ihtimal ile bu yuvarlak yapıların üst taraflarının günümüzde (Urfa) Harran evlerindeki gibi kubbeyle örtülmüş olduğu tahmin edilmektedir. Bu yapılar Kuzey Suriye’den Toroslara uzanan bütün Halaf yerleşmelerinde karşımıza çıkmaktadır. Son Halaf Dönemi, oldukça kısa süren bu kültürün doruk noktasını temsil eder ve Güney Mezopotamya etkilerinin bu bölgeye girmeye başladığı bir süreci temsil eder.
- MÖ 3000 yıllarında başlayarak yaklaşık bin yıl süren dönemin adı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Paleolitik
- B-) Neolitik
- C-) Kalkolitik
- Cevap D-) İlk Tunç Çağı
- E-) Orta Tunç Çağı
Açıklama: Yaklaşık MÖ. 3000’de başlayan İlk Tunç Çağı, pek çok bölgede kültürlerin sıçrama yapmadan düzenli bir şekilde geliştiği, hatta bazı bölgelerde daha durağan bir kültür gelişiminin görüldüğü bir dönem olarak 1000 yıllık bir süreci kapsar.
MÖ 3000 yıllarında başlayarak yaklaşık bin yıl süren dönemin adı İlk Tunç Çağıdır.
- Neolitik dönem mimari yapısının Anadolu’da bütün gelişim aşamalarını en iyi şekilde temsil eden yerleşim hangisidir?
- A-) Çatalhöyük
- Cevap B-) Çayönü
- C-) Halan Çemi
- D-) Cafer Höyük
- E-) Güsir Höyük
Açıklama: Neolitik dönemin mimari gelişiminin tüm evreleri Çayönü’nde görülür.
- Paleolitik dönem hangi jeolojik zaman içinde oluşmuştur?
- A-) 1. Jeolojik zaman (Birinci jeolojik zaman)
- B-) 2. Jeolojik zaman (İkinci jeolojik zaman)
- C-) 3. Jeolojik zaman (Üçüncü jeolojik zaman)
- Cevap D-) 4. Jeolojik zaman (Dördüncü jeolojik zaman)
- E-) 5. Jeolojik zaman (Beşinci jeolojik zaman)
Açıklama: Paleolitik dönem 4. Jeolojik zamanda olmuştur.
- Pleistosen dönemin bitişiyle başlayan daha sıcak, ılıman iklim koşullarının oluştuğu dönem aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Paleolitik
- Cevap B-) Holosen
- C-) Neolitik
- D-) Kalkolitik
- E-) Musteryen
Açıklama: Holosen: Buz devri olarak da bilinen Pleistosen dönemin bitişiyle başlayan daha sıcak, ılıman iklim koşullarının oluştuğu dönem. Okyanus yüzey sıcaklıkları artmış, buzullar kutuplara doğru çekilmiş, bitki çeşitliliği artmıştır.
Pleistosen dönemin bitişiyle başlayan daha sıcak, ılıman iklim koşullarının oluştuğu dönem Holosen’dir.
- Prehistorya, yani tarih öncesi, yazılı tarihin başlangıcından önceki döneme verilen addır. İnsanlık tarihinin % kaçı bu döneme ilişkindir?
- Cevap A-) 99
- B-) 89
- C-) 79
- D-) 69
- E-) 59
Açıklama: Prehistorya, yani tarih öncesi, yazılı tarihin başlangıcından önceki döneme verilen addır. İnsanlık tarihinin %99’u bu döneme ilişkindir.
- Prehistoryada ilk İnsan türü ve aletlerin ortaya çıkması ile yaklaşık olarak 2,5 milyon yıllık dönemi kapsayan, insanların avcılık ve besin toplayıcılığı ile geçindiği döneme ne ad verilir?
- Cevap A-) Paleolitik
- B-) Prehistorya
- C-) Obsidyen
- D-) Kuaterner
- E-) Holosen
Açıklama: Paleolitik Dönem: Prehistoryada ilk İnsan türü ve aletlerin ortaya çıkması ile yaklaşık olarak 2,5 milyon yıllık dönemi kapsayan, insanların avcılık ve besin toplayıcılığı ile geçindiği dönem.
- Tahılların ezilerek un hâline getirilmesini sağlayan havanlar ve dibekler ilk kez hangi dönemde kullanılmıştır?
- A-) Alt Paleolitik
- B-) Orta Paleolitik
- Cevap C-) Neolitik
- D-) Kalkolitik
- E-) Tunç çağları
Açıklama: Neolitik Dönemde Teknolojik Gelişim ve Ticaret
İşlemesi kolay olan püskürük bir kayaç olan bazalttan öğütme taşları, havanlar ve dibekler, Neolitik Dönem içinde, ilk kez tahılların ezilerek un hâline getirilmesi işini yapan ve günümüzdeki değirmenlerin de öncüsü sayabilecek ögelerdir.
- Tarih öncesi dönemlerde yontmataş alet teknolojileri içinde önemli bir yeri olan, kesici özelliği yüksek, renk olarak kahverengi, siyah, yeşil veya şeffafa yakın olabilen volkan camı da denen nesnenin adı nedir?
- A-) Kuaterner
- Cevap B-) Obsidyen
- C-) Kuartezyen
- D-) Kobsidigen
- E-) Dilgen
Açıklama: Obsidyen (volkan camı): Tarih öncesi dönemlerde yontmataş alet teknolojileri içinde önemli bir yeri olan, kesici özelliği yüksek, renk olarak kahverengi, siyah, yeşil veya şeffafa yakın olabilir.
- Yontmataş - Eskitaş çağları olarak adlandırılan dönem aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Prehistorya
- Cevap B-) Paleolitik
- C-) Obsidyen
- D-) Dilgi
- E-) Holosen
Açıklama: Dolayısı ile Paleolitik (Yontmataş - Eskitaş) çağlar insanın fiziksel ve zihinsel gelişimini tamamladığı, kültürel oluşumun temellerinin atıldığı bir dönem olarak ve ardından Neolitik (cilalı taş) dönem ve Kalkolitik (bakır taş) dönemleri ayırt edici özellikleri ve farklı boyutları ile incelenecektir.
- İnsanoğlunun geçmişi 1 milyon yıldan daha eskiye dayanmasına rağmen, insanlar kaç yıl öncesine kadar herhangi bir metin yazmamışlardır?
- A-) 1000
- B-) 2000
- C-) 3000
- D-) 4000
- Cevap E-) 5000
Açıklama: İnsanoğlunun geçmişi 1 milyon yıldan daha eskiye dayanmasına rağmen, insanlar 5000 yıl öncesine kadar herhangi bir metin yazmamışlardır.
- İnsanın fiziksel ve zihinsel gelişimini tamamladığı, kültürel oluşumunun temellerinin atıldığı dönem hangisidir?
- Cevap A-) Paleolitik
- B-) Epi-paleolitik
- C-) Neolitik
- D-) İlk tunç çağı
- E-) Kalkolitik
Açıklama: İnsanın fiziksel ve zihinsel gelişimini tamamladığı dönem Paleolitik dönemdir.
- “Doğal Yaşam Bölgesi” kuramı, aşağıdaki araştırmacılardan hangisine aittir?
- Cevap A-) Robert Braidwood
- B-) Gordon Childe
- C-) Halet Çambel
- D-) İgor Diakonoff
- E-) Guillermo Algaze
Açıklama: Braidwood, iklimin ılımanlaştığı bu dönem ile ilgili olarak, tarıma ilk başlayan toplulukların vahalar ya da nehir boylarından ziyade, bol yağışlı dağ eteklerinde yaşamış olmaları gerektiği yönündeki, görüşü ile “Doğal Yaşam Bölgesi” kuramını ortaya koymuştur.
“Doğal Yaşam Bölgesi” kuramı, Robert Braidwood’aaittir.
- “Tholos” adı verilen, ana mekanları daire biçimli ve giriş kısımları dörtgen
bir koridor şeklinde planlanmış yapılar hangi kültürel evreye aittir?- A-) Paleolitik
- Cevap B-) Halaf
- C-) Hassuna
- D-) Samarra
- E-) Obeyd
Açıklama: Halaf yerleşmelerinde karşılaştığımız diğer bir dikkat çekici olgu, “tholos” adı verilen, ana mekanları daire biçimli ve giriş kısımları dörtgen bir koridor şeklinde planlanmış yapılardır.
“Tholos” adı verilen, ana mekanları daire biçimli ve giriş kısımları dörtgen
bir koridor şeklinde planlanmış yapılar Halaf kültürüne aittir.
Ünite 2
- 1970 yılında tarihteki Hitit-Mısır Antlaşmasının 2 metre boyundaki bakır kopyası, Birleşmiş Milletlerin New York’ daki genel merkez binasının duvarına asılmıştır. Bu antlaşmayı imzalayan dönemin dış işleri bakanı kimdir?
- A-) Orhan Oğuz
- B-) Seyfi Öztürk
- C-) Hüseyin Özalp
- D-) Vedat Ali Özkan
- Cevap E-) İhsan Sabri Çağlayangil
Açıklama: Sorunun cevabını “Erken Tunç Çağında Akad Krallarının Anadolu Politikası” başlığı altında bulabilirsiniz.
1970 yılında tarihteki Hitit-Mısır Antlaşmasının 2 metre boyundaki bakır kopyası, Birleşmiş Milletlerin New York’ daki genel merkez binasının duvarına asılmıştır. Bu antlaşmayı imzalayan dönemin dış işleri bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’dir.
- Alacahöyük ortostatları aşağıdakilerden hangisine ilişkin en güzel örnekler üzerindeki tasvirlerdir?
- Cevap A-) Bayram törenleri
- B-) Düğünler
- C-) Savaşlar
- D-) Tanrılar
- E-) Kadınlar
Açıklama: İmparatorluk Döneminde de bayram törenleri için en güzel örnekler Alacahöyük ortostatları üzerindeki tasvirlerdir. Bu tasvirler[1]de kral ve kraliçe resmi giysileri içinde töreni yönetmekte, kurbanlık hayvanlar tören alanına sevk edilmekte, sihirbazlar gösteri yapmaktadır. Bayram havası kompozisyonun bütününe sinmiştir.
- Anadolu’daki Akadlı tüccarların yerli Anadolu krallarından mustarip oldukları için yardımını istedikleri Akad kralı kimdir?
- Cevap A-) Sargon
- B-) Anitta
- C-) I. Şamsi-Adad
- D-) İştar
- E-) Hammurabi
Açıklama: Akad krallarının Anadolu’ya yönelik gerçekleştirdiği seferlerden söz eden metinler kopyalanarak çoğaltılmış ve bu çağdan sonraya ait büyük devletlerin merkezlerinde özenle korunmuştur. Bu metinlerin en ünlü grubunu Şar tamhari metinleri oluşturmaktadır. Şar tamhari, “savaşçı kral” anlamına gelmektedir. Sözü edilen savaşçı kral Sargon’dur ve Anadolu’daki Akadlı tüccarlar, yerli Anadolu krallarından mustarip oldukları için savaşçı kralı yardıma çağırmışlardır.
- Anadolu’daki yerel krallıkları tek çatı altında toplamış ve sınırlarını Anadolu dışına taşacak kadar genişletmiş olan Anadolu’nun ilk merkezi krallığı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Asur Devleti
- Cevap B-) Hitit Devleti
- C-) Urartu Devleti
- D-) Frig Devleti
- E-) İyon Devleti
Açıklama: Eski Yakındoğu’da Geç Tunç Çağı’nda Anadolu’da belirleyici siyasi güç Hitit Devleti olmuştur. Hitit Devleti Anadolu’nun ilk merkezi krallığıdır ve Anadolu’da daha önce varlık göstermiş olan yerel krallıkları tek çatı altında toplamış ve sınırlarını Anadolu dışına taşacak kadar genişletmiştir. Devletin tarihi, prensip olarak “Eski Krallık” ve “İmparatorluk” olmak üzere iki ana başlık altında incelenmektedir.
- Anadolu’nun yazıyla tanışıp protohistorik döneme girmesi aşağıdaki dönemlerin hangisinde olmuştur?
- A-) Bakır Çağı
- B-) Erken Tunç Çağı
- Cevap C-) Orta Tunç Çağı
- D-) Geç Tunç Çağı
- E-) Demir Çağı
Açıklama: Orta Tunç Çağı’nda Anadolu yazıyla tanışmış ve protohistorik dönem başlamıştır.
- Asur Koloni Dönemine Kaniş’e varıncaya kadar açılmamalarını garanti altına almak için kilin üzerine mühür basılıyordu. Bu tür mühür baskılı kil topaklarına ne ad verilir?
- Cevap A-) Bulla
- B-) Talent
- C-) Mina
- D-) Şekel
- E-) Tunç
Açıklama: Sorunun cevabını “Orta Tunç Çağı- Asur Ticaret Kolonileri Dönemi” başlığı altında bulabilirsiniz.
Asur Koloni Dönemine Kaniş’e varıncaya kadar açılmamalarını garanti altına almak için kilin üzerine mühür basılıyordu. Bu tür mühür baskılı kil topaklarına “Bulla” adı verilir.
- Asur şehrine de adını veren ve Asurlu tüccarların metinlerde adını andıkları tanrı hangisidir?
- A-) Kubaba
- B-) Aşkaşipa
- C-) İştar
- D-) Kibele
- Cevap E-) Aşşur
Açıklama: Asurlu tüccarların metinlerde adını andıkları kendi tanrıları ise Asur şehrine de adını veren Tanrı Aşşur’dur.
- Asurlu tüccarlar ticaret sürecinde taşınan malların açılmamalarını garanti altına almak için çuval bağlarını kil topakla sağlamlaştırıyor ve kilin üzerine mühür basılıyordu. Mühürlenmiş topağın tahrip olmaksızın son istasyona varması zarar görmediğinin işaretiydi. Bu tür mühür baskılı kil topaklarına ne ad verilir?
- A-) Karum
- B-) Wabartum
- Cevap C-) Bulla
- D-) Talent
- E-) Targumannum
Açıklama: Asurlu tüccarlar işlerini bir aile şirketinin esaslarına uygun şekilde yürütüyorlardı. Tüccarın Asur’daki yakını (karısı, kız ya da erkek kardeşi) malların Asur’dan eşeklere yüklenmesi görevini üstleniyordu. Eşeklere yüklenen mallar torbaların içine yerleştiriliyor ve ağızları bağlanıyordu. Kaniş’e varıncaya kadar açılmamalarını garanti altına almak için bağlar bir kil topakla sağlamlaştırılıyor ve kilin üzerine mühür basılıyordu. Bu tür mühür baskılı kil topaklarına bulla denilmektedir.
- Asurlu tüccarların Anadolu’da kurdukları kolonilere ne ad verilir?
- Cevap A-) Karum
- B-) Wabartum
- C-) Stel
- D-) Bulla
- E-) Riton
Açıklama: Karum: Akadça’nın Eski Asur lehçesinde “rıhtım” anlamına gelir ve Asurlu tüccarların Anadolu’da kurdukları kolonilere verilen isimdir. Kolonilerin çoğunlukla iç bölgelerde, denizden uzak yerlerde kurulmuş olmasına rağmen “rıhtım” olarak adlandırılması eskiden beri sürdürüle gelmiş olan nehir ticaretine bir gönderme olmalıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi hitit devletinin başkentidir?
- Cevap A-) Hattuşa
- B-) Babil
- C-) Mısır
- D-) Asur
- E-) Alalah (Antakya)
Açıklama: Sorunun cevabını ‘Eski Krallık’ başlığı altında bulabilirsiniz.
Hattuşa Hitit devletinin başkentidir.
- Aşağıdakilerden hangisi kralların diktirdiği ‘steller’ in özelliklerinden biri değildir?
- A-) Bölgedeki egemenlik sembolüdür
- B-) Stellerdeki yazı sayesinde kral olduğu belgelenir.
- C-) Sadece kraliyetin tekelindedir.
- D-) Kraliyetin kullandığı bir iletişim aracıdır.
- Cevap E-) Kralın kim olduğu anlaşılamaz
Açıklama: Sorunun cevabını “Erken Tunç Çağında Akad Krallarının Anadolu Politikası” başlığı altında bulabilirsiniz.
Büyük olasılıkla stellerdeki tasvirdeki detaylar sayesinde kralın kim olduğunu biliyorlardı. Bu nedenle E seçeneği doğrudur.
- Aşağıdakilerden hangisi savaşçı kral anlamına gelen bir terimdir?
- A-) Şarru
- B-) Riton
- C-) Stel
- Cevap D-) Şar tamhari
- E-) Vassal
Açıklama: Şar tamhari, “savaşçı kral” anlamına gelmektedir. Doğru cevap D’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi tapınağın ana bölümünde genelde tanrı/tanrıça heykellerinin yerleştirildiği en kutsal odanın adıdır?
- Cevap A-) Cella
- B-) T/Labarna
- C-) Hattuşili
- D-) Tavananna
- E-) Murşili
Açıklama: Sorunun cevabını “Erken Tunç Çağında Akad Krallarının Anadolu Politikası” başlığı altında bulabilirsiniz.
Cella tapınağın ana bölümünde genelde tanrı/tanrıça heykellerinin yerleştirildiği en kutsal odanın adıdıri
- Aşağıdakilerden hangisi yerel krallıkların yanında kurulan en çok bilinen karum ve wabartum dan birisi değildir?
- A-) Hahhum
- B-) Hattuş
- Cevap C-) Sarmut
- D-) Wahşuşana
- E-) Şalatuwara
Açıklama: Sorunun cevabını “Orta Tunç Çağı- Asur Ticaret Kolonileri Dönemi” başlığı altında bulabilirsiniz.
“Sarmut” yerel krallıkların yanında kurulan en çok bilinen karum ve wabartum dan birisi değildir?
- Aşağıdakilerden hangisi İmparatorluk dönemi’nde hitit kültürüne ait tanrılarından birisi değildir?
- A-) Fırtına Tanrısı
- B-) Küçük Fırtına Tanrısı
- C-) Güneş Tanrıçası
- D-) Tanrıça İştar
- Cevap E-) Zaman Tanrısı
Açıklama: Sorunun cevabını “Erken Tunç Çağında Akad Krallarının Anadolu Politikası” başlığı altında bulabilirsiniz.
Zaman Tanrısı İmparatorluk dönemi’nde hitit kültürüne ait tanrılarından birisi değildir.
- Aşağıdakilerin hangisinde Hitit Büyük Kralı ve Hitit Büyük Kraliçesi ünvanları bir arada verilmiştir?
- A-) İmparator-İmparatoriçe
- B-) Kral-Kraliçe
- C-) Şah-Şaheser
- D-) Han-Hanım
- Cevap E-) T/Labarna-Tavananna
Açıklama: T/Labarna: Hitit Büyük Kralı
Tavananna: Hitit Büyük Kraliçesi
T/Labarna-Tavananna
- Dünyanın en eski hayvanat bahçesini kuran kral aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kral I. Şamsi-Adad
- B-) Kral Tudhaliya
- Cevap C-) Kral Anitta
- D-) Kral Sargon
- E-) Kral I. Hattuşili
Açıklama: Kral Anitta dünyanın en eski hayvanat bahçesini kuranda odur. Vahşi hayvanları kraliyetin çatısı altına getirtmiştir. Eski kralların vahşi hayvanları dize getirme, onları güç sembolü olarak kullanma, tören ve gösterilerde onlarla övünme merakları bilinen bir durumdur. Doğru cevap C’dir.
- Eşeklere yüklenen malların torbalara yerleştirilip, ağızları bağlanıp, bağların üzerine mühür baskılı kil topaklarına ne ad verilir?
- A-) Talent
- Cevap B-) Bulla
- C-) Yazıt
- D-) Ortostat
- E-) Şar tamhari
Açıklama: Eşeklere yüklenen mallar torbaların içine yerleştiriliyor ve ağızları bağlanıyordu. Kaniş’e varıncaya kadar açılmamalarını garanti altına almak için bağlar bir kil topakla sağlamlaştırılıyor ve kilin üzerine mühür basılıyordu. Bu tür mühür baskılı kil topaklarına bulla denilmektedir
- Geç Hitit Krallıkları Dönemi aşağıdakilerin hangisinde yaşanmıştır?
- A-) Bakır Çağı
- B-) Erken Tunç Çağı
- C-) Orta Tunç Çağı
- D-) Geç Tunç Çağı
- Cevap E-) Demir Çağı
Açıklama: Bu dönemde demir işleme teknolojisi gelişmiş ve yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bunun sonucunda MÖ. 1. binyıl “Demir Çağı” olarak da adlandırılmıştır. Geç Hitit Krallıkları, Hititlerin sanat ve mimari geleneklerinin hayatta kalmayı başardığı bir dönemdir. Orta Anadolu’nun güneyinde ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde ortaya çıkan Geç Hitit Beyliklerinin bazen Luwi-Arami Beylikleri olarak isimlendirildikleri de literatürde karşımıza çıkabilmektedir.
- Geç Hitit Krallıkları Döneminde kullanılan yazılar arasında yer almayan aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Çivi yazısı
- B-) Luwi hiyeroglifleri
- C-) Fenike yazısı
- D-) Arami yazısı
- Cevap E-) Koptik
Açıklama: Sorunun cevabını “Giriş” başlığı altında bulabilirsiniz.
“Koptik” Geç Hitit Krallıkları Döneminde kullanılan yazılar arasında yer almaz.
- Halpa’yı (Halep) alıp, Babil’i ele geçirip, yağmalayan kral kimdir?
- A-) Tudhaliya
- B-) II. Arnuwanda
- Cevap C-) I. Murşili
- D-) Hammurabi
- E-) Aşmunikal
Açıklama: I.Hattuşili Kuşşara şehrinde ölüm döşeğindeyken bir vasiyetname yazdırır. Vasiyetnamede ölümünden sonra tahta çıkacak varisini tayin etmektedir. Vasiyetname devletin ileri gelenlerinden oluşan bir danışma meclisi niteliğindeki pankuş’un huzurunda yazdırılır. Vasiyetnamedeki edebi üslup o kadar yüksektir ki kralın, izleyenlerin içine işleyen tiradını atan bir aktör olduğu yanılsamasına bile kapılabiliriz. Torunu olan Murşili’yi veliaht gösterir, onu pankuş’a emanet eder. Kralın vasiyetine saygı gösterilir ve tahta I. Murşili geçer. Yeni kral önce Halpa’yı (Halep) alır ve sonra şaşırtıcı bir hamle yapar. Ülkesinin çok uzağındaki Mezopotamya topraklarına girerek MÖ. 1595’te Babil şehrini ele geçirir ve yağmalar.
- Hitit Devleti Kralı I. Murşili’nin Babil dönüşü saraydaki damat tarafından öldürülmesi ardından tahta oturan her kral bir öncekinin katili olmuştur. Bu kötü gidişatı tahta çıkış yasalarını belirleyen bir fermanla düzenleyen kral aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Tudhaliya
- B-) Aşmunikal
- C-) Arnuwanda
- Cevap D-) Telipinu
- E-) Şuppiluliuma
Açıklama: Kral I. Murşili’yi Babil’den geri döndüğünde kötü bir sürpriz beklemektedir. O yokken saray entrikaları almış yürümüş ve bir komplo hazırlanmıştır. Saraydaki damat, kralı öldürüp, tahta oturur.Bundan sonra Hitit krallığı bir iç karışıklığın pençesine düşer.Kazandığı toprakları kaybeder ve Kızılırmak yayının içine çekilir.Üste- lik Karadeniz Bölgesi’nde oturan Gaşka halkı başkente uzanan akınla- rıyla devleti yıpratmaya başlar.Üstüne üstlük saraydaki cinayetlerin ardı arkası kesilmez.Tahta oturan her kral bir öncekinin katilidir.
Bu kötü gidişatı durdurmaya çalışan Kral Telipinu (yaklaşık olarak MÖ. 1500’ler) bir ferman yayınlayarak tahta çıkış yasalarını belirler.Telipinu Fermanına göre en büyük erkek çocuk, yoksa en büyük kız çocuğun eşi yani damat kral olacaktır.
- Hitit Devletini Yakındoğu’nun süper güçlerinden birine dönüştüren, darbeyle Genç Tudhaliya’yı tahttan indiren ve öldüren kral aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Zananza
- Cevap B-) Şuppiluliuma
- C-) I. Murşili
- D-) II. Murşili
- E-) Şarri-kuşuh
Açıklama: Sorunun cevabını “İmparatorluk Dönemi” başlığı altında bulabilirsiniz.
Hitit Devletini Yakındoğu’nun süper güçlerinden birine dönüştüren, darbeyle Genç Tudhaliya’yı tahttan indiren ve öldüren kral “Şuppiluliuma” dır.
- Hitit Devletini yıkımın eşiğinden kurtaran ve onu bir imparatorluk haline getiren kral aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kral Murşili
- B-) Kral Anitta
- C-) Kral I. Hattuşili
- D-) Kral Telipinu
- Cevap E-) Kral Şuppiluliuma
Açıklama: Eski Krallık Dönemi boyunca kalp atışı gibi büyüyüp küçülen HititvDevleti’nin yıkımın eşiğinden döndüğünü, her taraftan kuşatılmış ve kabuğunavçekilmişken büyük bir sıçrayışla imparatorluk düzeyine yükselmiştir. Bu sıçrayış da ilginç bir isimle tarihe kaydı geçmiş olan Kral Şuppiluliuma sayesinde olacaktır. Şuppi+luli+uma isminin anlamı temiz+pınar+lı dır. Doğru cevap E’dir.
- Hitit uygarlığında anıtsal kapılarda özellikle güç ve şehri koruma sembolü olarak hangi hayvanın figürleri tasvir edilirdi?
- A-) At
- B-) Köpek
- C-) Boğa
- Cevap D-) Aslan
- E-) Fil
Açıklama: Hitit uygarlığında Yakındoğu’da aslanların kapılarda hem güç sembolü hem de şehri koruyucu özelliği dolayısıyla kullanıldığına şahit olunmaktadır. Doğru cevap D’dir.
- Hitit uygarlığında ilk ticari ambargo hangi kral zamanında uygulanmıştır?
- Cevap A-) IV. Tudhaliya
- B-) II. Şuppiluliuma
- C-) III. Murşili
- D-) IV. Amenofis
- E-) III. Hattuşili
Açıklama: Akrabalık bağı olan Amurru Kralı Şauşgamuwa ile ültimatom niteliğinde bir antlaşma imzalamıştır. Anlaşma metninin başında Hitit kralı kendisiyle eşdeğer olan krallıkları sıralar: Mısır, Asur, Babil
ve üzeri çizilmiş olan Ahhiyawa. Bu krallıklar içinde özellikle Hititlere düşman olan krallığın Asur
olduğunu belirten IV. Tudhaliya “Senin tüccarların Asur ülkesine gitmeyecek; oradan gelen bir tüccarı da sen ülkene almayacaksın, ülkene gireni de yakalayıp bana yolla; eğer ki Asur ile savaşırsam benim yanımda yer alacaksın, hazırlıklarını yap” demektedir. Bu tarihte bilinen ilk ticari ambargodur. Doğru cevap A’dır.
- Hitit uygarlığında yer alan tanrılardan biri olan Lelwani ne tanrısıdır?
- A-) Güneş Tanrısı
- B-) Fırtına Tanrısı
- C-) Bereket Tanrısı
- Cevap D-) Yeraltı Tanrısı
- E-) Ay Tanrısı
Açıklama: Çok eski bir Anadolu tanrıçası olan Lelwani ise bir yeraltı tanrısı olarak hastalık ve ölümle, ölü kültüyle ilişkili özel bir öneme sahip tanrılardan biriydi. Doğru cevap D’dir.
- Hitit ve Mısır arasında yapılan ve “Hitit-Mısır Sonsuz Barışı” olarak da adlandırılan antlaşmada aşağıdaki ifadelerden hangisine yer verilmemiştir?
- A-) İki ülke arasında dostluk ve kardeşliğin devamlılığına
- B-) Taraflardan birine düşman saldırması durumunda, diğer tarafın saldırıya uğrayana destek kuvvetleri göndereceğine
- C-) Kaçakların iade edileceğine
- D-) Esirlere kötü muamele edilmeyeceğine
- Cevap E-) Kadeş Savaşı ganimetlerinin bölüşüleceğine
Açıklama: Hitit-Mısır Sonsuz Barış Antlaşması ne tarihin ilk anlaşmasıdır ne de yaygın ama yanlış kanaate göre Kadeş olarak adlandırılmaktadır. Antlaşma Kadeş Savaşından en azından 16 yıl sonra yürürlüğe girmiştir ve savaşla doğrudan ilişkisi olan bir ateşkes ve sınır belirleme anlaşması değildir, metinde Kadeş ibaresi olmadığı gibi önceki savaşa bir gönderme de yoktur. Metinde “Sonsuz Barış Antlaşması” olarak tanımlanan anlaşmaya dair söylenebilecekler şunlardır: eşit şartlarda iki büyük devlet tarafından onaylanmıştır ve iki ülke arasında dostluk ve kardeşliğin sonsuza kadar devam edeceği, üçüncü bir düşmanın iki ülkeden birine saldırması durumunda destek kuvvetlerin gönderileceği, kaçakların iade edileceği, esirlere kötü muamele edilmeyeceği hükme bağlanmıştır. Doğru cevap E’dir.
- Hititlerin Suriye’ye yönelik politikalarında karşılaştıkları en büyük düşmanları hangi halktır?
- A-) Arami
- B-) Luwi
- C-) Gaşka
- Cevap D-) Hurri
- E-) Arzawa
Açıklama: Hititlerin Suriye’ye yönelik politikalarında karşılaştıkları en büyük düşmanları, ülke halkını Hurrilerin oluşturduğu Mitanni Krallığı olacaktır.
- Hititçenin Hint - Avrupa dil ailesine mensup bir dil olduğu kanaatine varılmasına neden olan tabletler neredeki kazılar ile elde edilmiştir?
- A-) Kültepe
- B-) Hüseyindede
- C-) İnandıktepe
- Cevap D-) Boğazköy
- E-) Pir Hüseyin
Açıklama: Boğazköy’de kazıların başlaması ve binlerce tabletin açığa çıkması dilin kısa bir sürede çözülmesini sağladı ve Hititçenin Hint - Avrupa dil ailesine mensup bir dil olduğu kanaatine varıldı.
- I. Melid Krallığı - Malatya/Arslantepe,
II. Tabal Krallığı - Karaman/Kayseri
II.Sam’al Krallığı - Gaziantep/Zincirli Höyük
IV. Gurgum Krallığı - Maraş
V. Azatiwataya Krallığı - Osmaniye/Karatepe
Yukarıda verilen Demir Çağı Geç Hitit Krallıkları ve günümü yerleşimlerinin eşleştirmelerinden hangisi/hangileri doğru olarak verilmiştir?- A-) Yalnız I
- B-) I ve II
- C-) II ve III
- D-) II, III, IV
- Cevap E-) I, II, III, IV, V
Açıklama: Eşleştirmelerin hepsi doğrudur. Doğru cevap E’dir.
- Kaniş Kralı’nın Mama Kralına gönderdiği mektuba cevap niteliğindeki mektubunda, ruba’um/rubatum denen güçlü krallıkların vassallarına ne ad verilir?
- A-) Stel
- Cevap B-) Şarru
- C-) Kaniş
- D-) Targumannum
- E-) Riton
Açıklama: Kaniş Kralı’nın Mama Kralına göndermiş olduğu önceki mektuba cevap niteliğindeki mektubunda, güçlü krallıklar ruba’um/rubatum olarak adlandırılmakta, onların vassalları olan nispeten zayıf yerel beylere şarru denmektedir.
- Kemal Balkan tarafından 1957 yılında “Mama Kralı Anumhirbi’nin Kaniş Kralı Warşama’ya Mektubu” adıyla yayımlanan eserin içeriği aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Krallıkların birbirlerine karşı durumları ve Anadolu’daki siyasi örgütlenme
- B-) Hitit kralının taht savaşı
- C-) Mama Kralı Anumhirbi ile Kaniş Kralı Warşama arasındaki kız isteme yazışmaları
- D-) Anadolu’daki ekonomik politikalar ve ticaret yolları
- E-) Asur Koloni Dönemi’ne ait yazılı ve yazısız eserlerin tanıtımı
Açıklama: Krallıkların birbirlerine karşı durumları ve Anadolu’daki siyasi örgütlenmenin nasıl olduğu hakkında çok değerli bilgiler veren bir mektup Kültepe’de höyükte yani kraliyetin egemenlik sahasında yapılan kazılar sırasında ele geçmiştir. Bu çok değerli belge Kemal Balkan tarafından 1957 yılında “Mama Kralı Anumhirbi’nin Kaniş Kralı Warşama’ya Mektubu” adıyla yayımlanmıştır. Mektup, Kaniş Kralı’nın Mama Kralına göndermiş olduğu önceki mektuba cevap niteliğindedir.
Krallıkların birbirlerine karşı durumları ve Anadolu’daki siyasi örgütlenme
- Mezopotamyanın ilk merkezi krallığı aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Akadlar
- B-) Arzawa
- C-) Kizzuwatna
- D-) Mitanni
- E-) Hitit
Açıklama: Mezopotamya’nın ilk merkezi krallığı Akad, MÖ. 2350 yılları itibariyle Kral Sargon önderliğinde
kurulmuştur. Doğru cevap A’dır.
- MÖ. 20. yüzyılın başlarından 18. yüzyılın sonlarına kadar iki yüz yıl boyunca Asurlu tüccarlar Anadolu’da etkin bir ticaret hayatı sürdürmüşlerdir. Asurlu tüccarların Anadolu’da kurdukları kolonilere Karum denmektedir. Karum’ların merkezi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Şanlıurfa Göbeklitepe
- B-) Konya Çatalhöyük
- C-) Aydın Afrodisias
- D-) Çanakkale Troya
- Cevap E-) Kayseri Kültepe
Açıklama: Karum ve wabartum’ların Anadolulu kralların saraylarının hemen yakınında kurulmuş olmaları, krallarla tüccarların arasında bir bağ olduğunu açıkça ortaya koyar. Karum’ların merkezi, eski adı Kaniş olan, bugünkü Kayseri Kültepe’dir. Diğer karum’ların hepsi merkez karum’a bağlıydı ve her türlü meselede son karar mercii Kaniş karum’u idi.
- Tapınılan tanrı/tanrıçaların kutsal hayvanlar biçiminde yapılan ve dini törenlerde içki sunumu ve dağıtımı için kullanılan kaplara ne ad verilir?
- Cevap A-) Riton
- B-) Stel
- C-) Şar tamhari
- D-) Pankuş
- E-) Wabartum
Açıklama: Riton: Tapınılan tanrı/tanrıçaların kutsal hayvanları biçiminde olan ve dini törenlerde içki sunumu ve dağıtımı için kullanılan kaplar.
- Tapınılan tanrı/tanrıçaların kutsal hayvanları biçiminde olan ve dini törenlerde kullanılan kapların adı nedir?
- A-) Aşkaşipa
- B-) Venüs
- Cevap C-) Riton
- D-) Kibele
- E-) Aşşur
Açıklama: Sorunun cevabını ‘Orta Tunç Çağı- Asur Ticaret Kolonileri Dönemi ‘ başlığı altında bulabilirsiniz.
Tapınılan tanrı/tanrıçaların kutsal hayvanları biçiminde olan ve dini törenlerde kullanılan kapların adı “Riton” dur.
- Tüccarların Asur’dan gönderdikleri malların Kaniş’e varıncaya kadar açılmadığını gösteren mühür baskılı kil topraklara ne adverilir?
- A-) Talent
- Cevap B-) Bulla
- C-) Şekel
- D-) Riton
- E-) Stel
Açıklama: Asurlu tüccarlar işlerini bir aile şirketinin esaslarına uygun şekilde yürütüyorlardı. Tüccarın Asur’daki yakını (karısı, kız ya da erkek kardeşi) malların Asur’dan eşeklere yüklenmesi görevini üstleniyordu. Eşeklere yüklenen mallar torbaların içine yerleştiriliyor ve ağızları bağlanıyordu. Kaniş’e varıncaya kadar açılmamalarını garanti altına almak için bağlar bir kil topakla sağlamlaştırılıyor ve kilin üzerine mühür basılıyordu. Bu tür mühür baskılı kil topaklarına bulla denilmektedir. Doğru cevap B’dir.
- Vahşi hayvanları kraliyetin çatısı altına getirtip kendini “Büyük Kral” olarak tanımlayan, dünyanın en eski hayvanat bahçesini kuran -tartışmalı da olsa- Hititlerin öncü krallarından biri olarak kabul edilen isim aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kargamış
- Cevap B-) Anitta
- C-) Tabal
- D-) Murşili
- E-) Hattuşili
Açıklama: -tartışmalı da olsa- Anitta, Hititlerin öncü krallarından biri olarak kabul edilir.
Metne göre kendini “Büyük Kral” olarak tanımlayan Anitta, Anadolu’da pek çok kenti ele geçirmiş ve ganimetleri Kaniş’in tapınaklarına yığmıştır. Dünyanın en eski hayvanat bahçesini kuran da odur. Vahşi hayvanları kraliyetin çatısı altına getirtmiştir. Eski kralların vahşi hayvanları dize getirme, onları güç sembolü olarak kullanma, tören ve gösterilerde onlarla övünme merakları bilinen bir durumdur.
- İmparatorluk döneminde bayram törenlerini tasvir eden ortostatlar nerede ortaya çıkarılmıştır?
- A-) Büyükkale
- B-) Kargamış
- C-) Fraktin
- D-) Arslantepe
- Cevap E-) Alacahöyük
Açıklama: İmparatorluk Döneminde de bayram törenleri için en güzel örnekler Alacahöyük ortostatları üzerindeki tasvirlerdir.
Ünite 3
- “Urartu kalelerinde iki tapınak varsa tapınaklardan biri ….., diğeri ise o bölgenin tanrısının tapınağı olurdu.“
Yukarıdaki boşluğa hangi tanrının adı gelmelidir?- A-) Şivini
- B-) Teişeba
- C-) Kibele
- D-) Teişeba
- Cevap E-) Haldi
Açıklama: Urartu dini, çok tanrılıydı. Urartu kralları fethettikleri topraklarda yaşayan halkların tanrılarını da kendi tanrılarının arasına katmışlar böylece bir devlet panteonu (tanrılar birliği) oluşturmuşlardır. Urartularda ilk sıradaki tanrı, devletin baş tanrısı ve aynı zamanda savaş tanrısı olan Haldi’dir. Urartu kalelerinde iki tapınak varsa tapınaklardan biri Haldi, diğeri ise o bölgenin tanrısının tapınağı olurdu.
Doğru cevap E şıkkı: Haldi.
Urartularda ilk sıradaki tanrı, devletin baş tanrısı ve aynı zamanda savaş
tanrısı olan Haldi’dir. Urartu kalelerinde iki tapınak varsa tapınaklardan biri Haldi, diğeri ise o bölgenin tanrısının tapınağı olurdu.
Teişeba ve Şivini de Urartu tanrıları olmakla birlikte Haldi baş tanrıdır ve bu nedenle tapınaklardan biri mutlaka ona aittir. Diğer şıklarda yer alan Kibele bir Frig tanrıçası, Jüpiter ise Roma tanrısıdır.
- “………. devletinde krallar için çok odalı kaya mezarları, halk için de oda mezarlarda yakmadan gömü (inhumasyon), veya yakarak gömme (kremasyon) geleneği uygulanmıştır.”
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?- A-) Frig
- B-) Hitit
- C-) Lidya
- D-) Assur
- Cevap E-) Urartu
Açıklama: Urartu ölü gömme geleneklerinde kaya mezarları ve oda mezarlarda yakmadan gömü (inhumasyon), yakarak gömme (kremasyon) geleneği de uygulanmıştır.
- “………. kralları fethettikleri topraklarda yaşayan halkların tanrılarını da kendi tanrılarının arasına katarak bir devlet panteonu (tanrılar birliği) oluşturmuşlar, yaptıkları sanat eserlerinde tanrılarını kutsal hayvanlar üzerinde ayakta durur vaziyette, boynuzlu başlık giymiş olarak göstermişlerdir.”
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?- A-) Frig
- B-) Hitit
- C-) Lidya
- D-) Assur
- Cevap E-) Urartu
Açıklama: Urartu dini, çok tanrılıydı. Urartu kralları fethettikleri topraklarda yaşayan halkların tanrılarını da kendi tanrılarının arasına katmışlar böylece bir devlet panteonu (tanrılar birliği) oluşturmuşlardır Urartu sanatında tanrılar kutsal hayvanları üzerinde ayakta durur vaziyette, boynuzlu başlık giymiş olarak gösterilmişlerdir.
- Anadolu MÖ. kaç yılından itibaren Demir Çağı denilen yeni bir döneme girmiş ve Tunç çağları sona ermiştir?
- A-) MÖ. 1100
- Cevap B-) MÖ.1200
- C-) MÖ.1300
- D-) MÖ.1400
- E-) MÖ.1500
Açıklama: Anadolu Kültür Tarihi (Giriş)
Anadolu MÖ. 1200 yılından itibaren Demir Çağı denilen yeni bir döneme girmiş ve Tunç çağları sona ermiştir.
- Anadolu’da Tunç Çağı’nın sona erdiği ve Demir Çağı’nın başladığı tarih aşağıdakilerden hangisidir ?
- A-) M.Ö. 3200
- B-) M.Ö. 2800
- C-) M.Ö. 2200
- Cevap D-) M.Ö. 1200
- E-) M.Ö. 800
Açıklama: M.Ö. 1200’de Anadolu’da Tunç Çağı’nın sona ermiş ve Demir Çağı başlamıştır.
Doğru Cevap D’dır.
- Anadolu’ya “Tümülüs” mezar geleneğini getiren uygarlık aşağıdakilerden hangisidir ?
- A-) Urartu
- B-) Assur
- C-) Hitit
- D-) Lidya
- Cevap E-) Frig
Açıklama: Frigler soylularını tümülüslere veya kaya mezarlarına gömmüşlerdir. Anadolu’ya tümülüs mezar geleneğini Frigler getirmişlerdir.
- Anadolu’ya tümülüs mezar geleneğini getiren uygarlık aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Assurlar
- B-) Lidyalılar
- Cevap C-) Frigler
- D-) Hititler
- E-) Urartular
Açıklama: Anadolu’ya tümülüs mezar geleneğini Frigler getirmişlerdir.
- Anadolu’ya ……………. mezar geleneğini Frigler getirmişlerdir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?- A-) Megaron
- B-) İnhumasyon
- C-) Kremasyon
- Cevap D-) Tümülüs
- E-) Höyük
Açıklama: Anadolu’ya tümülüs mezar geleneğini Frigler getirmişlerdir.
- Ankara’nın Polatlı ilçesi sınırlarında kalan ve Friglerin başkenti Gordion’u işaret eden yerin günümüzdeki adı aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Yassıhöyük
- B-) Boğazköy
- C-) Şarhöyük
- D-) Çatalhöyük
- E-) Tuşpa
Açıklama: Friglerin yayılım alanı içindeki önemli Frig yerleşmelerinden biri Ankara il sınırları içinde Polatlı ilçesi yakınlarında Gordion’un günümüzdeki adı Yassıhöyük’tür.
- Antik çağda parfüm ve kremleri Lidyalılardan temin edilen bir hanım bu ürünleri hangi kapta muhafaza ederdi?
- A-) Ampulla
- B-) Amphora
- C-) Hydria
- Cevap D-) Lydion
- E-) Kantharos
Açıklama: Diğer şıklarda yer alanlar da antik kap formları olmakla birlikte, Lydionlar Lidya’ya özgü kaplardır. Bunlar Lidya kremleri ve bakkaris adlı parfümlerinin içine konulup ihraç edilmesinde kullanılmışlardır.
Doğru cevap D şıkkı: Lydion.
Lydionlar Lidya’ya özgü kaplardır. Bunlar Lidya kremleri ve bakkaris adlı parfümlerinin içine konulup ihraç edilmesinde kullanılmışlardır.
- Assur baskısının artması üzerine Uruatri ve Nairi beyliklerini bir araya getiren bey ………, MÖ. 9. yüzyılın ortalarında kurulan Urartu Krallığının ilk kralı olarak kabul edilir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?- Cevap A-) Aramu
- B-) Sarduri
- C-) Adad-Nirari
- D-) Salmanassar
- E-) I. Tiglatpileser
Açıklama: Assur baskısının artması üzerine beylikler bir araya gelmiş ve MÖ. 9. yüzyılın ortalarında Urartu Krallığı kurulmuştur.
Uruatri ve Nairi beyliklerini bir araya getiren bey, ilk Urartu kralı olarak kabul edilen Aramu’dur. Aramu beylikleri bir çatı altında toplamış ve Arzaşkun adlı bir başkent kurmuştur.
- Assur baskısının artması üzerine beylikler bir araya gelmiş ve MÖ. kaçıncı yüzyılın ortalarında Urartu Krallığı kurulmuştur?
- A-) 6. Yüzyıl
- B-) 7. Yüzyıl
- C-) 8. Yüzyıl
- Cevap D-) 9. Yüzyıl
- E-) 11. Yüzyıl
Açıklama: Urartular
Assur baskısının artması üzerine beylikler bir araya gelmiş ve MÖ. 9. yüzyılın ortalarında Urartu Krallığı kurulmuştur.
- Assur kaynaklarının “Urartular” olarak adlandırdığı ve genelde hep bu şekilde bilinen halkın, kendilerine verdiği isim aşağıdakilerden hangisinde belirtilmiştir?
- A-) Hurri
- Cevap B-) Biaini
- C-) Sarduri
- D-) Aramu
- E-) Teişeba
Açıklama: Urartular devletlerini Biaini Devleti olarak adlandırmışlardır, ancak Eski çağ Tarihi ve arkeolojide bu devlet adlandırılırken Assurluların dediği gibi Urartu Krallığı terimi tercih edilmiştir.
- Aşağıda belirtilen seçeneklerden hangisi, Urartu Krallığı’nın uygarlık açısından gelişme kaydettiği unsurlar arasında değildir?
- A-) Mimari
- B-) Tarım
- C-) Taş işçiliği
- D-) Madencilik
- Cevap E-) Denizcilik
Açıklama: Urartular karasal bir bölgede yaşadıkları için denizcilikle hiçbir zaman uğraşmamışlardır.
Urartular MÖ. 9. yüzyılın ortalarından MÖ. 7. yüzyılın sonlarına kadar Van Gölü’nün doğu kıyısında yer alan Tuşpa (Van Kalesi) merkez olmaküzere güçlü bir krallık kurmuşlardır. Yayılım alanı günümüzdeki Doğu Anadolu, Kuzeybatı İran, Ermenistan ve Gürcistan topraklarını kapsamıştır. Bölge arazisinin büyük bir bölümü sıradağlar ve yaylalarla kaplıdır, tarıma elverişli ovalar az sayıdadır. Urartu Krallığı’nda tarım, hayvancılık, mimari, madencilik, taş işçiliği ve çanak çömlekçilik gelişmiştir.
- Aşağıdaki eşleşmeler hangi konuda bilgi vermektedir?
I. Urartu kralı Aramu, Assur kralı III. Salmanassar
II. Urartu kralı II. Sarduri, Assur kralı III. Tiglatpileser
III. Urartu kralı I. Rusa, Assur kralı II. Sargon- A-) Birbirleriyle dostluk anlaşması yapmış Urartu ve Assur kralları
- Cevap B-) Birbirleriyle savaşmış Urartu ve Assur kralları
- C-) Ortak yönetimle aynı topraklarda hüküm sürmüş Urartu ve Assur kralları
- D-) Birbirleriyle ticaret yapmış Urartu ve Assur kralları
- E-) Karşılıklı evlilikler yoluyla güçlerini birleştirmiş Urartu ve Assur kralları
Açıklama: Doğru cevap B şıkkı: Birbirleriyle savaşmış Urartu ve Assur kralları
Assur baskısının artması üzerine MÖ. 9. yüzyılın ortalarında bir araya gelmiş beylikler tarafından kurulan Urartu Krallığı tarihi boyunca Assurlular ile savaşmıştır. Soruda verilen eşleşmeler bu savaşların bazılarında başta bulunan yöneticilerin adlarıdır.
I. Urartu kralı Aramu, Assur kralı III. Salmanassar
II. Urartu kralı II. Sarduri, Assur kralı III. Tiglatpileser
III. Urartu kralı I. Rusa, Assur kralı II. Sargon
- Aşağıdaki nedenlerden hangisi Urartu Krallığı’nın kurulmasının (ortaya çıkmasının) temel gerekçesi olarak gösterilebilir?
- Cevap A-) Assur Krallığı’nın baskısı
- B-) Tunç Çağı’na geçiş
- C-) Beyliklerin ayrılması
- D-) Göçebe yaşam tarzı
- E-) Hitit Devleti’nin çökmesi
Açıklama: Assur baskısının artması üzerine beylikler bir araya gelmiş ve MÖ. 9. yüzyılın ortalarında Urartu Krallığı kurulmuştur.
- Aşağıdaki topluluklardan hangisinde sikkeyle alış veriş yapmak mümkündü?
- A-) Hititler
- B-) Kimmerler
- C-) Mısırlılar
- Cevap D-) Lidyalılar
- E-) Sümerler
Açıklama: Doğru cevap D şıkkı: Lidyalılar.
Anadolu’nun Demir Çağı krallıklarından biri olan Lidya Krallığı MÖ. 680-MÖ. 546 yılları arasında güçlü bir krallık olarak tarih sahnesinde yerini almıştır. Lidyalılar sikkeyi (madeni para) icat ederek uygarlığa en büyük katkılardan birini yapmışlardır. Güncel bilgilerimize göre onların döneminden önce sikke kullanımı mevcut değildir. Diğer şıklarda yer alan topluluklar Lidyalılardan önce yaşamış oldukları için sikke kullanmamışlardır.
- Aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?
- A-) Gordion tümülüsünde ele geçen zengin buluntulu mezar odası Friglerin en ünlü kralı Midas’a aittir.
- Cevap B-) Frigler çok tanrılı olmakla birlikte sadece Matar (Ana) adını verdikleri tanrıçalarının tasvirlerini yapmışlar ve ona tek tanrı gibi saygı göstermişlerdir.
- C-) Frig toplumu sınıfsız bir toplumdur.
- D-) Friglerin dini törenlerine dair yazılı kayıtlar okunmak suretiyle bu törenler hakkında detaylı bilgi edinilmiştir.
- E-) Antik kaynaklarda Frig eserlerine yer verilmediği için ürettikleri eserlerle ilgili yazılı kayıt bulunmamaktadır.
Açıklama: Doğru cevap b şıkkı: Frigler çok tanrılı olmakla birlikte sadece Matar (Ana) adını verdikleri tanrıçalarının tasvirlerini yapmışlar ve ona tek tanrı gibi saygı göstermişlerdir.
Diğer şıklarda yer alanlar doğru değildir:
Gordion tümülüsünde ele geçen zengin buluntulu mezar odasının Midas’a ait olmadığı dendrokronoloji yöntemi ile saptanmıştır. Frig toplumu sınıflı bir toplumdur. Frig yazısı deşifre edilememiştir, ayrıca yazılı belgelerimiz olmadığı için Friglerin kaya anıtlarının önünde ne çeşit törenler düzenledikleri kesin olarak bilinememektedir. Antik kaynaklar Frig eserlerine yer vermiştir. Antik kaynaklarda verilen bilgilerden öğrenildiğine göre Frig dokumaları ünlüydü.
- Aşağıdaki yerleşim bölgelerden hangisi veya hangileri Frig yayılım alanı içinde yer alır?
I. Bursa
II. Eskişehir
III. Kütahya
IV. Denizli
V. Afyonkarahisar- A-) I ve II
- B-) II, III ve IV
- C-) III ve V
- Cevap D-) II, III ve V
- E-) I, III ve V
Açıklama: FRİGLER
Frig yayılım alanı içinde Eskişehir, Afyonkarahisar ve Kütahya illeri arasında kalan bölge Dağlık Frigya Bölgesi olarak adlandırılır. Cevap D şıkkıdır.
- Aşağıdakilerden hangileri Frigler tarafından Anadolu’ya tanıtılmış, Anadolu’da ilk kez uygulanmıştır?
- A-) Nekropol, dokuma
- B-) Megaron, fibula
- Cevap C-) Tümülüs, fibula
- D-) Tümülüs, sikke
- E-) Megaron, sikke
Açıklama: Friglerde maden işçiliği, mobilyacılık, dokumacılık ve çanak çömlekçilik gelişmiştir. Maden işçiliğinde demir, tunç ve değerli maden işçiliği vardı. Ancak tunç işçiliği daha fazla gelişmiştir. Tunç eser örnekleri Gordion’da yerleşmeden ve tümülüslerden ele geçirilmiştir. Frigler soylularını tümülüslere veya kaya mezarlarına gömmüşlerdir. Anadolu’ya tümülüs mezar geleneğini Frigler getirmişlerdir. Ege’de MÖ. 13. yüzyıldan beri kullanılan bir tür çengelli iğne olan fibulaları Anadolu’da ilk kullanan toplum Friglerdir.
Doğru cevap C şıkkı: Tümülüs, fibula.
Frigler soylularını tümülüslere veya kaya mezarlarına gömmüşlerdir. Anadolu’ya tümülüs mezar geleneğini Frigler getirmişlerdir.
Ege’de MÖ. 13. yüzyıldan beri kullanılan bir tür çengelli iğne olan fibulaları Anadolu’da ilk kullanan toplum Friglerdir.
- Aşağıdakilerden hangisi Friglerin ilk kralıdır?
- A-) Aramu
- Cevap B-) Gordios
- C-) Midas
- D-) Kroisos
- E-) Alyattes
Açıklama: MÖ. 8. yüzyılın sonlarına doğru tamamlanan yerleşme Frig Krallığı’nın da kurulduğu yerleşmedir. Başkent Gordion’a adını veren Friglerin ilk kralı Gordios’tur.
- Aşağıdakilerden hangisi Lidya başkenti Sardeis’in günümüzde bulunduğu şehirdir?
- Cevap A-) Manisa
- B-) Ankara
- C-) Eskişehir
- D-) Kırşehir
- E-) Van
Açıklama: Lidya başkenti Sardeis günümüzde Manisa ilinin Salihli ilçesinin Sart beldesinde bulunmaktadır.
- Aşağıdakilerden hangisi Lidya uygarlığında gelişen işçiliklerden biri değildir?
- A-) Dokumacılık
- B-) Taş işçiliği
- C-) Maden işçiliği
- Cevap D-) Mobilyacılık
- E-) Çömlekçilik
Açıklama: Lidya’da, dokumacılık, taş işçiliği, maden işçiliği, kuyumculuk, heykeltıraşlık, çömlekçilik ve fildişi işçiliği gelişmişti. Friglerde maden işçiliği, mobilyacılık, dokumacılık ve çömlekçilik gelişkindi.
- Aşağıdakilerden hangisi Urartu Devletinin baş tanrısıdır?
- A-) Teişaba
- Cevap B-) Haldi
- C-) Şivini
- D-) Matar
- E-) Argişti
Açıklama: Urartularda ilk sıradaki tanrı, devletin baş tanrısı ve aynı zamanda savaş tanrısı olan Haldi’dir. Tanrı Haldi tapınaklarına savaş silahları adak olarak bırakılırdı, büyük bir mızrak Haldi’yi simgelerdi.
- Aşağıdakilerden hangisi Urartu Devleti’nin baş tanrısı ve aynı zamanda savaş tanrısı olan tanrıdır?
- A-) Şebitu
- B-) Şivini
- Cevap C-) Haldi
- D-) Teişeba
- E-) Nalaini
Açıklama: İkinci sırada yer alan tanrı Hurri kökenli fırtına ve gök gürültüsü tanrısı olan Teişeba’dır Hurri kökenli güneş tanrısı Şivini ise panteonun üçüncü sırasındaki tanrısıdır.
Urartu Kültürü’nde ilk sıradaki tanrı, devletin baş tanrısı ve aynı zamanda savaş tanrısı olan Haldi’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi Urartu Krallığı dininde yer alan tanrı Haldi’nin niteliklerini göstermektedir?
- A-) Baş tanrı ve Yeraltı tanrısı
- B-) Baş Tanrı ve göklerin hakimi tanrı
- C-) Baş tanrı ve tarım tanrısı
- Cevap D-) Baş tanrı ve savaş tanrısı
- E-) Baş tanrı ve bilgelik tanrısı
Açıklama: Urartu dini, çok tanrılıydı. Urartu kralları fethettikleri topraklarda yaşayan halkların tanrılarını da kendi tanrılarının arasına katmışlar böylece bir devlet panteonu (tanrılar birliği) oluşturmuşlardır. Van ovasında Toprakkale yakınlarındaki Meherkapı Nişi içinde bulunan yazıtta, Urartu tanrıların adları ve onlara hangi hayvanların, hangi sayıda kurban edileceği hiyerarşik sıra içinde belirtilmiştir. Toplam 79 tanrı ve tanrıçanın çoğu hakkında bilgimiz yoktur. İlk sıradaki tanrı, devletin baş tanrısı ve aynı zamanda savaş tanrısı olan Haldi’dir. Tanrı Haldi tapınaklarına savaş silahları adak olarak bırakılırdı, büyük bir mızrak Haldi’yi simgelerdi.
- Aşağıdakilerden hangisi Urartu krallarından birisidir?
- A-) I. Tiglatpileser
- B-) II. Adad-Nirari
- C-) I. Salmanassar
- D-) Gordios
- Cevap E-) I. Argişti
Açıklama: I. Sarduri ve ondan sonra başa geçen krallar İşpuini (MÖ. 830-810), Minua (MÖ. 810-785), I. Argişti (MÖ. 785-756) ve II. Sarduri’nin (MÖ. 756-730) saltanatları sırasında Urartu Krallığı’nın toprakları genişlemiş ve en geniş sınırlarına ulaşmıştır.
- Aşağıdakilerden hangisi, Güneydoğu Avrupa’dan gelerek Anadolu’yu yurt edinen Friglerin bir kralını göstermektedir?
- A-) Kroisos
- Cevap B-) Midas
- C-) Sarduri
- D-) Argişti
- E-) Minua
Açıklama: Güneydoğu Avrupa’dan gelerek Anadolu’yu yurt edinen Frigler’in başkent Gordion olmak üzere kurmuş oldukları krallık, MÖ. 9.-7. yüzyıllar arasında Orta Anadolu’da etkin olmuştur. Frig Krallığı özellikle adı ‘’Eşek Kulaklı Midas’’ ve ‘’Her Dokunduğu Altın Olan Kral Midas’’ söylencelerine karışan ünlü kral Midas zamanında en görkemli çağını yaşamıştır.
- Aşağıdakilerden hangisi, Urartu toplumunu oluşturan sınıflardan birisi değildir?
- A-) Köleler
- Cevap B-) Ruhban
- C-) Soylular
- D-) Askerler
- E-) Köylüler
Açıklama: Urartulardan, toplum, soylular, savaşçılar, köylüler ve köleler gibi sınıflardan oluşmaktadır. Dolayısıyla ruhban sınıfı bunlardan birisi değildir?
- Başkentleri Sardeis olan ve MÖ. 680 - 546 yılları arasında Mermnad Hanedanı zamanında güçlü bir krallık olarak tarih sahnesinde yerini almış uygarlık aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Urartu Devleti
- B-) Asur Devleti
- C-) Hitit Devleti
- Cevap D-) Lidya Devleti
- E-) Frig Devleti
Açıklama: Başkentleri Sardeis olan ve M.Ö. 680-M . 546 yılları arasında Mermnad hanedanı zamanında güçlü bir krallık olarak tarih sahnesinde yerini almış uygarlık Lidya’dır.
- Bir açık hava kutsal alan olan “Meher Kapı” aşağıdaki uygarlıklardan hangisine ilişkindir?
- A-) Frig
- B-) Lidya
- C-) Hitit
- Cevap D-) Urartu
- E-) Kilikya
Açıklama: Urartu dininde açık hava kutsal alanları önemli tapınım yerleriydi. Bunların içinde nişler ve dikilitaşlar yer alır. Van Kalesi’nin kuzeydoğu eteklerinde Analıkız, Van Ovasının doğu ucundaki Meherkapı, Erzincan Altıntepe ve Van’ın Saray ilçesi yakınlarındaki Yeşilalıç açık hava kutsal alanları bu türde tapınım yerleridir.
- Bitişken diller grubundan olan Urartu Devleti’nin resmi dili Urartucanın bu gruptaki tek akrabası olan dil aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Hurrice
- B-) Ermenice
- C-) Çeçence
- D-) İnguşca
- E-) Uygurca
Açıklama: Urartu Kültürü
Urartu Devleti’nin resmi dili Urartu dili idi. Bu dilin özelliği bitişken diller grubunda oluşudur. Tek akrabası Hurricedir.
- Ege dünyasında MÖ. 3. bin yıldan beri kullanılan ………., önde direklerle taşınan bir giriş mekânı, giriş mekânının arkasında ortasında ocak bulunan ana salondan oluşan dikdörtgen planlı yapılardır
- A-) Tümülüsler
- B-) Fasadlar
- Cevap C-) Megaronlar
- D-) Fibulalar
- E-) Nişler
Açıklama: Ege dünyasında MÖ. 3. bin yıldan beri kullanılan megaronlar, önde direklerle taşınan bir giriş mekânı, giriş mekânının arkasında ortasında ocak bulunan ana salondan oluşan dikdörtgen planlı yapılardır
- Frig Krallığı’nda yaşayan halkın ve bu anlamda devletin ana geçim kaynağı aşağıdaki hangi seçenekte belirtilmiştir?
- A-) Ticaret ve madencilik
- B-) Denizcilik ve savaş
- C-) Ticaret ve savaş
- D-) Hayvancılık ve madencilik
- Cevap E-) Tarım ve hayvancılık
Açıklama: Yazılı belgelerimiz olmadığı için Friglerin kaya anıtlarının önünde ne çeşit törenler düzenlediklerini kesin olarak bilemiyoruz. Ancak geçimlerini çoğunlukla tarım ve hayvancılıkla sağlayan Friglerin dinî törenlerde tanrıçadan kendilerine bolluk ve bereket getirmesini istedikleri anlaşılmaktadır.
- Frig krallarının ölü gömme geleneğinde mezarları nasıl inşa edilmiştir?
- A-) Yığma toprak ve taş odalı
- B-) Yığma toprak taş odalı ve dromoslu
- Cevap C-) Yığma toprak ve ahşap odalı
- D-) Yığma toprak, ahşap odalı ve dromoslu
- E-) Yığma toprak, taş odalı ve ahşap dromosludur.
Açıklama: Frigler soylularını tümülüslere veya kaya mezarlarına gömmüşlerdir. Anadolu’ya tümülüs mezar geleneğini Frigler getirmişlerdir. Frig tümülüslerinin altında ölüler için genellikle ahşap küçük bir mezar odası inşa edilirdi veya ahşapla kaplanmış dikdörtgen çukurlar oluşturulurdu. Mezar odasının içine ölü elbiseleriyle yatırıldıktan sonra, yanına mezar hediyeleri yerleştirilir ve mezar odasının düz ya da iki yana eğimli çatısı ahşaplarla kapatılırdı. Oda kapısı yoktu. Mezar odasının üzerine önce yumruk büyüklüğünde çakıl taşı tabakası, onun üzerine ıslak kil tabakası, ıslak kil tabakasının üzerine de kuru kil tabakası yığılırdı. Tümülüsün yüksekliği içinde yatan soylunun önemine göre artırılırdı. Tümülüsler tek kişilik mezar anıtlarıdır. Frig tümülüslerinin en yoğun olduğu yer 100 kadar tümülüs içeren Gordion Nekropolü ve 20 kadar tümülüs içeren Ankara’dır.
- Frig soylularının gömüldüğü mezar türlerinden biri olan kaya mezarları genellikle Frig kalelerinin eteklerinde ya da yakınlarındaki kayalıklara oyulmuşlardır. Küçük dikdörtgen kapıları genellikle yerden ulaşılması zor yüksekte bulunur. Bunun yanında zemin seviyesinde ve toprak altındaki kayalara oyulmuş örnekleri de vardır. Bu noktada 40 adet kaya mezarı ile en büyük Frig nekropolü olarak belirlenmiş alan aşağıdaki yerlerden hangisinde bulunmaktadır?
- A-) Eskişehir Çukurca Köyü
- Cevap B-) Afyonkarahisar Köhnüş Vadisi
- C-) Eskişehir Sivrihisar İlçesi
- D-) Ankara Polatlı İlçesi
- E-) Kütahya Simav İlçesi
Açıklama: Afyon’daki Köhnüş Vadisi içerdiği 40 kaya mezarı ile en büyük Frig kaya mezarı nekropolüdür.
- Frig tapınağının ön cephelerini temsil eden megaron planlı fasadların Eskişehir’de ele geçirilmiş örneği için aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?
- A-) Maltaş Anıtı
- B-) Aslankaya Anıtı
- Cevap C-) Yazılıkaya Anıtı
- D-) Büyük Kapı Kaya Anıtı
- E-) Deliklitaş Anıtı
Açıklama: Frigler tanrıça için Eskişehir, Kütahya ve Afyonkarahisar illeri arasındaki Dağlık Frigya Bölgesi’ndeki kayalıklara fasadlar (işlenmiş kaya cephesi), altarlar ve nişler olmak üzere çeşitli dinsel kaya anıtları yontmuşlardır. Fasadlar megaron planlı bir Frig tapınağının ön cephelerini temsil etmektedirler. Kendi içlerinde Anıtsal Fasadlar ve Küçük Fasadlar olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Anıtsal fasad örneklerini Eskişehir’de Yazılıkaya Midas Anıtı, Bitmemiş Anıt, Arezastis veya Areyastis Anıtı, Bahşayiş Anıtı; Afyonkarahisar’da Maltaş Anıtı, Aslankaya Anıtı, Değirmen Anıtı ve Burmeç Anıtı; Kütahya yöresinde ise Deliklitaş Anıtı oluşturur. Eskişehir’de Midas Kenti’nde Sümbüllü Anıt ve Küçük Anıt, Kümbet köyünde Kümbet Berberini Anıtı; Afyonkarahisar’da Büyük Kapı Kaya Anıtı, Küçük Kapı Kaya Anıtı, Kumcaboğaz Kapı Kaya Anıtı ve Döğer Asar Kaya Anıtı küçük fasadların örnekleridir.
- Frig toplumsal yapısının ağırlıklı kısmını oluşturan kesim aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Soylular
- B-) Tüccar
- C-) Rahipler
- D-) Yöneticiler
- Cevap E-) Köylüler
Açıklama: FRİGLER
Frig kentlerinde yöneticiler, rahipler, zanaatkârlar ve tüccar gibi sınıflar yaşardı. Halkının büyük bölümünü köylerde yaşayan tarım ve hayvancılıkla geçinen köylüler oluşturuyordu.
- Frigler MÖ. 8. yüzyıl ile 6. yüzyıl arasında kale tipi yerleşmeler kurdukları ve “Dağlık Frigya” olarak adlandırılan bölge aşağıdaki illerden hangileri arasında kalan alanı göstermektedir?
- A-) Van-Ağrı-Iğdır
- Cevap B-) Eskişehir-Afyon-Kütahya
- C-) Eskişehir-Ankara-Kırıkkale
- D-) Ankara-Kırıkkale-Çankırı
- E-) Manisa-İzmir-Aydın
Açıklama: Frig yayılım alanı içinde Eskişehir, Afyonkarahisar ve Kütahya illeri arasında kalan bölge Dağlık Frigya Bölgesi olarak adlandırılır. Bu bölgede Frigler MÖ. 8. yüzyıl ile 6. yüzyıl arasında kale tipi yerleşmeler kurmuşlardır.
- Frigler hangi doğulu kavmin batıya ilerleyişinden duydukları korkuyla Assurlularla ittifaka girmişlerdir?
- Cevap A-) Kimmerler
- B-) Babilliler
- C-) Sümerler
- D-) Lidyalılar
- E-) Sasaniler
Açıklama: Doğudan göçebe atlı kavim Kimmerlerin Urartu kralları I. Rusa ve II. Argişti’ye zor anlar yaşatması ve batıya doğru ilerlemeleri üzerine, bu tehlikeyi atlatmak isteyen Mita/Midas II. Sargon ile MÖ. 709’da bir dostluk anlaşması imzalamıştır.
- Frigler çok tanrılı bir inanç sistemine sahip olmakla birlikte sadece tek bir tanrıçanın tasvirlerini yapmışlardır. Bahsi geçen tanrıça aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kuvava
- Cevap B-) Matar
- C-) Şivini
- D-) Teişeba
- E-) Haldi
Açıklama: Frigler çok tanrılı bir inanç sistemine sahip olmakla birlikte sadece tanrıça Matar’ın tasvirlerini yapmışlardır.
- Frigler’in kendi hakimiyetlerini kaybettikleri, Lidyalılar ve Medler arasında imzaladıkları Kızılırmak Barışı Hangi tarihte yapılmıştır?
- Cevap A-) M.Ö. 585
- B-) M.Ö. 547
- C-) M.Ö. 552
- D-) M.Ö. 562
- E-) M.Ö. 579
Açıklama: M.Ö. 585
- Frigler, tanrıçaları için kayalıklara fasadlar (işlenmiş kaya cephesi), altarlar ve nişler olmak üzere çeşitli dinsel kaya anıtları yontmuşlardır. Bu gösterişli anıtlardan biri olan Yazılıkaya-Midas Anıtı hangi ilimizde bulunmaktadır?
- Cevap A-) Eskişehir
- B-) Tokat
- C-) Afyon
- D-) Uşak
- E-) Konya
Açıklama: Frigler tanrıça için Eskişehir, Kütahya ve Afyonkarahisar illeri arasındaki Dağlık Frigya Bölgesi’ndeki kayalıklara fasadlar (işlenmiş kaya cephesi), altarlar ve nişler olmak üzere çeşitli dinsel kaya anıtları yontmuşlardır. Fasadlar megaron planlı bir Frig tapınağının ön cephelerini temsil etmektedirler. Kendi içlerinde Anıtsal Fasadlar ve Küçük Fasadlar olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Anıtsal fasad örneklerinden biri olan Yazılıkaya Midas Anıtı, Eskişehir’dedir.
- Friglerde krallar ve soyluların gömülmesi için yapılan genellikle ahşaptan ya da taştan bir mezar odasının içine ölü ve armağanlarının yerleştirilmesinden sonra üzerine toprak ya da taş yığılarak oluşturulan yığma mezar tepesine ne ad verilir?
- A-) Altar
- B-) Fasad
- Cevap C-) Tümülüs
- D-) Niş
- E-) Tapınak
Açıklama: FRİGLER
Krallar ve soyluların gömülmesi için yapılan bir mezar türüdür. Genellikle ahşaptan ya da taştan bir mezar odasının içine ölü ve armağanlarının yerleştirilmesinden sonra üzerine toprak ya da taş yığılarak oluşturulan yığma mezar tepesine verilen isimdir.
- Friglerin MÖ. 11. yüzyıla doğru Tunç Çağı tabakası üzerine köy niteliğinde kurmuş oldukları yerleşim yeri olan Yassıhöyük bugün hangi ilimiz sınırları içerisinde yer almaktadır?
- A-) Bursa
- B-) Çanakkale
- Cevap C-) Ankara
- D-) Bilecik
- E-) Kayseri
Açıklama: Ankara
- Geç Hitit Krallıkları, Urartu Krallığı, Frig Krallığı ve Lidya Krallığı’nın ortaya çıktığı döneme genel olarak bilim dünyasında ne ad verilmektedir?
- Cevap A-) Demir Çağı
- B-) Bakır Çağı
- C-) Tunç Çağı
- D-) Orta Çağ
- E-) Yakın Çağ
Açıklama: Anadolu Kültür Tarihi (Giriş)
Demir Çağı’nda Geç Hitit Krallıkları, Urartu Krallığı, Frig krallığı ve Lidya krallığı Anadolu’nun tarih ve kültüründe en önemli rolleri oynamışlardır.
- Günümüzde “Şamram Kanalı” olarak adlandırılan kanal aşağıdaki devletlerden hangisinin önemli bayındırlık faaliyetlerinden biridir?
- A-) Frig
- Cevap B-) Urartu
- C-) Lidya
- D-) Hitit
- E-) Asur
Açıklama: “ Sulama kanalları içinde en ünlüsünü kral Minua tarafından yaptırılan Minua Kanalı oluşturur.
Günümüzde Şamram Kanalı olarak adlandırılan bu kanal hala 54 km uzaklıktaki kaynaktan Van Ovası’na su taşımaya devam etmektedir” Buna göre cevap b, Urartu’dur.
- Günümüzde yaşayan bir Çeçen’e aşağıdaki antik dillerde yazılmış metinlerden hangisi sesli olarak okunduğunda ses ve söz dizimi tanıdık gelecektir?
- A-) Hitit dili
- B-) Lidya dili
- Cevap C-) Urartu dili
- D-) Frig dili
- E-) Kelt dili
Açıklama: Urartu Devleti’nin resmi dili Urartu dili idi. Bu dilin özelliği bitişken diller grubunda oluşudur. Tek akrabası Hurricedir. Urartuca, Kuzeydoğu Kafkas
dil ailesinden Çeçen dili ve İnguş dili ile benzerdir.
Doğru cevap C şıkkı: Urartu dili. Günümüzde yaşayan bir Çeçen’e Urartu dilinde yazılmış metinler sesli olarak okunduğunda ses ve söz dizimi tanıdık gelecektir. Hurrice ile akraba olan Urartu dili, günümüzde konuşulan Çeçen ve İnguş dilleri ile çok yakın benzerlik göstermektedir.
- Haldi ve Teişaba’dan sonra Urartu panteonunda yer alan Hurri kökenli ve güneş ile özdeşleşmiş üçüncü tanrı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kandaules
- B-) Mithras
- C-) Teşup
- D-) Matar
- Cevap E-) Şivini
Açıklama: Urartu Kültürü
Hurri kökenli güneş tanrısı Şivini panteonun üçüncü sırasındaki tanrısıydı.
- Hurrice ile akraba olan …….. dili, günümüzde konuşulan Çeçen ve İnguş dilleri ile çok yakın benzerlik göstermektedir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?- A-) Frig
- B-) Lidya
- C-) Lidya
- D-) Assur
- Cevap E-) Urartu
Açıklama: Hurrice ile akraba olan Urartu dili, günümüzde konuşulan Çeçen ve İnguş dilleri ile çok yakın benzerlik göstermektedir.
- I- Yapının önünde direklerle taşınan bir giriş mekânı vardır.
II- Ana salonun ortasında ocak bulunur.
III- Dikdörtgen bir plana sahiptir.
IV- Ege dünyasında MÖ. 3000’lerden itibaren kullanılmıştır
“Megaron” türü bir yapıya ilişkin yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?- A-) Yalnız I
- B-) I ve II
- C-) II ve III
- D-) I, II, III
- Cevap E-) I, II, III, IV
Açıklama: Ege dünyasında MÖ. 3. bin yıldan beri kullanılan megaronlar, önde direklerle taşınan bir giriş mekânı, giriş mekânının arkasında ortasında ocak bulunan ana salondan oluşan dikdörtgen planlı yapılardır.
- Lidya Krallığı hangi hanedanlık zamanında güçlü bir krallık olarak Anadolu tarih sahnesindeki yerini almıştır?
- A-) Heraklidler
- B-) Atyadlar
- C-) Tylonidler
- D-) Mayonlar
- Cevap E-) Mermnadlar
Açıklama: Üçüncü hanedan olan Mermnadlar Hanedanı zamanında Lidya Krallığı güçlü bir krallık olarak Anadolu tarih sahnesindeki yerini almıştır.
- Lidya Krallığı’nın ortaya çıktığı alan genel hatlarıyla bugün ülkemizdeki hangi bölgenin sınırları içinde kalmaktadır?
- A-) Marmara
- B-) Karadeniz
- C-) İç Anadolu
- Cevap D-) Ege
- E-) Akdeniz
Açıklama: LİDYALILAR
Lidya Krallığı’nın kurulduğu İç Ege Bölgesi’ne ne zaman geldikleri kesin olarak bilinmemektedir. MÖ. 2. bin yıldan beri bu bölgede ikamet ettikleri düşünülmektedir. Lidya Krallığı’nın kurulduğu topraklar esas olarak Hermos (Gediz) Nehri ile Kaystros (Küçük Menderes) nehirleri arası ve çevresidir. Lidya’nın kuzeyini Kaykos (Kaikos=Bakırçay) Nehri, güneyini ise Mayandros (Maiandros=Büyük Menderes) Nehri sınırlar. Batısında Ayolya (Aiolia) ve İyonya (İonia) kent devletleri, kuzeyinde Misya (Mysia), güneyinde Karya (Karia), doğusunda da Frigya bölgesi yer alır.
- Lidya kralları ve kraliyet ailesi mensupları başkent Sardeis’in kuzeyinde bulunan ve Bin Tepe Mezarlığı denilen alandaki tümülüs mezarlara gömülmüşlerdir. Bu mezarlardan en büyüğü, aşağıdaki krallardan hangisi için inşa edilmiştir?
- A-) Kroisos
- Cevap B-) Alyattes
- C-) Sadyattes
- D-) Gordios
- E-) Gyges
Açıklama: Lidya kralları ve kraliyet ailesi mensupları Sardeis’in kuzeyinde, Gygae Gölü’nün (Marmara Gölü) güneyinde bulunan Bin Tepe Mezarlığı’ndaki tümülüs mezarlara gömülüyorlardı. Bin Tepe Mezarlığı’nda 100 kadar tümülüs bulunmaktadır. Bu tümülüslerden en büyüğü Kroisos’un babası olan Lidya kralı Alyattes’e aittir. Yüksekliği 61 metre, çapı 355 metreden büyük olan tümülüs Anadolu’nun en büyük tümülüsüdür.
- Lidya seramiğinde “Lydion” diye isimlendirilen kapların özelliği nedir?
- Cevap A-) Lidya kremleri ve bakkaris adlı parfümlerinin konduğu kaplardır.
- B-) Lidya’da üretilen özel zeytinyağının konduğu şişelerdir.
- C-) Lidyalı doktorların ürettikleri ilaçların konduğu kaplardır.
- D-) Altın sikkelerin saklandığı kumbaralardır.
- E-) Lydionlar aslında Lidya üretimi anlamında kullanılmıştır. Özel bir kap formu değildir.
Açıklama: Çömlekçilikte MÖ. 7. ve 6. yüzyıllarda Lidya çanak çömlekçiliğinde tek renk ve boyalı kaplar kullanılmıştır. Soluk gri ve siyah parlak tek renk kaplar yapılmıştır. Boyalı kaplarda kırmızı üzerine siyah mermer deseni verilmiş mermer taklidi kaplar vardır. Ayrıca kaplar üzerinde çeşitli kuşaklar, şeritler, çengeller, taralı üçgen ve kareler gibi geometrik motifler ile hayvan ve bitki figürleri görülür. Sardeis’te bulunan kayık ve ördek biçimli kaplar Lidya çömlekçiliğinin güzel ürünleridir. Lydionlar Lidya’ya özgü kaplardır. Bunlar Lidya kremleri ve bakkaris adlı parfümlerinin içine konulup ihraç edilmesinde kullanılmışlardır.
- Lidya’nın başkenti Sardeis günümüzde hangi ilimiz sınırları içinde yer almaktadır?
- A-) Yozgat
- B-) Kayseri
- Cevap C-) Manisa
- D-) Aydın
- E-) Kütahya
Açıklama: Manisa
- Lidyalılar ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
I. Sikkeyi icat ettiler.
II. Fibulayı icat ettiler.
III. Başkentleri Sardeis’tir.
IV. Anadolu’da tümülüs kullanımını başlattılar.- A-) I, II
- Cevap B-) I, III
- C-) I, IV
- D-) II, IV
- E-) II, III
Açıklama: Persler Lidya Krallığı’nı MÖ. 547’de yıkarak bundan sonra bütün Anadolu’ya hâkim olmuşlardır. Persler tarafından yenilgiye uğratılmaları Anadolu’da Pers hakimiyetinin başlamasına neden olan krallık Lidya Krallığı’dır.
Lidyalılar sikkeyi icat ettiler; başkentleri Sardeis’tir. Diğer ifadelerde bahsedilen Anadolu’da tümülüs kullanımını başlatan Friglerdir. Fibula ise Ege toplumlarında daha önceden bilinmekle birlikte Anadolu’da Frigler tarafından uygulanmıştır.
- Lidyalıların başkenti Sardeis’de aşağıdaki tapınaklardan hangisi veya hangileri bulunmakaatdır?
- A-) Kybele ve Artemis Tapınakları
- Cevap B-) Kybele ve Apollon Tapınakları
- C-) Artemis ve Apollon Tapınakları
- D-) Kybele ve Demeter Tapınakları
- E-) Artemis ve Leto Tapınakları
Açıklama: Sardeis’te Lidya krallarının sarayları, yönetim binaları, Kybele ve Apollon tapınakları, altın arıtma atölyeleri, pazar yeri ve kralî bahçeler bulunurdu. Halka ait konutlar dikdörtgen planlı, taş temelli ve kerpiç duvarlıydı. Evlerde iç bölmeler halı ve kilimler ile yapılmıştır. Halkın çoğunluğu köylerde yaşıyor tarım ve hayvancılık yapıyorlardı. Tarım ürünleri arasında tahıl, elma, üzüm, zeytin, incir, soğan, kestane, ceviz ve safran bulunmaktadır. Hayvancılıkta koyun yetiştiriciliği önemlidir. Şarap, zeytinyağı, parfüm, krem, ilaç, boya üretimi de yapılmıştır.
- Lidyalıların başkenti olan Sardeis antik kenti bugün hangi ilimizin sınırları içerisinde yer alır?
- A-) Aydın
- B-) İzmir
- C-) Balıkesir
- D-) Muğla
- Cevap E-) Manisa
Açıklama: Lidyalıların başkenti olan Sardeis antik kenti bugün Manisa ili sınırları içerisinde yer almaktadır.
- Lidyalıların uygarlığa en büyük katkısı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Demirin işlenmesi
- Cevap B-) Sikkenin icadı
- C-) Anadolu’nun keşfi
- D-) Elektronu altın ve gümüşe ayırma yöntemi
- E-) Kremin icadı
Açıklama: Lidyalılar sikkeyi (madeni para) icat ederek uygarlığa en büyük katkılardan birini yapmışlardır.
- Lidyalıların, festivallerde köpek yavruları boğarak kurban sundukları tanrı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kuvava
- B-) Kore
- Cevap C-) Kandaules
- D-) Zeus
- E-) Baki
Açıklama: LİDYALILAR
Lidyalılar, Tanrı Kandaules için dini festivallerde köpek yavruları boğarak kurban etmişlerdir.
- M.Ö. 9. yüzyıl ortalarında Urartu Devletini sağlam temeller üzerine oturtan kral aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Minua
- B-) I. Argişti
- C-) İşpuini
- Cevap D-) I. Sarduri
- E-) II. Sarduri
Açıklama: I. Sarduri
- M.Ö. 9.-7. yüzyıllar arasında Anadolu’da etkili bir güç ve başkenti Gordion olan devlet aşağıdakilerden hangisidir ?
- A-) Urartu Devleti
- Cevap B-) Frig Devleti
- C-) Asur Devleti
- D-) Hitit Devleti
- E-) Lidya Devleti
Açıklama: Başkenti Gordion olup M.Ö. 9.-7. yüzyıllar arasında etkin olan Anadolu Uygarlığı Frig Devleti’dir.
- Madeni parayı (Sikke) icat ederek ilk defa kullanan uygarlık aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Lidya
- B-) Urartu
- C-) Asur
- D-) Hitit
- E-) Frig
Açıklama: Lidyalılar sikkeyi (madeni para) icat ederek dünya uygarlığa en büyük katkılardan birini yapmışlardır.
- Medlerle saldırılarıyla birlikte, MÖ. 7. yüzyılın sonlarına doğru Urartu Krallığı’nın yıkılmasına neden olmuş halk aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Frig
- B-) Lidya
- C-) Kimmer
- Cevap D-) İskit
- E-) Hun
Açıklama: URARTULAR
Urartu Krallığı MÖ. 7. yüzyılın sonları, MÖ. 6. yüzyılın başlarında İskitler ve Medlerin akınları sonucunda yıkılmıştır. Doğu Anadolu yeniden sonun başlangıcına dönerek göçebe beyler arasında paylaşılmıştır. Bu bilgi cevabın D şıkkı olduğunu göstermektedir.
- MÖ. 13. yüzyılın ilk çeyreğinde, Van Gölü çevresindeki topraklardaki Uruatri ve Nairi adını taşıyan coğrafi bölgelerde karşımıza çıkan beyliklerin kökeni aşağıdakilerden hangisinde gösterilmiştir?
- A-) Atyadlar
- B-) Heraklidler
- C-) Tylonidler
- Cevap D-) Hurriler
- E-) Mermnadlar
Açıklama: Urartular
MÖ. 13. yüzyılın ilk çeyreğinde Doğu Anadolu’da Van Gölü çevresindeki topraklarda Uruatri ve Nairi adını taşıyan coğrafi bölgelerde Hurri kökenli beylikler bulunmaktaydı.
- MÖ. 590-585 yılları arasında Lidya Krallığı ile Med Krallığı’nın Kızılırmak boyunca beş yıl art arda süren savaşlarının bitmesine neden olan etken aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kimmer saldırılarından dolayı kralların ülkelerini savunmak zorunda kalışı
- B-) Med kralı Kyaksares savaş meydanında ölmesi
- C-) Lidya Kralı Alyattes’in savaş sırasındaki ölümü
- D-) Savaş kazanılmamış ve her iki devlet arasında barış paktı sağlanarak savaşa son verilmiştir.
- Cevap E-) Savaş sırasında yaşanan güneş tutulması olayının, savaşı bitirmek için tanrısal bir işaret olarak yorumlanması
Açıklama: Medler Urartu Krallığı’nın ortadan kalkmasından sonra kralları Kyaksares önderliğinde batı yönde Anadolu içlerine ilerlemeye başlamışlar ve Kızılırmak’ın doğu kıyısına gelmişlerdir. Lidya kralı Alyattes Med ordusunu Kızılırmak’ta ordusuyla karşılamıştır. MÖ. 590 yılında Pteria’da (Yozgat Kerkenes) yapılan savaşta iki ordu da birbirine üstünlük sağlayamamıştır. Eskiçağ’da savaşlar ilkbahar ve yaz aylarında yapıldığından, her iki ordu kışı geçirmek için ülkelerine geri dönmüştür. Ertesi yıl ilkbahar ve yaz aylarında yapılan savaşta da üstünlük sağlayan olmamış ve bu şekilde savaş beş yıl boyunca devam etmiştir. Beşinci yıl MÖ. 28 Mayıs 585 günü gündüz vakti iki ordu savaşırken güneş tutulması meydana geldi. İki ordu tanrıların barış yapmalarını istediğini düşünerek barış anlaşması imzalamıştır.
- MÖ. 9. yüzyılın ortalarından, MÖ. 7. yüzyılın sonlarına kadar Anadolu’da hüküm sürmüş, başkenti Tuşpa olan uygarlık aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Urartu Devleti
- B-) Frig Devleti
- C-) Asur Devleti
- D-) Hitit Devleti
- E-) Lidya Devleti
Açıklama: M.Ö. 9. yüzyılın ortalarından M.Ö. 7. yüzyılın sonlarına kadar hüküm süren ve başkenti Tuşpa olan uygarlık Urartu Devleti’dir.
- MÖ. 9.- 7. yüzyıllar arasında Orta Anadolu’da etkin bir krallık kurmuş olan Friglerin ilk kralı kimdir?
- A-) Midas
- B-) Agamemnon
- Cevap C-) Gordios
- D-) Sargon
- E-) Hattuşili
Açıklama: Friglerin ilk kralı Gordios’tur.
- MÖ. 9.-7. yüzyıllar arasında Orta Anadolu’da etkin bir krallık kurmuş olan Frigler, Anadolu’ya gelmiş oldukları bölge aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Doğu Asya
- B-) Kuzey Moğalistan
- C-) Batı Afrika
- Cevap D-) Güneydoğu Avrupa
- E-) Kuzaybatı Çin
Açıklama: Güneydoğu Avrupa’dan gelerek Anadolu’yu yurt edinen Frigler’in başkent Gordion olmak üzere kur-muş oldukları krallık, MÖ. 9.-7. yüzyıllar arasında Orta Anadolu’da etkin olmuştur. Frig Krallığı özellikle adı ‘’Eşek Kulaklı Midas’’ ve ‘’Her Dokunduğu Altın Olan Kral Midas’’ söylencelerine karışan ünlü kral Midas zamanında en görkemli çağını yaşamıştır. Frigler’in yaratmış oldukları köklü kültür krallığın yıkılmasından sonra da Anadolu kültür ve sanatını etkilemeye devam etmiştir.
- Tunç eserler içinde en fazla örneğe sahip olan ve Ege’de MÖ. 13. yüzyıldan beri kullanılan fibulaları Anadolu’da ilk kullanan toplum aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Lidyalılar
- B-) Hititler
- Cevap C-) Frigler
- D-) Urartular
- E-) Kilikyalılar
Açıklama: Fibulalar tunç eserler içinde en fazla örneğe sahip olan gruptur. Ege’de MÖ. 13. yüzyıldan beri kullanılan fibulaları Anadolu’da ilk kullanan toplum Friglerdir.
- Urartu Krallığının başkenti olan Tuşpa (Van) hangi kral zamanında kurulmuştur?
- A-) II. Sarduri
- B-) I. Argişti
- Cevap C-) I. Sarduri
- D-) II. Argişti
- E-) I. Rusa
Açıklama: Uruatri ve Nairi beyliklerini bir araya getiren bey, ilk Urartu kralı olarak kabul edilen Aramu’dur. Aramu beylikleri bir çatı altında toplamış ve Arzaşkun adlı bir başkent kurmuştur. Ancak Urartu Devleti’nin kurulması Assur’un Doğu Anadolu’nun kaynaklarını yağmalamasına engel olacağından Assur Kralı III. Salmanassar (MÖ. 858-824) bölgeye sefer yaparak Aramu’nun başkenti Arzaşkun’u ve Sugunia’nın da içinde bulunduğu kentlerini ele geçirip, tahrip etmiştir. Aramu’dan sonra başka bir sülaleden Lutipri oğlu I. Sarduri MÖ. 9. yüzyılın ortalarında Urartu Devleti’ni sağlam temeller üzerine oturtmuştur. Kral Van Gölü’nün doğu kıyısındaki başkent Tuşpa’nın (Van Kalesi) da kurucusudur.
- Urartu kralları fethettikleri topraklarda yaşayan halkların tanrılarını da kendi tanrılarının arasına katmışlar ve ne oluşturmuşlardır?
- A-) Senato
- Cevap B-) Panteonu
- C-) Ordu
- D-) Beylik
- E-) Tapınak
Açıklama: Urartu Kültürü
Urartu kralları fethettikleri topraklarda yaşayan halkların tanrılarını da kendi tanrılarının arasına katmışlar böylece bir devlet panteonu (tanrılar birliği) oluşturmuşlardı.
- Urartu krallığının Meherkapı Nişi içinde bulunan yazıtta devletin baş tanrısı ve savaş tanrısı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Hurri
- B-) Teişeba
- C-) Şivini
- Cevap D-) Haldi
- E-) Gyges
Açıklama: Haldi
- Urartu krallığının yönetim biçimi aşağıdaki seçeneklerden hangisidir?
- A-) Otoriter
- B-) Devletçi
- C-) Oligarşik
- Cevap D-) Teokratik Monarşi
- E-) Aristokrasi
Açıklama: Teokratik Monarşi
- Urartular MÖ. 9. yüzyılın ortalarından MÖ. 7. yüzyılın sonlarına kadar krallıklarının merkezi olarak aşağıda belirtilen yerlerden hangisini kullanmışlardır?
- A-) Miletos
- Cevap B-) Tuşpa
- C-) Hattusa
- D-) Gordion
- E-) Sardeis
Açıklama: Urartular MÖ. 9. yüzyılın ortalarından MÖ. 7. yüzyılın sonlarına kadar Van Gölü’nün doğu kıyısında yer alan Tuşpa (Van Kalesi) merkez olmak üzere güçlü bir krallık kurmuşlardır.
- Urartular için aşağıdakilerden hangileri doğrudur?
I. MÖ. 9. yüzyılın ortalarından MÖ. 7. yüzyılın sonlarına kadar hüküm sürdüler.
II. Merkezleri Van Gölü’nün doğusunda yer alan Tuşpa’dır.
III. Yayılım alanları günümüzdeki Doğu Anadolu, Kuzeybatı İran, Ermenistan ve Gürcistan topraklarını kapsar.
IV. MÖ. 7. yüzyılın sonları, MÖ. 6. yüzyılın başlarında İskitler ve Medlerin akınları sonucunda yıkılmıştır.
V. Urartu Krallığı’nın yükselişi Lidyalılar tarafından yenilgiye uğratıldıkları bir savaşta MÖ. 8. yüzyılda sona ermiştir.- Cevap A-) I, II, III, IV
- B-) I, II, III, V
- C-) II, III, IV, V
- D-) I, III, IV, V
- E-) I, II, IV, V
Açıklama: Demir Çağı’nda Geç Hitit Krallıkları, Urartu Krallığı, Frig krallığı ve Lidya krallığı Anadolu’nun tarih ve kültüründe en önemli rolleri oynamışlardır.
Doğru cevap A şıkkı: I, II, III, IV.
I. MÖ. 9. yüzyılın ortalarından MÖ. 7. yüzyılın sonlarına kadar hüküm sürdüler.
II. Merkezleri Van Gölü’nün doğusunda yer alan Tuşpa’dır.
III. Yayılım alanları günümüzdeki Doğu Anadolu, Kuzeybatı İran, Ermenistan ve Gürcistan topraklarını kapsar.
IV. MÖ. 7. yüzyılın sonları, MÖ. 6. yüzyılın başlarında İskitler ve Medlerin akınları sonucunda yıkılmıştır.
Urartu Krallığı’nın yükselişi Lidyalılar tarafından değil, Assurlular tarafından yenilgiye uğratıldıkları bir savaşta MÖ. 8. yüzyılda sona ermiştir.
- Urartularda aynı zamanda savaş tanrısı olan ve her Urartu kalesinde adına bir tapınağı bulunan Urartu tanrısı aşağıdakilerden hangisidir ?
- A-) Kuvava
- B-) Matar
- C-) Şivini
- D-) Teişeba
- Cevap E-) Haldi
Açıklama: Urartularda aynı zamanda savaş tanrısı olan ve her Urartu kalesinde adına bir tapınağı bulunan Urartu tanrısı Haldi’dir.
- Urartularda ilk sıradaki tanrı, devletin baş tanrısı ve aynı zamanda savaş tanrısı olan hangisidir?
- A-) Kyros
- B-) Pisiri
- Cevap C-) Haldi
- D-) Gyges
- E-) Minua
Açıklama: Urartu Kültürü
Urartu tanrıların adları ve onlara hangi hayvanların, hangi sayıda kurban edileceği hiyerarşik sıra içinde belirtilmiştir. Toplam 79 tanrı ve tanrıçanın çoğu hakkında bilgimiz yoktur. İlk sıradaki tanrı, devletin baş tanrısı ve aynı zamanda savaş tanrısı olan Haldi’dir.
- Urartularda, ilk sıradaki, devletin baş tanrısı olan ve aynı zamanda savaş tanrısı temsil eden ilah, aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kibele
- B-) Teişeba
- C-) Şivini
- D-) Hurri
- Cevap E-) Haldi
Açıklama: URARTULAR
İlk sıradaki tanrı, devletin baş tanrısı ve aynı zamanda savaş
tanrısı olan Haldi’dir.
- Uruatri ve Nairi beyliklerini bir araya getiren Urartu kralı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) III. Salmanassar
- Cevap B-) Aramu
- C-) II. Rusa
- D-) Erimenau
- E-) III. Sarduri
Açıklama: Aramu
- Uruatri ve Nairi beyliklerini bir araya getiren bey, ilk Urartu kralı kimdir?
- Cevap A-) Aramu
- B-) Tukulti
- C-) Salmanassar
- D-) Ninurta
- E-) Tiglatpileser
Açıklama: Urartular
Uruatri ve Nairi beyliklerini bir araya getiren bey, ilk Urartu kralı olarak kabul edilen Aramu’dur.
- Uruatri ve Nairi beyliklerini bir araya getiren ve bu nedenle ilk Urartu kralı olarak kabul edilen kişi aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Aramu
- B-) Sarduri
- C-) Midas
- D-) Gordios
- E-) Minua
Açıklama: Uruatri ve Nairi beyliklerini bir araya getiren bey, ilk Urartu kralı olarak kabul edilen Aramu’dur. Aramu beylikleri bir çatı altında toplamış ve Arzaşkun adlı bir başkent kurmuştur.
- Uygarlık tarihinde ilk defa Lidyalılar tarafından icat edilen madeni paraları (sikke) saf altından üretmeye başlayan kral aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Mermnad
- B-) Gyges
- C-) Ardys
- Cevap D-) Kroisos
- E-) Sadyattes
Açıklama: Kral Kroisos zamanında elektronu altın ve gümüşe ayırma yöntemi bulunmuş, Sardeis’te altın arıtma atölyelerinde çok miktarda altın ve gümüş üretilmiştir. Kroisos MÖ. 6. yüzyılın ortalarında dolaşımdaki elektron sikkeleri toplatarak yerine saf altın ve gümüş sikkeleri dolaşıma sokmuştur. Saf altın sikkeler kral Kroisos’un adına izafeten Kroeseid olarak adlandırılmıştır.
- Van Gölü’nün doğu kıyısındaki Urartu başkenti Tuşpa’nın (Van Kalesi) kurucusu olan kral aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Aramu
- B-) Lutipri
- Cevap C-) I. Sarduri
- D-) Minua
- E-) II. Sarduri
Açıklama: URARTULAR
Aramu’dan sonra başka bir sülaleden Lutipri oğlu I. Sarduri MÖ. 9. yüzyılın ortalarında Urartu Devleti’ni sağlam temeller üzerine oturtmuştur. Kral Van Gölü’nün doğu kıyısındaki başkent Tuşpa’nın (Van Kalesi) da kurucusudur.
- Çok tanrılı dine inanan Lidyalıların Ana Tanrıçalarına verdikleri isim aşağıdaklerden hangisidir?
- A-) Kore
- Cevap B-) Kuvava
- C-) Matar
- D-) Megale
- E-) Tişeba
Açıklama: Lidyalılar çok tanrılı bir dine inanırlardı. İnandıkları başlıca tanrıça Kuvava dedikleri tanrıça Kibele idi.
- İhraç edilecek krem ve parfümlerin konulduğu, Lidya’ya özgü kaplara ne ad verilmektedir?
- A-) Urne
- B-) Omphalos
- C-) Kroeseid
- Cevap D-) Lydion
- E-) Bakkaris
Açıklama: Lydionlar Lidya’ya özgü kaplardır. Bunlar Lidya kremleri ve bakkaris adlı parfümlerinin içine konulup ihraç edilmesinde kullanılmışlardır.
- İlk Frig kralından ismini alan ve Frig Krallığı’na başkentlik yapan merkez aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Gordion
- B-) Midas Kent
- C-) Pessinus
- D-) Hattuşa
- E-) Sardeis
Açıklama: Yangın ile tahrip olan Erken Frig yerleşmesinin üzerine beş metre kalınlığında bir kil tabakası yığılmıştır. Bu kil tabakası üzerine yeni yerleşme eski plan esas alınarak gelişmiş inşa teknikleriyle inşa edilmiştir (Orta Frig Dönem: MÖ. 800-550). MÖ. 8. yüzyılın sonlarına doğru tamamlanan yerleşme Frig Krallığı’nın da kurulduğu yerleşmedir. Başkent Gordion’a adını veren Friglerin ilk kralı Gordios’tur. Kral Gordios’un siyasi faaliyetleri hakkında bilgi bulunmamaktadır.
- İlk kaz Lidyalılar tarafından kullanılan sikkenin ham maddesi aşağıdaki seçeneklerden hangisinde gösterilmiştir?
- A-) Altın-bakır
- B-) Altın-kalay
- C-) Altın-demir
- D-) Sadece altın
- Cevap E-) Altın-gümüş
Açıklama: Lidyalılar sikke adı verilen madeni parayı icat ederek uygarlık tarihine en büyük katkılardan birini yapmışlardır. Herodotos ilk olarak altın ve gümüş para basanların Lidyalılar olduklarını belirtir. Kolophonlu Ksenophanes de sikkenin icadını Lidyalılara bağlar. İlk sikkeler altın ve gümüş karışımı bir alaşım olan elektrondan yapılmışlardır. Lidyalılar Paktolos (Sart) Çayı’nın kumlarından elde ettikleri, Lidya bölgesine özgü elektronu ilk sikkelerin basımında kullanmışlardır. Sikkeden önce elektron, külçe, parça ve toz halinde mal ve hizmetlerin ücretlerinin ödenmesinde kullanılmıştır. MÖ. 7. yüzyılın ikinci yarısında elektrondan ilk sikkeler basılmıştır.
- İlkçağ Anadolu kültürlerinin bazılarında görülen “ölülerin yakılmadan gömülmesi uygulamasına” ne ad verilmektedir?
- A-) Kremasyon
- Cevap B-) İnhumasyon
- C-) Demasyon
- D-) Remasyon
- E-) İntomasyon
Açıklama: Urartu Kültürü
İnhumasyon: Ölülerin yakılmadan gömülmesi uygulamasıdır.
Ünite 4
- “Divide et impera” ne demektir?
- Cevap A-) Böl ve yönet
- B-) Adil yönet
- C-) Barış içinde yönet
- D-) Fethet ve yönet
- E-) İlahi güçle yönet
Açıklama: “Divide et impera” Latince “böl ve yönet” demektir.
- 12 İon kentinin kendi aralarında kurdukları dinsel birliğe ne ad verilmektedir?
- A-) Notion
- B-) Pitane
- Cevap C-) Panionion
- D-) Kyme
- E-) Gryneion
Açıklama: Panionion, 12 İon kentinin kendi aralarında kurdukları dinsel birliktir. Kentlere ilişkin ortak kararların alındığı birliğin istikrarı sayesinde Batı Anadolu’daki İonia kültürü MÖ. 5. yüzyıla değin Ege Bölgesi’nde üstün bir görünüm sergilemiştir.
- 325 yılında Hıristiyanlık dininin yayılımı sırasında ortaya çıkan teolojik tartışmalara son vermek için yapılan genel konsil (Consil Oecumenik) toplantısı hangi şehirde olmuştur?
- A-) Ankyra (Ankara)
- B-) Tarsos (Tarsus)
- Cevap C-) Nikaia (İznik)
- D-) Hierapolis (Pamukkale)
- E-) Amasia (Amasya)
Açıklama: Hıristiyanlık ile ilgili dönemin bir diğer gelişmesi, dinin yayılımı sırasında ortaya çıkan teolojik tartışmalara son vermek için 325 yılında Nikaia’da (İznik) toplanan genel konsil (Consil Oecumenik) olmuştur. Bu konsil Hıristiyanlık tarihinde tartışmaları bitirmeyip, tam tersine daha sonra ortaya çıkacak teolojik tartışmaların ve birçok konsilin de ilk örneği olmuştur.
- 4. yüzyılda Pers işgali altındaki Anadolu’yu Makedonya Kralı (I) güçlü ordusu ve askerlik yeteneği ile önce Batıdan başlayarak ele geçirmiş, daha sonra Mısır ve Hindistan’a kadar ilerleyen imparatorluğunu kurmuştur.
Yukarıdaki cümledeki (I) boşluğunu doğru şekilde dolduran seçenek aşağıdakilerden hangisidir?- Cevap A-) III. Aleksandros
- B-) Antigonos
- C-) Darius
- D-) Gordios
- E-) Pythagoras
Açıklama: HELLENİSTİK DÖNEM’DE ANADOLU
III. Aleksandros
- 6. yüzyılda Pers işgalinden sonra Miletuslu kent planlayıcısı (I)’un ilk kez “düzenli bir kent planı” (II) sistemini hazırlamıştır. MÖ. 5. yüzyıldan sonra bu plan; Priene, Miletus, Herakleia Latmos ve Knidos gibi kentlerde uygulanmıştır.
Yukarıdaki cümledeki (I), (II) boşluklarını doğru şekilde dolduran seçenek aşağıdakilerden hangisidir?- Cevap A-) Hippodamos, ızgara
- B-) Antiganos, tapınak
- C-) Hippodamos, koloni
- D-) Kassandros, kale
- E-) Menestheus, liman
Açıklama: Kültürel Hareketlilik
Hippodamos, ızgara
- 1. Kral
2. Siyasal haklara sahip özgür yurttaşlar
3. Özgür ama siyasal haklardan yoksun insanlar
4. Toprağa bağlı her tür haktan yoksun köylüler
5. Köleler
Kent devletlerinde yukarıda yer alan zümrelerin kaçı bulunmaktadır?- A-) 1
- B-) 2
- C-) 3
- Cevap D-) 4
- E-) 5
Açıklama: Kent devletlerinde; siyasal haklara sahip özgür yurttaşlar, özgür ama siyasal haklardan yoksun insanlar, toprağa bağlı her tür haktan yoksun köylüler ve köleler bulunmaktaydı. Yani krallar yoktu.
- 1. Şehir dışında tiyatrolar
2. Spor etkinliklerinin gerçekleştirildiği gymnasionlar
3. Hamamlar
Hellen kentlerinde yukarıdaki yapılardan hangisi ya da hangilerine rastlanır?- A-) Yalnız I
- Cevap B-) I ve II
- C-) I ve III
- D-) II ve III
- E-) I, II ve III
Açıklama: Kentin genelde dışında inşa edilmiş yapılar tiyatrolar ve spor etkinliklerinin gerçekleştirildiği gymnasion görülmektedir. Bu dönemde hamamlar pek gözükmemektedir.
- 1. “__________ yılındaki __________ Savaşı’ndan sonra Octavianus, tüm rakiplerini ortadan kaldırmış ve Roma’nın tek hâkimi olmuştur. Hellenistik Dönem sona ererken, Roma için yeni bir süreç, İmparatorluk Dönemi başlamıştır.” Boşlukları hangileri doğru biçimde tamamlar?
- A-) MÖ. 25 Galatia
- Cevap B-) MÖ. 31 Actium
- C-) MÖ.47 Zela
- D-) MÖ.74 Bithynia
- E-) MÖ.111 Potnos
Açıklama: MÖ. 31 yılındaki Actium Savaşı’ndan sonra Octavianus, tüm rakiplerini ortadan kaldırmış ve Roma’nın tek hâkimi olmuştur. Hellenistik Dönem sona ererken, Roma için yeni bir süreç, İmparatorluk Dönemi başlamıştır.
- Anadolu’da Hellenistik dönemin ardından M.Ö. 510’da Anadolu’ya nüfuz etmeye başlayan uygarlık hangisidir?
- A-) Urartu
- B-) Phryg
- C-) Kartaca
- D-) Seleukos Krallığı
- Cevap E-) Roma
Açıklama: Hellenistik dönemin sonlarına doğru Anadolu’da Roma uygarlığı etkili olmaya başlamıştır.
- Anadolu’da kent devleti (polis) örgütlenme biçimi hangi yüzyılda ortaya çıkmıştır?
- A-) M.Ö. 6. yüzyıl
- B-) M.Ö. 7. yüzyıl
- C-) M.Ö. 8. yüzyıl
- Cevap D-) M.Ö.9. yüzyıl
- E-) M.Ö.10. yüzyıl
Açıklama: Kent devleti Anadolu’da M.Ö. 9. yüzyılda ortaya çıkmıştır.
- Attika-Delos nedir?
- A-) Persler ve Helenler arasında yapılan savaş
- Cevap B-) Hellenler arasında kurulan birlik
- C-) Pers valilerine verilen ad
- D-) Hellen kolonizasyon sistemi
- E-) Dinsel birlik
Açıklama: Perslere karşı birlikte mücadele edebilmek için Hellenler, MÖ. 487 yılında Atina önderliğinde Attika-Delos Birliği denilen bir birlik oluşturmuşlar ve birliğe giren kentler, yapılacak savaşlarda tüm yetkiyi Atina’ya bırakmışlardır.
- Aşağıdakilerden hangisi Hellenistik dönemin önde gelen akımları arasında yer almaz?
- A-) Stoacılık
- B-) Kinizm
- C-) Septisizm
- Cevap D-) Kozmopolitanizm
- E-) Epikrosçuluk
Açıklama: Sadece döneme değil, daha sonraki yüzyıllara da damgasını vuracak olan ve İskender’in danışmanlığını da yapmış Aristoteles’in (MÖ. 4. yy.) bilimleri birbirinden ayırmasından sonra felsefe bu uzmanlaşma alanı içerisinde özel bir yere sahip olmuştur. Temelde insana dair sorunların ele alındığı konular içerisinde metafizik ve ahlak tartışmalarından vazgeçilmemiştir. Dönemin önde gelen akımları; Stoacılık, Epikurosçuluk, Kinizm ve Septisizm (Şüphecilik) olmuştur.
- Aşağıdakilerden hangisi Hellenistik dönemde insanın, eğer hırs ve isteklerini yenip, acı ile sonuçlanan hazlardan kaçınmayı başarırsa ve kendisini manevi açıdan tatmin edecek şeyleri yapıp, ölüm karşısında kayıtsız kalabilirse erdeme erişebileceğine inanılan felsefi akımdır?
- A-) Stoacılık
- B-) Kinizm
- C-) Septisizm
- D-) Kozmopolitanizm
- Cevap E-) Epikrosçuluk
Açıklama: Epikurosçular insanın, eğer hırs ve isteklerini yenip, acı ile sonuçlanan hazlardan kaçınmayı başarırsa ve kendisini manevi açıdan tatmin edecek şeyleri yapıp, ölüm karşısında kayıtsız kalabilirse erdeme erişebileceğine inanmışlardır. Bu düşünceye göre devlet, insan grupları tarafından oluşturulmuş bir örgüttür. Bu nedenle bilge insan bu örgütün dışında kalmalıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi, 12 İon kentinin kendi aralarında kurdukları dinsel birliğe verilen addır?
- A-) Ekklasia
- B-) Emporion
- C-) Euxinos
- D-) Exeinos
- Cevap E-) Panionion
Açıklama: Panionion, 12 İon kentinin kendi aralarında kurdukları dinsel birliktir.
- Babil astronomlarından etkilenerek, MÖ. 28 Mayıs 585 tarihindeki güneş tutulmasını önceden hesaplayan bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Euclid
- B-) Ptolemy
- Cevap C-) Thales
- D-) Pythagoras
- E-) Archimedes
Açıklama: Erken dönemlerde daha çok fiziksel evreni anlamaya yönelik çabalar olduğu için Doğa Felsefesi olarak adlandırılmış ve temsilcilerine “İonia Doğa Düşünürleri” adı verilmiştir. Bunlardan ilki olan Miletuslu Thales (MÖ. 6. yy.), her şeyin özündeki madde olarak suyu öne sürmüştür. Geometri ve astronomi çalışmalarıyla da bilinen Thales’in Mısır piramitlerinin boylarını ölçtüğü, ama belki de hepsinden önemlisi Babil astronomlarından etkilenerek, MÖ. 28 Mayıs 585 tarihindeki güneş tutulmasını önceden hesapladığı bilinmektedir.
- Bugünkü batı dünyası hangi uygarlığı kendilerinin öncüsü olarak görür?
- A-) Hititler
- B-) Asurlular
- C-) Lidyalılar
- Cevap D-) Antik Helen
- E-) Antik Mısır
Açıklama: Batı uygarlığının temeli Helen uygarlığı olarak görülmektedir.
Antik Helen
- Büyük İskender’in Doğu seferiyle başlayıp VII. Cleopatra’nın ölümüyle sona eren ve doğu batı uygarlıklarının her anlamda birbiriyle etkileşim içinde bulunduğu çağa ne ad verilir?
- Cevap A-) Hellenistik
- B-) Roma
- C-) Pers
- D-) Hitit
- E-) Firig
Açıklama: Söz edilen özellikler Hellenistik dönemin özellikleridir.
- Büyük İskender’in İssos Savaşı’ndan sonra kurdurduğu (I) kenti günümüzde de önemli bir ticaret limanına sahiptir. Ayrıca fethettiği yerlerde aynı isimde pek çok kent kurdurduğu tahmin edilmektedir.
Yukarıdaki cümledeki (I) boşluğunu doğru şekilde dolduran seçenek aşağıdakilerden hangisidir?- Cevap A-) Aleksandreia
- B-) Antigoneia
- C-) Nikomedia
- D-) Antiokheia
- E-) Seleukeia
Açıklama: İskender’in Ölümünün Ardından Anadolu’nun Genel Görünümü
Aleksandreia
- Edebiyat konusunda Ionia’nın yetiştirdiği en önemli yazar hangisidir?
- A-) Thales
- B-) Herakleitos
- Cevap C-) Homeros
- D-) Anaksimenes
- E-) Herodot
Açıklama: Ionia’ nın en tanınmış ve büyük yazarı Homeros’tur.
- Ege Coğrafyasında Akalar ve Dorların yaşadığı M.Ö. 1100-900 yılları arasındaki dönem nasıl anılır?
- A-) Aydınlanma Çağı
- Cevap B-) Karanlık Çağ
- C-) Maden Çağı
- D-) Orta Çağ
- E-) Tarih Öncesi Çağ
Açıklama: HELLEN GÖÇLERİ SONRASI BATI ANADOLU
Karanlık Çağ
- Genelde mimari anlamda büyümelerine engel teşkil etmeyecek bir savunma sistemi oluşturularak yüksek bir alanda kurulan kentlere ne ad verilir?
- A-) Bouletherion
- Cevap B-) Akropolis
- C-) Nekropolis
- D-) Arşitrav
- E-) Tholos
Açıklama: Yüksekte kurulan kentlere Akropolis denir.
- Hellenlerin Perslere karşı birlikte mücadele edebilmek için, MÖ. 487 yılında Batı Anadolu kıyılarındaki kent devletlerini de içine alan, yapılacak savaşlarda tüm yetkiyi Atina’ya bırakan en büyük siyasal birlik aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Attika-Delos Birliği
- B-) Herakleia Birliği
- C-) Likya-Karia Birliği
- D-) Knidos Birliği
- E-) Miletus-Eleia Birliği
Açıklama: Perslere karşı birlikte mücadele edebilmek için Hellenler, MÖ. 487 yılında Atina önderliğinde Attika-Delos Birliği denilen bir birlik oluşturmuşlar ve birliğe giren kentler, yapılacak savaşlarda tüm yetkiyi Atina’ya bırakmışlardır. Batı Anadolu kıyılarındaki kent devletlerini de içine alan ve neredeyse üç yüze yakın kentin oluşturduğu birlik Hellenlerin siyasal alanda oluşturdukları en büyük birlik olmuştur.
- Historiae (Tarihler) adlı siyasi, askeri ve kültür tarihi içerikli eserinde Anadolu hakkında da ayrıntılı bilgiler veren, “Tarihin Babası” unvanıyla da anılan tarihçi kimdir?
- A-) Homeros
- Cevap B-) Herodot
- C-) Hekataios
- D-) Periegesis
- E-) Genealogia
Açıklama: Halikarnassoslu Herodot (MÖ. 5. yüzyıl) Historiae (Tarihler) adlı siyasi, askeri ve kültür tarihi
içerikli eserinde Anadolu hakkında da ayrıntılı bilgiler veren yazar “Tarihin Babası” unvanıyla da
nitelendirilmektedir.
- Homeros’un İlyada ve Odysseia destanlarında Hellenlerin Karanlık Çağı (Kahramanlık Çağı) hakkında ayrıntılı bilgiler verdiği, Batı Anadolu da dahil Ege Bölgesi’nde büyük hareketlerin yaşandığı dönem aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) MÖ. 900- 700
- B-) MÖ. 1000-800
- Cevap C-) MÖ. 1100-900
- D-) MÖ. 1200-1000
- E-) MÖ. 1300-1100
Açıklama: Homeros (MÖ. 8. yy.), İlyada ve Odysseia destanlarında Hellenlerin Karanlık (Kahramanlık) Çağı hakkında ayrıntılı bilgi sağlarken, eserleri Avrupa edebiyat tarihinin başlangıcı kabul edilir. Homeros’un aktardıkları bir yana, Batı Anadolu’da dahil Ege Bölgesi’nde büyük hareketlerin yaşandığı MÖ. 1100-900 yılları arasını kapsayan ve Karanlık Çağ olarak adlandırılan bu dönemle ilgili en somut verilerimiz kazılardan elde edilen seramik (çanak-çömlek) buluntulardır.
- İonia Doğa Düşünürlerinin önde gelen temsilcisi, astronomi çalışmalarıyla isim yapmış, MÖ. 28 Mayıs 585 tarihindeki güneş tutulmasını önceden hesapladığı bilinen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Diogenes
- Cevap B-) Thales
- C-) Hippon
- D-) Arkhelaos
- E-) Herakleitos
Açıklama: Bilimsel düşüncenin temelleri dünya üzerinde ilk defa Miletus kentinde atılmıştır. Erken dönemlerde daha çok fiziksel evreni anlamaya yönelik çabalar olduğu için Doğa Felsefesi olarak adlandırılmış ve temsilcilerine “İonia Doğa Düşünürleri” adı verilmiştir. Bunlardan ilki olan Miletuslu Thales (MÖ. 6. yy.), her şeyin özündeki madde olarak suyu öne sürmüştür. Geometri ve astronomi çalışmalarıyla da bilinen Thales’in Mısır piramitlerinin boylarını ölçtüğü, ama belki de hepsinden önemlisi Babil astronomlarından etkilenerek, MÖ. 28 Mayıs 585 tarihindeki güneş tutulmasını önceden hesapladığı bilinmektedir.
- Karadeniz’in kuzey kıyısındaki zengin (Kırım) kentleriyle olan ilişkiler sonucu politik ve ekonomik açıdan oldukça güçlenen, Roma’ya karşı Anadolu’daki halkların koruyucusu olarak ortaya çıkan, yerel krallıklara ait toprakları bazen işgal bazen de antlaşma yoluyla elde ederek Roma ile büyük bir mücadeleye giren Pontos kralı kimdir?
- Cevap A-) VI. Mithradates
- B-) III. Antiokhos
- C-) III. Attalos
- D-) IV. Nikomedes
- E-) II. Seleukos
Açıklama: Pontos Kralı VI. Mithradates Eupator’un, yarı efsanevi yarı tarihi bilgiler ışığında; dokuz yıl boyunca ormanlarda gizlenip, vahşi hayvanlarla dövüşerek kendisini güçlendirdiği, her türlü zehre karşı bağışıklık kazandığı, birçok dil bildiği ve ordusundaki farklı milletlerden askerlerin her birinin kendi dilinde konuştuğu bilinmektedir. Karadeniz’in kuzey kıyısındaki zengin (Kırım) kentleriyle olan ilişkiler sonucu politik ve ekonomik açıdan oldukça güçlenen VI. Mithradates, Roma’ya karşı Anadolu’daki halkların koruyucusu olarak ortaya çıkmış, yerel krallıklara ait toprakları bazen işgal bazen de antlaşma yoluyla elde ederek Roma ile büyük bir mücadeleye girmiştir. MÖ. 88 yılında başlayan ilk savaşın kazananı ve kısa zamanda neredeyse bütün Anadolu’nun egemeni Mithradates oldu.
- M.Ö. 6 yüzyılda Batı Anadolu kimler tarafından işgal edilmiştir?
- Cevap A-) Persler
- B-) İonlar
- C-) Aioller
- D-) Dorlar
- E-) Karlar
Açıklama: Bu dönemde batı Anadolu Karlar tarafından işgal edildi.
Persler
- M.Ö. 6. Yüzyılda Batı Anadolu (I)ler tarafından işgal edilmiştir. İşgalciler (II) denilen bir çeşit eyalet sistemi olan siyasi şehirler kurup (III) tarafından yönetmişlerdir.
Yukarıdaki cümlelerde parantez içi (I),(II),(III) kısımları doğru şekilde dolduran ifadeler aşağıdakilerden hangisidir?- A-) Yunan, koloni, krallar
- B-) Çin, korint, hanlar
- Cevap C-) Pers, satrap, tiranlar
- D-) Türk, beylik, kağanlar
- E-) Bizans, şehir, tekfurlar
Açıklama: Persler, İonia Ayaklanması ve Sonuçları
Pers, satrap, tiranlar
- M.Ö. 753-476 yılları arasında Anadolu’da üç farklı siyasi yapı ile yönetilen büyük bir uygarlık aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Yunan
- Cevap B-) Roma
- C-) Pers
- D-) Urartu
- E-) İyon
Açıklama: ROMA DÖNEMİ’NDE ANADOLU
- M.Ö. ikinci binin ikinci yarısında başlayan Anadolu’ya göç hareketi sırasında kullandıkları lehçelere göre Batı Anadolu’nun kuzeyine hangi halklar yerleşmiştir?
- Cevap A-) Aioller
- B-) İonlar
- C-) Dorlar
- D-) Firigler
- E-) Lidyalılar
Açıklama: Göçler sırasında bu bölgeye yerleşen halk Aioller’dir.
- MÖ. 5. yüzyılda Historiae (Tarihler) adlı siyasi, askeri ve kültür tarihi içerikli eserinde Anadolu hakkında da ayrıntılı bilgiler veren ve “Tarihin Babası” unvanıyla nitelendirilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Homeros
- B-) Hekataios
- C-) Herakleitos
- Cevap D-) Heredot
- E-) Anaksimandros
Açıklama: Bu dönemin diğer önemli tarihçisi de şüphesiz ki Halikarnassoslu Herodot’tur (MÖ. 5. yüzyıl). Historiae (Tarihler) adlı siyasi, askeri ve kültür tarihi içerikli eserinde Anadolu hakkında da ayrıntılı bilgiler veren yazar “Tarihin Babası” unvanıyla da nitelendirilmektedir.
- MS. 313 Milano Fermanı ile aşağıdakilerin hangisi gerçekleşmiştir?
- A-) Senato eyaletlerinin oluşturulması
- B-) İmparatorluktaki herkese vatandaşlık hakkının verilmesi
- C-) İmparatorluğun 4 parçaya ayrılması
- D-) Sikkelerin sadece devlet darphanelerinde basılması
- Cevap E-) Roma İmparatorluğu’nun resmi olarak Hıristiyanlığı tanıması
Açıklama: MS. 313 Milano Fermanı Roma İmparatorluğu’nun resmi olarak Hıristiyanlığı tanıdığını açıkça ortaya
koymaktadır.
- Makedon General (I) M.Ö. 3. yüzyılın başlarında Anadolu’nun hakimi olmuştur. (II) ünvanı ile (III) hazırlatarak güç sembolü oluşturmuştur.
Yukarıdaki cümledeki (I), (II), (III) kısımlarını doğru şekilde dolduran seçenek aşağıdakilerden hangisidir?- Cevap A-) Antigonos, basileus, sikke
- B-) Kassandros, basileus, heykel
- C-) III. Aleksandros, kral, sikke
- D-) Lysimakhos, satrap, kılıç
- E-) Darius, kral, heykel
Açıklama: İskender’in Ölümünün Ardından Anadolu’nun Genel Görünümü
Antigonos, basileus, sikke
- MÖ. 2000’in ikinci yarısından sonra Avrupa’dan Yunanistan üzerinden Batı Anadolu’ya giren Anadolu’daki yerli halklarla karışıp yeni sentez kültürler oluşturan “Akalar” ve “Dorlar” denilen büyük halk gruplarının hikayesi hangi eserde anlatılır?
- Cevap A-) İlyada-Homeros
- B-) Şehname-Firdevsi
- C-) Gılgamış-Sümer
- D-) İgor-Rus
- E-) Oğuz Kağan-Türk
Açıklama: HELLEN GÖÇLERİ SONRASI BATI ANADOLU
Homeros-İlyada
- MÖ. 2000’in ikinci yarısından sonra Avrupa’dan Yunanistan üzerinden Batı Anadolu’ya giren halk gruplarından biri olan İyonların (M.Ö. 1200-700) kurdukları şehir/şehirler aşağıdakilerden hangisidir?
I.Gordion
II.Kolophon
III.Samos
IV.Palu
V.Tuşpa- A-) I,III,V
- B-) II,IV
- Cevap C-) II,III
- D-) Yalnız II
- E-) Yalnız IV
Açıklama: Göç Hareketleri Sonrasında Batı Anadolu
II.Kolophon
III.Samos
- MÖ. 2000’in ikinci yarısından sonra Avrupa’dan gelip Batı Anadolu’ya yerleşen halk gruplarından biri olan İyonların (M.Ö. 1200-700) kurdukları şehir devletlerine ne ad verilir?
- A-) site
- B-) satrap
- C-) korint
- D-) koloni
- Cevap E-) polis
Açıklama: Kent Devletlerinin (Polis) Ortaya Çıkışı ve Kolonizasyon Hareketleri
- Octavianus ile başlayan ve Nero’nun öldürülmesiyle sona eren Iulius- Claudius Hanedanlığı olarak adlandırılan ilk hanedanlık hangi tarihlerde hüküm sürmüştür?
- A-) MÖ. 45-MÖ. 34
- B-) MÖ. 39-MÖ. 27
- Cevap C-) MÖ. 27-MS. 68
- D-) MÖ. 25-MS. 56
- E-) MÖ 17-MS 45
Açıklama: Octavianus’un aldığı unvanlar onu bir imparator konumuna getirmiştir. Zaten süreçte imparatorların otoriteleri artmış ve Roma’yı hanedanlar yönetmeye başlamıştır. Bu anlamda ilk hanedanlık Octavianus ile başlayan ve Nero’nun öldürülmesiyle sona eren Iulius- Claudius Hanedanlığı (MÖ. 27-MS. 68) olmuştur.
- Roma İmparatorluğu’nda Cumhuriyet Dönemi’ni sonlandırıp imparator konumuna erişen komutan kimdir?
- A-) Caesar
- B-) Antonius
- C-) Lepidus
- Cevap D-) Octavianus
- E-) Lucullus
Açıklama: Actium zaferinden sonra Roma dünyasının her yanında genel bir barış döneminin başladığını ilan
eden Octavianus’a Senato, princeps (birinci vatandaş), Augustus (kutsal), vb. çeşitli unvanlar vererek onu yönetimdeki tek adam statüsüne getirmiştir. Fiili olarak olmasa da aslında ilk başlarda yaşanan tüm gelişmeler Cumhuriyet Dönemi’nin sona erdiğine ve yeni bir çağın başladığına açık bir işarettir. Zira yönetimi sırasında Cumhuriyet döneminin meclisleri ve kurumları varlığını sürdürdüğü için ortada Eski Doğu veya Hellenistik krallıklarda olduğu gibi mutlak monarşi görünümü yoktur. Ama ne olursa olsun Octavianus’un aldığı unvanlar onu bir imparator konumuna getirmiştir. Zaten süreçte imparatorların otoriteleri artmış ve Roma’yı hanedanlar yönetmeye başlamıştır. Bu anlamda ilk hanedanlık Octavianus ile başlayan ve Nero’nun öldürülmesiyle sona eren Iulius- Claudius Hanedanlığı (MÖ. 27-MS. 68) olmuştur.
- Sadece Roma tarihini değil, dünya tarihini de derinden etkilemiş olan MS. 313 yılındaki Milano Fermanında aşağıdakilerden hangisi dile getirilmiştir?
- Cevap A-) İmparatorluğun resmi olarak Hıristiyanlığı tanıdığını ortaya koyması
- B-) İmparatorluk başkentinin Byzantion olarak değiştirilmesi
- C-) Sikkelerin sadece devlet darphanelerinde basılacağına karar verilmesi
- D-) Doğulu geleneklerin sızdığı devlet bürokrasisinde köklü reformların gerekliliği
- E-) Toplumsal ve ekonomik statü gözetilmeksizin herkese vatandaşlık hakkı verilmesi
Açıklama: Döneminin en önemli olaylarından biri hiç şüphesiz ki sadece Roma tarihini değil, dünya tarihini de derinden etkileyecek olan MS. 313 Milano Fermanı’dır. Bu ferman, Roma İmparatorluğu’nun resmi olarak Hıristiyanlığı tanıdığını açıkça ortaya koymaktadır. Böylelikle Hıristiyanlar üzerindeki devlet baskısı kalkmış, kovuşturmaya uğramış ya da malları müsadere edilmek suretiyle hukuki bir ayrımcılığa uğrayan Hıristiyanlar haklarını geri alabilmişlerdir.
- İmparatorluk döneminde Romalıların Anadolu’da eyaletlerde mimari ve teknik olarak en fazla hangisine önem vermişlerdir?
- Cevap A-) Yol yapımı
- B-) Kent düzeni
- C-) Hamamlar
- D-) Kütüphaneler
- E-) Surlar
Açıklama: Romalılar eyaletlerde en çok yol yapımına önem vermiştir.
Ünite 5
- “Müslüman Arapların akınlarını önleyebilmek için Bizans Devleti Anadoluyu dört eyalete bölmüştür. Bu eyaletler …………………… kelimesi ile adlandırılmıştır.”
Yukarıdaki ifadede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?- Cevap A-) Thema
- B-) Tetraşi
- C-) Heretik
- D-) Eklogi
- E-) magister officiorum
Açıklama: Thema
- Antik Yunanca’da, “suya ya da sıvıya batırmak” anlamına gelen kelime aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Eparhos
- B-) Solidus
- C-) Transept
- Cevap D-) Vaftiz
- E-) Ölüm
Açıklama: Vaftiz kelimesi Antik Yunanca’da, “suya ya da sıvıya batırmak” anlamına gelen Bap’tizo ya da Vap’tizo kelimesinden gelir.
- Aşağıdakilerden hangisi Bizans uygarlığındaki dini el yazmalarından birine örnek olarak gösterilemez?
- Cevap A-) Krizobul
- B-) Oktateuch
- C-) Lektionar
- D-) Perikop
- E-) Menelogya
Açıklama: Krizobul imparatorluk fermanlarına verilen isimdir.
- Aşağıdakilerden hangisi Bizans İmparatorluğunda İmparatorun mal varlığından sorumludur?
- A-) Corpus iuris civilis
- B-) Magister officiorum
- C-) Comes sacrarum largitionum
- Cevap D-) Comes rei private
- E-) Praepositus sacri cubiculi
Açıklama: Doğru yanıt D seçeneğidir. Konstantinopolis’in doğu Roma İmparatorluğunun başkenti olmasının ardından merkezi idareye bağlı kurumların Roma’da olduğu gibi burada da oluşturulması ihtiyacı doğmuştur. Bu dönemde sayıları 12 olan her bir eyalet, piskoposluk bölgesi adı verilen yeni bir idari bölgeye dahil edilmiştir. Sivil idari yapısı ise şu şekilde oluşturulmuştur: • magister officiorum (İdari Sorumlu): 4. yüzyıldan başlayarak 6. yüzyıla kadar merkezi idarenin en önemli üst düzey görevlisi. Saray törenlerinden, ulaşımdan ve istihbarattan sorumludur. • comes sacrarum largitionum (Kutsal Cömertlik Kontu): Madenler, darphane, belirli vergilerin toplanması ve askeri birliklere özel ikramiyelerin verilmesinden sorumludur. • comes rei private (İmparator’un Şahsi Hesap Kontu): İmparator’un sınırsız mal varlığından, özellikle de geniş kiralık arazilerinden sorumludur. • praepositus sacri cubiculi: Mabeyinci, haremağası, imparatora ulaşımı kontrol eden kişidir.
- Aşağıdakilerden hangisi Bizans’ın doğu sınır komşusudur?
- Cevap A-) Emeviler
- B-) Avarlar
- C-) Kapçaklar
- D-) Ostrogotlar
- E-) Tatarlar
Açıklama: Emeviler
- Aşağıdakilerden hangisi Bizans’ın kuzeydeki komşularından biridir?
- A-) Sasaniler
- B-) Emeviler
- C-) Abbasiler
- D-) Selçuklular
- Cevap E-) Göktürkler
Açıklama: Bizans’ın zaman zaman barış ama genellikle savaş halinde olduğu ve sınırlarında da sürekli değişen komşuları şunlardır. Doğu’da Sasaniler, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular, Osmanlılar; Kuzeyli Türk komşuları Hunlar, Göktürkler, Avarlar, Bulgarlar, Hazarlar, Peçenekler, Oğuzlar, Kıpçaklar, Tatarlar; Batı’da ise Gotlar, Vizigotlar, Ostrogotlar, Vandallar, Lombardlar, Franklar, Normanlar, Varanglar, Venedikliler ve Cenevizliler’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi ikonaların konularından biri değildir?
- A-) İsa
- B-) Meryem
- C-) Azizler
- D-) Azizlerin yaşamları
- Cevap E-) Yerel halk
Açıklama: İkonalar: İsa, Meryem, Azizler ve Azizlerin yaşamlarının canlandırıldığı, taşınabilir nitelikte ibadet amacı taşıyan dini konulu resimlerdir
Yerel halk
- Aşağıdakilerden hangisi imgelerin kasıtlı olarak yok edilmesini anlatır?
- A-) Typikon
- Cevap B-) İkonakırıcılık
- C-) Milano fermanı
- D-) Eklogi
- E-) Heretik
Açıklama: Doğru yanıt B seçeneğidir. İkonakırıcılık (İkonoklazm) sözcüğü Yunancadaki eikon (ikona ya da imge) ve klao (kırmak ya da yıkmak) sözcüklerinden gelir. Sözcük anlamıyla imgelerin kasıtlı olarak yok edilmesini anlatır. Müslüman fetihleri ve İkonakırıcılık tartışmalarının yer aldığı 7. ve 9. yüzyıllar arası Bizans tarihinde “Karanlık Dönem” olarak adlandırılmaktadır.
- Aşağıdakilerden hangisi manastırların gelir kaynağını oluşturmaz?
- Cevap A-) İkonakırıcılık
- B-) Tarımsal işler
- C-) Kitap bezeme
- D-) El yazması çoğaltma
- E-) Rahiplerin el emeği
Açıklama: İkonakırıcılık
- Aşağıdakilerden hangisi İmparator I. Konstantinos tarafından geliştirilen sivil idari yapılardan biri değildir?
- A-) Magister officiorum (İdari Sorumlu): 4. yüzyıldan başlayarak 6. yüzyıla kadar merkezi idarenin en önemli üst düzey görevlisi. Saray törenlerinden, ulaşımdan ve istihbarattan sorumludur.
- B-) Comes sacrarum largitionum (Kutsal Cömertlik Kontu): Madenler, darphane, belirli vergilerin toplanması ve askeri birliklere özel ikramiyelerin verilmesinden sorumludur
- C-) Comes rei private (İmparator’un Şahsi Hesap Kontu): İmparator’un sınırsız mal varlığından, özellikle de geniş kiralık arazilerinden sorumludur.
- Cevap D-) Tetrarşi: İmparator Diokletianus, dört başlı manasında tetrarhia denilen yeni bir yönetim sistemi kurmuştur. Bu sisteme göre imparatorluğu iki agustus ve iki (Caesar) sezar birlikte yöneteceklerdi. Agustuslardan biri imparatorluğun batısına diğeri ise doğusuna hükmedecekti.
- E-) Praepositus sacri cubiculi: Mabeyinci, haremağası, imparatora ulaşımı kontrol eden kişidir.
Açıklama: A, B, C, E şıkları İmparator I. Konstantinos tarafından geliştirilen sivil idari yapılardır. D şıkkı ise Tetrarşi tanımıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi İsa’nın bedenini, kanını ve ekmeği simgeleyen şarabın kutsandığı Hıristiyan litürjisinin ana ayinidir?
- A-) Konsül diptikonları
- B-) Krizobul
- C-) Perikop
- D-) İkona
- Cevap E-) Ökaristi
Açıklama: Doğru yanıt E seçeneğidir. Ökaristi İsa’nın bedenini simgeleyen ekmek ve kanını simgeleyen şarabın kutsandığı Hıristiyan litürjisinin ana ayinidir.
- Bizans Devletinin monarşik yapısı, kimin dönemindeki imparatorluk rejiminden miras kalmıştır?
- Cevap A-) Augustus
- B-) I. Iustinianus
- C-) VII. Konstantinos Porphyrogenitos
- D-) İmparator Herakleios
- E-) II. Iustinianus
Açıklama: Bizans Devletinin monarşik yapısı, Augustus (MÖ.63-14) dönemindeki imparatorluk rejiminden miras kalmıştır. Diocletianus ve daha sonra Constantinus tarafından şekillendirilen yeni imparatorlukta hükümdar, tüm kamusal güçleri tek bir elde toplayan bir otoriteye sahiptir. Roma hukukunu temel alan imparatorlukta Bizans ordusu tümüyle imparatora bağlı bir örgüt olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğitim ise genellikle itibarlı kadınlar dışında erkeklere sunulan bir hizmettir.
- Bizans Devletinin yönetim yapısıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?
- A-) Monarşik bir yapıya sahiptir.
- B-) Hıristiyanlık resmi devlet dinidir.
- C-) Roma hukuku ile yönetilmiştir.
- Cevap D-) Eğitim tüm vatandaşlara sunulan bir hizmettir.
- E-) Ordu tümüyle hükümdara bağlı bir örgüttür.
Açıklama: Doğru yanıt D seçeneğidir. Bizans Devletinin monarşik yapısı, Augustus (MÖ.63-14) dönemindeki imparatorluk rejiminden miras kalmıştır. Diocletianus ve daha sonra Constantinus tarafından şekillendirilen yeni imparatorlukta hükümdar, tüm kamusal güçleri tek bir elde toplayan bir otoriteye sahiptir. Hıristiyanlığın resmi devlet dini olmasıyla beraber imparator Tanrı’nın yeryüzündeki vekili ve Tanrı’nın yeryüzündeki krallığını onun adına yöneten, Tanrı’nın kendisine emanet ettiği Hıristiyan devletinin yaşayan sembolü olarak kabul edilmiştir. Roma hukukunu temel alan imparatorlukta Bizans ordusu tümüyle imparatora bağlı bir örgüttür. Eğitim ise genellikle itibarlı kadınlar dışında erkeklere sunulan bir hizmettir.
- Bizans döneminde kırsal nüfus 4. yüzyıldan itibaren istikrarlı bir şekilde artmıştır. Bu süreçte Konstantinopolis tahılının büyük bölümünü hangi ülkeden elde etmekteydi?
- Cevap A-) Mısır
- B-) Suriye
- C-) Filistin
- D-) Ceneviz
- E-) Makedonya
Açıklama: Kırsal nüfus 4. yüzyıldan itibaren istikrarlı bir şekilde artmıştır. Kentsel büyüme de kendini her alanda göstermiştir. Konstantinopolis’teki ve diğer büyük şehir merkezlerindeki gıda ve diğer mallara olan talep, bu maddelerin büyük ölçekte kara yoluyla ve özellikle deniz yoluyla taşınmasını gerektiriyordu. Konstantinopolis tahılının büyük bölümü Mısır’dan, şarabı ise Suriye ve Filistin’den geliyordu.
- Bizans döneminde şehirde en yüksek dereceli olup, yasa ve emirlerin devamlılığının sağlayıp, kamu hizmetlerinden sorumlu memur, aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Eparhos
- B-) Bap’tizo
- C-) Typikon
- D-) Pakhomios
- E-) Eklogi
Açıklama: Eparhos: Şehirde en yüksek dereceli memur (Vali). Eparhos yasa ve emirlerin devamlılığının sağlamak ve kamu hizmetlerinden sorumludur.
- Bizans hukukunun temel kaynağı hangi hukuktur?
- A-) Fransız hukuku.
- B-) Selçuklular hukuku.
- C-) Sasaniler hukuku.
- D-) Osmanlı hukukudur.
- Cevap E-) Roma hukukudur.
Açıklama: Bizans hukukunun temel kaynağı Roma hukukudur.
- Bizans hukukunun temel kaynağı hangi imparatorluğun hukukuna dayanmaktadır?
- A-) Hun
- Cevap B-) Roma
- C-) Osmanlı
- D-) Emeviler
- E-) Abbasiler
Açıklama: Bizans hukukunun temel kaynağı Roma hukukudur. Roma hukuku içeriği ve kapsamı I. Iustinianos’un (527-565) Corpus Iuris Civilis (Medeni Hukuk Derlemesi) isimli derlemesinde toplanmış ve Bizans hukukuna aktarılmıştır
- Bizans kültürüyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğru değildir?
- A-) Klasik ve Hellenistik dönemlerin zengin mirasından etkilenmiştir.
- B-) Hristiyanlık, kültürün evrimleşmesinde merkezi rol oynamıştır.
- C-) Etnik topluluklarda oluşan çok kültürlü bir yapı niteliği göstermiştir.
- D-) Yahudilik ve İslamı hoşgören bir anlayışa sahip olmuştur.
- Cevap E-) Heretiklere karşı tolerans gösteren bir düşünce yapısı gelişmiştir.
Açıklama: Doğru yanıt E seçeneğidir. Bizans İmparatorluğu, kimliğini Anadolu topraklarından almıştır. Klasik ve Hellenistik dönemlerin zengin mirası da Bizans’ın kültür evrimini büyük ölçüde etkilemiştir. Bununla birlikte Bizans kültürünün şekillenmesinde devlet dini olarak Hıristiyanlığın önemli ve merkezi rolü olmuştur. Bizans İmparatorluğunda Yunan kültürü ve Yunan dili egemen olsa da farklı etnik topluluklarda oluşan çok kültürlü bir yapıya sahipti. İmparatorlukta egemen ve resmi din Hıristiyanlıktı, ancak Yahudilik ve İslam’a da genellikle hoşgörü gösterilmekteydi. Ancak bu tolerans heretikler (Ortodoks olmayan bir görüşü benimseyen kişi) için geçerli değildi.
- Bizans mimarisinde kiliselerde orta nefi dik kesen ve orta nefle birlikte bir haç şekli meydana getiren sahına ne ad verilmektedir?
- Cevap A-) Transept
- B-) İkona
- C-) Ökaristi
- D-) Perikop
- E-) Solidus
Açıklama: Doğru yanıt A seçeneğidir. Bizans mimarisi, kamusal ve sosyal işlevli yapılar ve dini mimari olarak iki başlık altında değerlendirilebilir. Kamusal ve sosyal işlevli yapılar arasında meydanlar, anıtlar, saraylar, konutlar ve su yapıları bulunmaktadır. Kilise, şapel, vaftizhane, martirium, hipoje, katakomp gibi yapılar Bizans dini mimarisi yapı türleri arasında yer almaktadır. Yeni ibadet yapıları olan kiliseler, Roma döneminde mahkeme salonu olarak kullanılan bazilikalardan esinlenerek inşa edilmiştir. Erken dönem Bizans bazilikaları örtü ve mimari özelliklerine göre dört başlık altında değerlendirilir. Bunlar; Ahşap Örtülü (Hellenistik) Bazilika, Tonoz Örtülü Bazilika, Kubbeli Bazilika ve Transeptli Bazilika’dır. Transept, kiliselerde orta nefi dik kesen ve orta nefle birlikte bir haç şekli meydana getiren sahına verilen isimdir.
- Bizans sanatı büyük ölçüde dini amaçlarla ısmarlanmakta, kiliseler ve manastırlarda kullanılmak üzere tahsis edilmekteydi. Hanedan ve saray mensupları dini yapıları ve dini sanatı himaye etmeye istekliydi. Bazı lüks mallar devlet tekelindeydi.Aşağıdakilerden hangisi o mallardan biri değildir?
- A-) İpek
- B-) Fildişi
- C-) Gümüş
- D-) Cam
- Cevap E-) Ahşap
Açıklama: r. Bizans sanatının büyük ölçüde dini amaçlarla ısmarlandığı, kiliseler ve manastırlarda kullanılmak üzere tahsis edilmiş olduğunu söyleyebiliriz. Bununla beraber diğer Ortaçağ toplumlarında olduğu gibi, üretilen sanat genellikle himayeye dayanmaktaydı. Yani hanedan ve saray mensupları dini yapıları ve dini sanatı himaye etmeye istekliydiler. Örneğin baştan beri tüm lüks mallar (ipek, altın, gümüş, fildişi, cam) devlet tekeli olarak işlem görmüştür
Ahşap
- Bizans İmparatorluğu Akdeniz etrafında kurulmuş ve kültürü bu coğrafyadan fazlasıyla etkilenmiş bir uygarlıktır. Bu nedenle Bizans’ın iletişimi, ticareti, endüstrisi ve iklimi genellikle Akdeniz’in özellikleri tarafından belirlenmiştir.
Yukarıda verilen parçada Akdeniz’in hangi özelliğinden söz edilmektedir?- Cevap A-) Akdeniz kıyılarının oldukça girintili ve çıkıntılı olması
- B-) Deniz suyu sıcaklığı
- C-) Akdeniz’in doğusunda 7. yüzyıla kadar Bizans’ın elinde kalan ancak Arap fetihleri sonucu kaybedilen Suriye ve Mısır’ın önemli alanlarından biri olması
- D-) Anadolu’nun özellikle orta ve doğu kısımları tarımdan çok hayvancılık için uygun olması
- E-) Balkanlara yakın olması
Açıklama: Bizans İmparatorluğu Akdeniz etrafında kurulmuş ve kültürü bu coğrafyadan fazlasıyla etkilenmiş bir uygarlıktır. Bu nedenle Bizans’ın iletişimi, ticareti, endüstrisi ve iklimi genellikle Akdeniz’in özellikleri tarafından belirlenmiştir. Özellikle oldukça girintili ve çıkıntılı olan Akdeniz kıyıları güvenli deniz trafiği için son derece elverişlidir. Bu uygun fiziksel koşullar, Akdeniz çevresinde ulaşım ve ticareti teşvik etmiş ve kıyı bölgelerinde yaşayan insanların hayat standartlarına olumlu katkılar sağlamıştır.
- Bizans İmparatorluğunda aşağıdakilerden hangisi yoktur?
- Cevap A-) Üniversitede kızlar ve erkekler birlikte okur.
- B-) Eğitim yüksek makamların anahtarıdır.
- C-) Önde gelen pozisyonlar liyakate bağlıdır.
- D-) Eğitim üç dereceye ayrılmıştır.
- E-) Temel eğitimi kilise üstlenmiştir.
Açıklama: Üniversitede kızlar ve erkekler birlikte okur.
- Bizans İmparatorluğunun başlangıcı Konstantinopolis’in inşa edildiği tarih, sonlanması ise Türkler tarafından fethedildiği tarihtir. Buna göre aşağıdaki hangi tarih doğrudur?
- Cevap A-) 287-1453
- B-) 324-1452
- C-) 527-1457
- D-) 395-1457
- E-) 330-1455
Açıklama: 287-1453
- Bizans İmparatorluğunun sahip olduğu en büyük bölge aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Mora
- B-) Balkanlar
- Cevap C-) Anadolu
- D-) Suriye
- E-) Mısır
Açıklama: Doğru yanıt C seçeneğidir. Anadolu, 11. yüzyıl sonuna değin coğrafi ve siyasi anlamda Bizans İmparatorluğu’nun stratejik merkezi konumundaydı. Anadolu’dan sonra Bizans’ın sahip olduğu en büyük bölge Balkanlardı.
- Bizans İmparatorluğunun uzun yıllar sınırlarını oluşturan nehirler hangileridir?
- A-) Kuzey sınırı Tuna Nehri Güney sınırı Struma Nehri
- Cevap B-) Kuzey sınırı Tuna Nehri Doğu sınırı Fırat Nehri
- C-) Doğu sınırı Fırat Nehri Batı sınırı Mesta Nehri
- D-) Güney sınırı Struma Nehri Doğu sınırı Fırat Nehri
- E-) Güney sınırı Struma Nehri Batı sınırı Mesta Nehri
Açıklama: Bizans İmparatorluğunun uzun yıllar kuzey sınırı Tuna Nehri, doğu sınırı ise Fırat Nehri’dir.
- Bizans’ta aşağıda belirtilen hangi ceza yoktur?
- Cevap A-) Hapis Cezası
- B-) Ölüm cezası
- C-) Sürgün cezası
- D-) Kırbaç cezası
- E-) Uzuv kesme cezası
Açıklama: Hapis cezası
- Bizanslı kavramı kaçıncı yüzyılda ortaya çıkmıştır?
- A-) 14.
- B-) 17.
- Cevap C-) 16.
- D-) 19.
- E-) 13.
Açıklama: Bizanslı kavramı 16. yüzyılda ortaya çıkmıştır.
- Bizanslılarda Anadolu’yu dört eyalete bölen ve eyalet içinde toprağa bağlı yerel ordu bulunduran sisteme ne ad verilmektedir?
- A-) Diokosta
- Cevap B-) Thema
- C-) Tetrarşi
- D-) Heretik
- E-) Senato
Açıklama: Doğru yanıt B seçeneğidir. Heraklios döneminde (610-640) Müslüman Arapların akınlarını Anadolu’da önleyebilmek için Bizans Devleti, Anadolu’yu dört eyalete bölmüştür. Bu eyaletler thema kelimesi ile adlandırılmıştır. Themaların genel özelliği eyalet içinde toprağa bağlı yerel ordu bulundurmasıdır. Bundan dolayı kolordu olarak da bilinmektedirler.
- Bizansta kaçıncı yüzyıldan sonra ise tahtın babadan oğula geçmesi yolu benimsenmiştir?
- A-) 8.
- Cevap B-) 7.
- C-) 9.
- D-) 10.
- E-) 11.
Açıklama: 7. yüzyıldan sonra ise tahtın babadan oğula geçmesi yolu benimsenmiştir.
- Bizans’ta ortalama yaşam ömrünün 35 yaş olması aşağıdakilerden hangisine yol açmıştır?
- A-) Roma ailesinde erkeğin otoritesi her şeyden önemli olmasına
- B-) Evlilikten doğan çocuklar ya babalarının yasal mirasçıları olarak kabul edilmesine
- Cevap C-) Asgari evlilik yaşının erkeklerde 15, kızlarda 12 ya da 13 olmasına
- D-) Evlilikler genellikle yedinci derece akrabalık derecesine kadar uzanan yakın biyolojik ilişkiler arasında gerçekleşmemesine
- E-) Üst sınıf aileler genellikle evlilikleri servetlerini belirleyecek bir anlaşma olarak görmesine
Açıklama: Asgari evlilik yaşı erkeklerde 15, kızlarda 12 ya da 13 idi. Bizans’ta ortalama yaşam ömrünün 35 yaş olduğu göz önüne alındığında erken yaşta evlenmek çocuk sahibi olmak için bir zorunluluk gibi görünmektedir
- Dört başlı manasına gelen ve İmparator Diokletianus’un kurduğu yeni yönetim sisteminin adı nedir?
- A-) Thema
- B-) Heretik
- C-) Senato
- Cevap D-) Tetrarşi (tetrarhia)
- E-) Eklogi
Açıklama: İmparator Diokletianus, dört başlı manasında Tetrarşi(tetrarhia) denilen yeni bir yönetim sistemi kurmuştur.
- Günümüzde İstanbul’daki önemli su yapısı örneklerinden biri olan, Türk döneminde de “Bozdoğan Su Kemeri” olarak adlandırılmış su kemeri, hangi imparatorluk tarafından yaptırılmıştır?
- A-) Hazarlar
- B-) Emeviler
- Cevap C-) Roma
- D-) Sasaniler
- E-) Kıpçaklar
Açıklama: Başkent Konstantinopolis’in ilk çağlarda su ihtiyacı, kentteki sarnıçlarla sağlanmıştır. Roma İmparatorluğu döneminde ise ilk su tesisleri yapılmıştır. Erken Bizans dönemi diğer kentlerinde olduğu gibi Konstantinopolis’te de antik çağda inşa edilmiş su kemerleri ve kanallar gerektiğinde onarılarak kullanılmıştır. Roma İmparatoru Valens (364-378) tarafından yaptırılan ve Türk döneminde “Bozdoğan Su Kemeri” olarak adlandırılmış su kemeri bugün İstanbul’daki önemli su yapısı örneklerinden biridir.
- Heraklios döneminde Müslüman Arapların akınlarını Anadolu’da önleyebilmek için Bizans Devleti, Anadolu’yu dört eyalete bölmüştür. Bu eyaletler kelimesi hangi isim ile adlandırılmıştır?
- Cevap A-) Thema
- B-) Heretik
- C-) Bizanslı
- D-) Tetrarşi
- E-) Senato
Açıklama: Heraklios döneminde (610-640) Müslüman Arapların akınlarını Anadolu’da önleyebilmek için Bizans Devleti, Anadolu’yu dört eyalete bölmüştür. Bu eyaletler thema kelimesi ile adlandırılmıştır.
- Hıristiyan kilisesinde Ortodoks olmayan bir görüşü benimseyen kişi nasıl tanımlanır?
- A-) Tetrarşi
- B-) Thema
- C-) Senato
- D-) Eklogi
- Cevap E-) heretik
Açıklama: Hıristiyan kilisesinde“heretik”, Ortodoks olmayan bir görüşü benimseyen kişi olarak tanımlanır.
- Hıristiyan kilisesinde Ortodoks olmayan bir görüşü benimseyen kişiye ne ad verilmektedir?
- Cevap A-) Heretik
- B-) Helenistik
- C-) Bizanslı
- D-) Kıpçak
- E-) Vandal
Açıklama: Doğru yanıt A seçeneğidir. Heretik kelimesinin kökeni Eski Yunanca’da “seçmeci, mezhepçi”, Latince’de “sapkın” sözcüğüne dayanmaktadır. Hıristiyan kilisesinde “heretik”, Ortodoks olmayan bir görüşü benimseyen kişi olarak tanımlanır.
- Hıristiyan manastırcılığının ilk kurucusu olarak kabul edilen kişi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Diokletianus
- B-) Justin
- Cevap C-) Antonios
- D-) Kayserili Basileios
- E-) Theodosios
Açıklama: Doğru yanıt C seçeneğidir. Hıristiyan manastırcılığının ilk kurucusu olarak Antonios kabul edilir. 251 yılında Kahire/Koma’da doğduğu kabul edilen Antonios kendisini izleyen müritleriyle çölde yaşadığı deneyimleri paylaşmış ve etrafında böylece bir topluluk oluşmuştur
- Hıristiyanlığın ilk yıllarında dünyadan el etek çekip, toplumdan uzakta inzivaya çekilerek dua ve ibadet yoluyla Tanrı’yı arama yani inziva yolunu seçen kişi münzevi olarak tanımlanmıştır. Münzevi yaşamda, duyguların köreltilmesi, cinsellik, zenginlik, aşırı istek gibi dünyevi duygulardan arınmayı içeren ruhani akımdır.
Aşağıdakilerden hangisi bu akımın güçlenmesinin nedenlerinden biri değildir?- A-) Hz. İsa’yı örnek almak, onun bilgisine sahip olmak, aklın ve vücudun getirdiği günahlara karşı mücadele etmek
- Cevap B-) Manastırların köy manzaralarının doğal bir parçası olarak görülmesi
- C-) Hıristiyanlara yapılan zulümlerden kaçmak
- D-) Hıristiyanlığın hoş görülmeye başlaması
- E-) Halkın İmparatorlukta uzun süren savaşlar, yoksulluk, asker kaçakları ve vergi gibi günlük hayatın yükümlülüklerinden kaçmak istemesi
Açıklama: Mısır’da. 3. yüzyıl sonu ve 4. yüzyıl başlarında ortaya çıkan manastır hareketinin temelinde Hz. İsa’yı örnek almak, onun bilgisine sahip olmak, aklın ve vücudun getirdiği günahlara karşı mücadele etmek yatmaktadır. Hıristiyanlığın ilk yıllarında dünyadan el etek çekip, toplumdan uzakta inzivaya çekilerek dua ve ibadet yoluyla Tanrı’yı arama yani inziva yolunu seçen kişi münzevi olarak tanımlanmıştır. Münzevi yaşamda, duyguların köreltilmesi, cinsellik, zenginlik, aşırı istek gibi dünyevi duygulardan arınmayı içeren ruhani akımın ortaya çıkmasında Yahudilik ve pagan antikitenin de etkili olduğu söylenebilir. Bununla beraber birçok Mısırlı 3. yüzyılda Hıristiyanlara yapılan zulümlerden kaçmak için de münzevi yaşamı seçmiştir. Münzevilerin çölde mağaralar ve firavunlar döneminden kalma mezarlara yerleştikleri bilinmektedir. Bununla beraber ilk münzeviler Nil Nehri boyunca evler kurup ortak bir yaşam da sürmüşlerdir. İnançlarının yeterince sınanmayacağı duygusuna kapılan münzevilerin sayısı, Hıristiyanlığın hoş görülmeye başlaması sonrasında da artmıştır. İmparatorlukta uzun süren savaşlar, yoksulluk, asker kaçakları ve vergi gibi günlük hayatın yükümlülüklerinden kaçmak isteyenler de manastır yaşamının benimsenmesine neden olmuştur. Çünkü manastırlara bu insanlar ayrım gözetilmeksizin kabul edilmiştir.
- I. Hukuk kurumları “İnstituiones”
II. Hukuk bilimi ve hukuk tarihi” Digesta ya da “Pandektis”
III. Güncellenen emirnameler “Codex”
IV. Yeni kanunlar “Novellae”
V. Taç Giyme Töreni “Skylitzes Kroniği”
Yukarıdakilerden hangisi Roma hukuku içeriği ve kapsamı Corpus Iuris Civilis (Medeni Hukuk Derlemesi) isimli derlemede yer almamaktadır?- A-) I. Hukuk kurumları “İnstituiones”
- B-) II. Hukuk bilimi ve hukuk tarihi” Digesta ya da “Pandektis”
- C-) III. Güncellenen emirnameler “Codex”
- D-) IV. Yeni kanunlar “Novellae”
- Cevap E-) V. Taç Giyme Töreni “Skylitzes Kroniği”
Açıklama: Bizans hukukunun temel kaynağı Roma hukukudur. Roma hukuku içeriği ve kapsamı I. Iustinianos’un (527-565) Corpus Iuris Civilis (Medeni Hukuk Derlemesi) isimli derlemesinde toplanmış ve Bizans hukukuna aktarılmıştır. 528-534 yılları arasında hazırlanan Corpus Iuris Civilis dört ana bölümden oluşmaktaydı. Birinci bölümde hukuk kurumları (instituiones) hakkında genel bilgiler yer alır, “Digesta” ya da “Pandektis” olarak bilinen ikinci bölüm hukuk bilimi ve hukuk tarihini içermektedir. “Codex” adını taşıyan üçüncü bölümde güncellenen emirnameler yer alır ve 12 bölümdür. Dördüncü bölümü ise Latince “Novellae” olarak bilinen yeni kanunlar oluşturur.
- I. Roma tipi tiyatro gösterileri ve hipodromlardaki araba yarışlarının giderek terk edilmesi
II. Tarımsal üretim Bizans kent ekonomisinin bel kemiği olması
III. Bizans’ta köylerin, Bizans ekonomisinin ve toplumunun temel bir özelliği olarak karşımıza çıkması
IV. Uzun mesafeli ticaretin azalması
V. Balkanlar’daki şehirlerin, Avarlar ve Slavlar tarafından harap edilmesi
Yukarıdakilerden hangileri Bizans şehirlerinde ekonomik etkinliklerin azalması sonucuna yol açmıştır?- A-) I ve II
- B-) II ve III
- C-) III ve IV
- Cevap D-) IV ve V
- E-) I ve V
Açıklama: Önceki yüzyıllarda şehirler için önemli bir refah kaynağı olan uzun mesafeli ticaret de düşmüştü. Batı’da Roma egemenliğinin çöküşü, Doğu ile ticaretin azalması, 6. yüzyılın ortalarından itibaren tekrarlayan ve kentsel nüfusu etkileyen veba da ticari faaliyetleri engellemiştir. Balkanlar’daki şehirlerin, Avarlar ve Slavlar tarafından harap edilmesi, Orta Doğu ve Anadolu’da, 7. yüzyılda Perslerin ve Arapların istilaları da kentsel yaşamın çöküşünü hızlandırmıştır.
- Krizobul aşağıdaki hangi el yazma türüne aittir?
- Cevap A-) İmparatorluk Fermanları
- B-) Dini El Yazmaları
- C-) Tarihi Eserler
- D-) Kronikler
- E-) Bilimsel El Yazmaları
Açıklama: İmparatorluk Fermanları
- Manastır Vakıf Belgeleri olan ve Manastırlarda günlük seremonilerin kaydedildiği litürjik takvim ile İdari organizasyonların kaydedildiği belgelere ne ad verilirdi?
- A-) İkonakırıcılık
- B-) Pakhomios
- C-) Basileios
- D-) Eklogi
- Cevap E-) Typikon
Açıklama: Typikon: Manastır Vakıf Belgeleri. Manastırlarda günlük seremonilerin kaydedildiği litürjik takvim. İdari organizasyonların kaydedildiği belgelerdir.
- Manastır hareketine yön veren münzevi Pakhomios aşağıdakilerden hangisini gerçekleştirmiştir?
- Cevap A-) Batı manastırları sistemini oluşturmuştur.
- B-) Çölde yaşadığı deneyimleri paylaşarak etrafında büyük topluluk oluşturmuştur.
- C-) Kuralları Sina dağındaki Aziz Katharina manastırına örnek olmuştur.
- D-) Hıristiyan manastırcılığının ilk kurucusu olmuştur.
- E-) Manastırcılığı bugünkü biçimine yakınlaştırmıştır.
Açıklama: Batı manastırları sistemini oluşturmuştur.
- Manastırlarda idari organizasyonların kaydedildiği belge aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Typikon
- B-) Milano Fermanı
- C-) Eklogi
- D-) Epanogagi
- E-) Codex
Açıklama: Typikon
- Milano Fermanı nedir?
- Cevap A-) 313 yılında Theodosios (379-395) döneminde Hıristiyanlığın serbest bir din olarak kabulü ve Kilisenin kurulmasıyla Hıristiyanlık resmi devlet dini haline gelmiştir. Kilise örgütlenmesi de devletin örgütlenmesine göre biçimlenmiştir
- B-) Bizans eğitim sisteminde antikitenin yedi yüksek bilimine bağlı kalmasıdır
- C-) Orta Bizans döneminde imparatorluğun sınır savunma sistemidir
- D-) Roma imparatorluk ordusunda disiplin ve talim ön plana çıkarken, ardılı olan Bizans ordusunda stratejinin temel dayanak olması sözleşmesidir
- E-) Bizans’ta yerel okuryazarlığın ve yazının yaygınlaşması, dini ve seküler kütüphanelerin kurulması
Açıklama: 313 yılında Milano Fermanıyla Hıristiyanlığın serbest bir din olarak kabulü ve Theodosios (379-395) döneminde Kilisenin kurulmasıyla Hıristiyanlık resmi devlet dini haline gelmiştir.
- Müslüman fetihleri ve İkonakırıcılık tartışmalarının yer aldığı 7. ve 9. yüzyıllar arası Bizans tarihinde hangi dönem olarak adlandırılmaktadır?
- Cevap A-) Karanlık Dönem
- B-) Yakınçağ
- C-) Paleotik Dönem
- D-) Kalkolitik dönem
- E-) Aydınlık dönem
Açıklama: Müslüman fetihleri ve İkonakırıcılık tartışmalarının yer aldığı 7. ve 9. yüzyıllar arası Bizans tarihinde “Karanlık Dönem” olarak adlandırılmaktadır
- Orta Bizans Dönemi’nde uygulamaya konulan ilk yasa metni aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Thema
- B-) Tetrarşi
- C-) Heretik
- Cevap D-) Epanagogi
- E-) Senato
Açıklama: Orta Bizans Dönemi’nde uygulamaya konulan ilk yasa metni “Epanagogi” olarak bilinmektedir.Söz konusu metin ile Kilise ve Devlet arasındaki ilişkiler yeniden düzenlenmiş, patrik ve imparator devlet içinde en yüksek ve eşit iki güç olarak tanımlanmıştır.
- Resimli el yazmalarının Erken Bizans dönemi anıtsal resim sanatı ve ikona örneklerinin tersine günümüze ulaşmasının sebebi nedir?
- A-) Mermer, fildişi, metal, mine, seramik ve mozaik gibi malzemelerden üretilmişlerdir
- B-) Sanatsal kaygılardan çok dini amaçlara uygun olarak biçimlendirilmiş olmalarıdır
- C-) En sık kopyalanan metinlerin İnciller olması
- D-) El yazmalarında metnin anlaşılmasını kolaylaştırmak için resimlere yer verilmesi
- Cevap E-) Genellikle manastır kitaplıklarında, saray ve kiliselerde korunduğu için
Açıklama: Resimli el yazmaları genellikle manastır kitaplıklarında, saray ve kiliselerde korunduğu için, Erken Bizans dönemi anıtsal resim sanatı ve ikona örneklerinin tersine günümüze ulaşmıştır.
- Roma İmparatorluğu içinde Hıristiyanlara yardım etmek için MS 313 Şubat ayında yapılan anlaşmanın adı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) İstanbul Fermanı
- B-) Paris Fermanı
- Cevap C-) Milano Fermanı
- D-) Viyana Fermanı
- E-) Sofya Fermanı
Açıklama: Roma İmparatorluğu içinde Hıristiyanlara yardım etmek için MS 313 Şubat ayında yapılan anlaşmadır. İmparator I. Konstantinos Batı’nın Augustusu ve Licinius Doğu’nun Augustus olarak birlikte Milano’da tüm imparatorluk sınırları içinde Hıristiyanlığın serbest bir din olduğunu ilan etmiştir.
Milano Fermanı
- Roma İmparatorluğu içinde Hıristiyanlara yardım etmek için MS 313 Şubat ayında yapılan anlaşmanın ismi nedir?
- A-) Roma Fermanı
- B-) Anadolu Fermanı
- Cevap C-) Milano Fermanı
- D-) Bizans Fermanı
- E-) Atina Fermanı
Açıklama: Milano Fermanı: Roma İmparatorluğu içinde Hıristiyanlara yardım etmek için MS 313 Şubat ayında yapılan anlaşmadır.
- Thema sistemi ne demektir?
- A-) 4. yüzyıldan başlayarak 6. yüzyıla kadar merkezi idarenin en önemli üst düzey görevlisine denir
- B-) Saray törenlerinden, ulaşımdan ve istihbarattan sorumlu görevliye verilen addır
- Cevap C-) Bizans Devleti, Anadolu’yu dört eyalete bölmüştür. Bu eyaletler thema kelimesi ile adlandırılmıştır.
- D-) Madenler, darphane, belirli vergilerin toplanması sistemidir
- E-) İmparator’un sınırsız mal varlığından, özellikle de geniş kiralık arazilerinden sorumlu olması durumudur
Açıklama: Heraklios döneminde (610-640) Müslüman Arapların akınlarını Anadolu’da önleyebilmek için Bizans Devleti, Anadolu’yu dört eyalete bölmüştür. Bu eyaletler thema kelimesi ile adlandırılmıştır. Themaların genel özelliği eyalet içinde toprağa bağlı yerel ordu bulundurmasıdır. Bundan dolayı kolordu olarak da bilinmektedirler
Ünite 6
- “Gelin canlar bir olalım” sözü kime aittir?
- Cevap A-) Hacı Bektaş-ı Veli
- B-) Aşık Veysel
- C-) Yunus Emre
- D-) Ahi Evran
- E-) İbn-i Sina
Açıklama: Hacı Bektaş-ı Veli (ö. 1271?) Horasan erenlerinin Türkiye’de dini-milli hayatın oluşmasındaki öncü isimlerinden biridir. “Gelin canlar bir olalım” diyerek burada Türk kültürünün gelişmesinde ve ahlakın oluşmasında etkili olmuştur.
Doğru cevap “a” şıkkıdır.
- 12.yüzyılın sonlarından itibaren Diyar-ı Rum denilen Anadolu’ya ………………………..denilmeye başlamasıburadaki değişim ve dönüşüm yanında yeni toplumun yani Türk varlığının önemli bir işaretidir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?- A-) Eratna
- Cevap B-) Turchia
- C-) Uz
- D-) Muid
- E-) Yesevi
Açıklama: Doğru yanıt “B” şıkkı, “Turchia”dır.
- Anadolu 13. yüzyılda yapılan taş köprü sayısı kaçtır?
- A-) 30
- B-) 31
- Cevap C-) 32
- D-) 33
- E-) 34
Açıklama: Anadolu’da Selçuklular devrinde 13. yüzyılda yapılan taş köprüler 32 kadardır.
Doğru cevap “c” şıkkıdır.
- Anadolu beylikleri 13. yüzyılın son yarısında hangi olayla ortaya çıkarlar?
- A-) Selçukluların gitmesi
- B-) Moğol istilası
- C-) Haçlı seferleri
- Cevap D-) İlhanlıların zayıflaması
- E-) Menteşeoğlu Orhan Bey’le Marino Morosini arasında imzalanan ticaret antlaşması
Açıklama: Anadolu beylikleri 13. yüzyılın son yarısında,
İlhanlıların zayıflaması ile ortaya çıkarlar. Coğrafi konumları, beylerinin mahareti gibi sebeplerle uzun yahut kısa ömürlü siyasi yapılar Batı
Anadolu’da Selçuklu nizamının yerleşmesi, Türkleşmenin hızlanması gibi konulardan önemli roller oynamışlardır
- Anadolu beylikleri 13. yüzyılın son yarısında hangisinin zayıflaması sonucu ortaya çıkmıştır?
- A-) Gazneliler
- B-) Karahanlılar
- Cevap C-) İlhanlılar
- D-) Selçuklular
- E-) Bizanslılar
Açıklama: Anadolu beylikleri 13. yüzyılın son yarısında, İlhanlıların zayıflaması ile ortaya çıkarlar. Coğrafi konumları, beylerinin mahareti gibi sebeplerle uzun yahut kısa ömürlü siyasi yapılar Batı Anadolu’da Selçuklu nizamının yerleşmesi, Türkleşmenin hızlanması gibi konulardan önemli roller oynamışlardır.
- Anadolu beylikleri ne zaman ortaya çıkmaya başlamıştır?
- Cevap A-) 13.yy
- B-) 14.yy
- C-) 15.yy
- D-) 16.yy
- E-) 17.yy
Açıklama: Anadolu beylikleri 13. yüzyılın son yarısında, İlhanlıların zayıflaması ile ortaya çıkarlar.
Doğru cevap “a”şıkkıdır.
- Anadolu, Selçuklular devrinde yaptığı büyük atılım ve gelişmeler yaşadı, fakat dış saldırılara da maruz kalmıştır, bunların en önde gelenlerinden ve 1098’de başlayıp 1270’de sona eren olay nedir?
- A-) Moğol İstilası
- Cevap B-) Haçlı Seferleri
- C-) Antalya çevresinin hakimiyetinin Hıristiyanlar tarafından ele geçirilmesi
- D-) Kösedağ Savaşı
- E-) Sivas, Erzurum gibi merkezlerdeki refah
Açıklama: Anadolu, Selçuklular devrinde yaptığı büyük
atılım ve gelişmenin yanında dış saldırılara da maruz kalmıştır. Bunların en önde gelenlerinden birisi
Haçlı Seferleri’dir. 1098’de başlayıp 1270’de sona
eren bu akınlar Anadolu ve bölgeyi bir kan gölü
haline getirmiş, çok zahmetli ve uzun çarpışmalar
vuku bulmuştur.
- Anadolu, ne zaman milletlerarası ticaretin merkezi olmuştur?
- A-) 10. yüzyıl sonlarında
- B-) 11. yüzyıl sonlarında
- C-) 14. yüzyıl sonlarında
- Cevap D-) 12. yüzyılın sonlarında
- E-) 9. yüzyıl sonlarında
Açıklama: Anadolu yolları üzerinden pek çok han ve kervansaray yapılmıştır.
Kervansaraylar iktisadî vazifeleri dışında hudutlara
yakın yerlerde askeri vazifeler de görmüşlerdi. İbn
Bibî’de kervansaraylarla ilgili bilgilerin hep askeri
hareketler ve seferlerde zikredilmesi de bu görüşü
desteklemektedir. Anadolu, Selçuklu hâkimiyetine
girmesinin ardından 12. yüzyılın sonlarında milletlerarası ticaretin merkezi olmuştur.
- Anadolu’da MÖ. II. binlerde ortaya çıkan ve yedi yüzyıl kültür ve medeniyetin yapıcısı olan hangi devletin tarih sahnesinden çekilmesi üzerine, Anadolu iki bin yıla yakın bir süre dünya tarihinde politik bir rol oynayamadı?
- A-) Asurlar
- Cevap B-) Hititler
- C-) Frigler
- D-) Lidyalılar
- E-) Sümerler
Açıklama: Anadolu, tarihin her devresinde sosyal, siyasi, iktisadi ve kültürel hareketlerin yaşandığı bir
mekân olma özelliği göstermiştir. Anadolu’da MÖ. II. binlerde ortaya çıkan ve yedi yüzyıl kültür ve
medeniyetin yapıcısı olan Hititlerin tarih sahnesinden çekilmesi üzerine, Anadolu iki bin yıla yakın
bir süre dünya tarihinde, politik bir rol oynayamadı.
- Anadolu’da bugünkü Türkiye’nin temelleri hangi zaferle atılmıştır?
- Cevap A-) Malazgirt zaferi
- B-) Moğol İstilası
- C-) Haçlı Seferleri
- D-) İslâm prenslikleri
- E-) Çin’le olan kara ticareti
Açıklama: 1071’de kazanılan Malazgirt zaferinden hemen
sonra Anadolu’da bugünkü Türkiye’nin temellerini atan Türkler, Haçlı seferlerinde hayli can kaybı
vermekle beraber hasıl olan iktisadî canlılıktan çok
fayda görmüşlerdir
- Aşağıda Selçuklu döneminde hangi şehirde hangi köprünün inşa edildiğine dair eşleştirmeler yer almaktadır. Hangisi yanlış olarak eşleştirilmiştir?
- A-) Sivas - Kesik Köprü
- B-) Kızılırmak - Çaşginir Köprüsü
- C-) Uşak - Çamlı Köprü
- D-) Kızılırmak - Tekgöz Köprüsü
- Cevap E-) Sivas - Selçuklu Köprüsü
Açıklama: Ticari yolların birbirine bağlandığı önemli bir yol unsuru köprülerdir. Anadolu’da Selçuklular devrinde 13. yüzyılda yapılan taş köprüler 32 kadardır. Kızılırmak üzerinde 1203 tarihli Tekgöz Köprüsü bunlardandır. Bunun yanında Büyük Köprü veya Dicle Köprüsü, Çoban Köprüsü, Sivas’taki Kesik Köprü, Kızılırmak üzerinde Çaşginir Köprüsü, Akan Köprü çayındaki Selçuklu Köprüsü, Bolusan Çayı’ndaki Ebu’l-Hasan Köprüsü, Ankara Çayı’nın üzerinde Altıgöz Köprüsü Ahlat-Meyyafarikin yolundaki köprü, Uşak-Çivril yakınındaki 1253 tarihli Çamlı Köprü zikredilebilir. Bunlar dışında değişik zamanlarda yapılıp kullanılan köprüler de vardı. Diyarbakır’da yer alan 1063 tarihli bazalttan yapılmış köprü yanında, Artukoğulları zamanında Ahlat’tan Bitlis’e doğru yapılmış büyük yolun üzerinde pek çok köprü bulunmaktadır. Fırat nehri üzerinde pek çok köprü vardı. Fırat’ın Nahr İsa kolu üzerinde çok güzel bir köprü bulunuyordu. Yine el-Muhavvel kolu üzerinde el-Yasiriyye’ye geçişi sağlayan Kantara el-Yasiriyye mevcut idi. Er-Rumiyye üzerindeki Kantara el-Rumiyye, elZeyyatin kolu üzerinde ki burada Zeyyatin (zeytinciler ve zeytin yağcılar) köprüsü vardı.
Doğru cevap “e” şıkkıdır.
- Aşağıdaki beyliklerden hangisi Anadolu’nun doğusunda kurulmamıştır?
- A-) Artuklular
- B-) Mengücekler
- C-) Saltuklular
- Cevap D-) Osmanlılar
- E-) Danişmentliler
Açıklama: Anadolu, tarihin her devresinde sosyal, siyasi, iktisadi ve kültürel hareketlerin yaşandığı bir mekân olma özelliği göstermiştir. Anadolu’da MÖ. II. binlerde ortaya çıkan ve yedi yüzyıl kültür ve medeniyetin yapıcısı olan Hititlerin tarih sahnesinden çekilmesi üzerine, Anadolu iki bin yıla yakın bir süre dünya tarihinde, politik bir rol oynayamadı. Anadolu’yu bu makus kaderinden kurtaracak olan güç aynı devirde Müslüman Türkler olacaktır. Onlar burayı yeni bir vatan olarak belirleyecek ve burasını kısa bir zaman zarfında şenlendireceklerdir. Fetih sonrası Anadolu’nun doğusunda kurulan Artuklular, Saltuklular, Mengücekler, Danişmentliler gibi beyliklerle yeni ülkede siyasi olarak ilk Türk devlet şekillenmeleri olurken, toplum ve şehir hayatı da bunlarla oluşup gelişmeye başlamıştır.
Doğru cevap “d” şıkkıdır.
- Aşağıdaki yapılardan hangisinin Anadolu Selçuklu döneminde; sefer sırasında ordunun konakladığı, yabancıhükümdarların ağırlandığı, gerektiğinde hapishane ve sığınak olarak da kullanıldığı bilinmektedir?
- A-) Tersane-i Amire
- Cevap B-) Kervansaray
- C-) Bimarhane
- D-) Darüşşifa
- E-) Medrese
Açıklama: Doğru yanıt “B” şıkkı, “Kervansaray”dır.
- Aşağıdakilerden hangisi 12. yüzyılda Aksaray yakınlarında inşa edilen Anadolu’daki ilk Selçuklu kervansarayıdır?
- A-) Alaü’d-Din Kervansarayı
- Cevap B-) Alay Han
- C-) Karatay Hanı
- D-) Sadettin Han
- E-) Obruk Han
Açıklama: Alay Han, 12. Yüzyılda Aksaray Yakınlarında İnşa Edilen Anadolu’daki İlk Selçuklu Kervansarayıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi Ahilerin bulundukları toplumda ilgili fonksiyonlarından biri değildir?
- A-) Eğitim
- B-) Arabuluculuk
- Cevap C-) Muid
- D-) Sosyal güvenlik
- E-) Askeri
Açıklama: Doğru yanıt “C” şıkkı, “Muid”dir.
- Aşağıdakilerden hangisi Moğol istilasının olumlu görülebilecek sonuçlarından biridir?
- Cevap A-) Yerleşik Türklerin Anadolu’ya gelmesi
- B-) Bölge devletlerinin sürekli çatışmalarının sona ermesi
- C-) Devlet hayatındaki idare boşluğun ortadan kalkması
- D-) Anadolu’nun kısa süreli Moğol etkisi altında kalması
- E-) Kara ticaretinin batıya yönelmesi
Açıklama: Doğru yanıt “A” şıkkı, “Yerleşik Türklerin Anadolu’ya gelmesi”dir.
- Aşağıdakilerden hangisi Selçuklu Devleti’nin yıkılışı ve Moğol istilası döneminde Anadolunun savunmasında ve düzeninde büyük rol oynamıştır?
- Cevap A-) Ahiler
- B-) Urfa Kontluğu
- C-) Venedikli tacirler
- D-) Celaliler
- E-) Banat İsyanı
Açıklama: Doğru yanıt “A” şıkkı, “Ahiler”dir.
- Aşağıdakilerden hangisi Selçuklular zamanında yapılan şehirlerde medeni hayatın ekonomik altyapısı unsurları arasında yer almaz?
- A-) Yollar
- B-) Köprüler
- C-) Pazarlar
- D-) Kervansaraylar
- Cevap E-) Camiler
Açıklama: Selçuklular Anadolu’da kurdukları kültür üzerinde ortaya çıkan medeniyeti var ederken ekonomiyi çok ciddiyetle ele almışlar, fetih adeta bu ekonomi politik sayesinde tamam olmuştur. İşte bu gelişme içerisinde yollar, kervansaraylar-hanlar, pazarlar ve köprüler gibi o devir ticaretinde önemli unsurlar ehemmiyetle ele alınmış, bunların düzenlenip geliştirilmesi öncelikli bir siyaset olarak devletin gündeminde yer almıştır.
- Aşağıdakilerden hangisi Türklerin Selçuklu devrinde Anadolu’da ilk başkenti olmuştur?
- A-) Nikomedia
- B-) Nacolea
- C-) İkonion
- D-) Niksar
- Cevap E-) Nicaea
Açıklama: Doğru yanıt “E” şıkkı, “Nicaea”dır.
- Aşağıdakilerden hangisi fetih sonrası Anadolu’nun doğusunda kurulan beyliklerden biridir?
- A-) Aydınoğulları
- B-) Saruhanoğulları
- Cevap C-) Saltuklular
- D-) Menteşeoğulları
- E-) Karesi Beyliği
Açıklama: Doğru yanıt “C” şıkkı, “Saltuklular”dır.
- Aşağıdakilerden hangisi iktisadi vazifesinin yanında askeri vazifeler de görmüşlerdir?
- A-) Yollar
- Cevap B-) Kervansaraylar-Hanlar
- C-) Köprüler
- D-) Pazarlar
- E-) Surlar
Açıklama: Kervansaraylar-Hanlar: Anadolu yolları üzerinden pek çok han ve kervansaray yapılmıştır. Kervansaraylar iktisadî vazifeleri dışında hudutlara yakın yerlerde askeri vazifeler de görmüşlerdi.
Doğru cevap “b” şıkkıdır.
- Aşağıdakilerden hangisi, ekonomik hayatımızdaki ahlak ilkeleri ile öne çıkan bir anlayışın somutlaştığı birşahsiyet olarak Selçuklu devri kültüründe öncü isimlerden biridir?
- A-) Yunus Emre
- B-) Mevlâna
- C-) Ahmet Yesevi
- Cevap D-) Ahi Evran
- E-) Taşlıcalı Yahya
Açıklama: Doğru yanıt “D” şıkkı, “Ahi Evran”dır.
- I. Batı Türkistan’da başlamış olan ilmî, edebî, dinî faaliyetler Anadolu’da devam etmiştir.
II. Bölgeyi uzun süre etkileri altına almışlardır.
III. Bölge devletleriyle sürekli çatışma halinde olmuşlardır.
IV. Devlet hayatındaki idare boşluğu ve asayişsizlik gelişmeye mâni olmuştur.
Yukarıdakilerden hangileri, Moğol saldırısı ve istilasının sonuçları olarak değerlendirebilir?- A-) II ve III
- Cevap B-) I, II, III ve IV
- C-) I, III ve IV
- D-) I, II ve III
- E-) II ve IV
Açıklama: Doğru yanıt “B” şıkkı, “I, II, III ve IV”dür.
- I. Moğol istilası sonrası Anadolu’ya bilim adamı, sanatkar, zengin tacirler ve sufilerin gelmesi
II. Selçuklu sultanlarının toprak siyaseti
III. Yüz Yıl Savaşları
IV. Osmanlı Devletinin kurulması
Yukarıdakilerden hangileri Selçuklular döneminde Anadolu’daki fikri ve iktisadi hayatı canlandıran tarihsel gelişmelerdir?- A-) I ve IV
- B-) I, II, III ve IV
- C-) II, III ve IV
- D-) Sadece I
- Cevap E-) I ve II
Açıklama: Din ve toprak, Selçuklu Anadolu’sunu da kap-sayan Ortaçağlarda medeni yapıların iki temel esası idi. Şehirlerin oluşmasında önemli bir unsur bahsedilen sebeple sultanların toprak siyasetleriydi. Süleyman Şah (1075-1086) Selçuklu Devleti’ni kurunca, toprak ve üzerindeki yapıları devlet malı yaparak topraksız ve esir çiftçilere dağıtmış; şahıslara işleyebileceği kadar toprak kullanma imkanı verilmiştir. Türkiye’de böylece hukukî ve toplum açısından büyük bir dönüşüm gerçekleşmiş, hürriyete, adalete ve toprağa kavuşan halk kitleleri çok memnun olmuş ve Bizans yönetiminde sıkıntı çeken yerli halk Anadolu’da Türk hâkimiyetini tercih etmişlerdi. Devlet mülkiyeti (miri) hukukunun hâkim olmasıyla göçebelerin aşamalı olarak iskân edilmesi, ziraî üretime ve yerleşik hayata bağlanması da bu sistem sayesinde kolaylıkla mümkün olmuş, devlet göçebe Türkmenleri miri hukukuna göre boş veya terk edilmiş topraklar üzerine yerleştirmişti. 3. asrın ilk yarısında, Karadeniz ve Akdeniz’de mühim limanlara sahip olan ve memleket içinde sükûn ve asayişi temin ederek büyük ticaret yollarını ve ticaret emniyetini tanzim eden Selçuklu idaresi, Anadolu şehir hayatının kuvvetlenmesini ve bunun tabii neticesi olarak, büyük merkezlerde kültür seviyesinin şimdiye kadar sanıldığından fazla yükselmesini sağlamıştır. Moğol istilası sonrasında Moğol sınırlarından Anadolu’ya bilim adamı, sanatkâr, zengin tacirler ve sufiler gelmişlerdi. Bu durum Anadolu’daki fikri ve iktisadî hayatı canlandırmıştı.
- Konya’daki İnce Minareli Medrese ne tür bir medresedir?
- A-) fıkıh medresesi
- Cevap B-) Daru’l-Hadis medresesi
- C-) tıp medresesi
- D-) Huand Medresesi
- E-) Taş Medrese
Açıklama: Anadolu Selçuklu medreselerinde daha çok bir
ihtisaslaşma görülür. Medreselerde okutulan konulara göre Daru’l-Hadis, Fıkıh medresesi, Tıp medresesi şeklinde sınıflanmıştı. Mesela, Konya’daki
İnce Minareli Medrese (1258) bir Daru’l-Hadis,
yine Konya’da Sırçalı Medrese (1242), bir fıkıh
medresesi, Kayseri’deki Çifte Medrese’nin doğu
bölümünde bir tıp medresesi vardı.
- Maveraünnehir ve Türkistan’daki Türk şehirlerinin tüccar ve sanatkâr halkı, Anadolu’ya hangi nedenle geldiler?
- A-) 26 Ağustos 1071’ki Malazgirt zaferinin ardından
- B-) Moğol istilasından sonra
- Cevap C-) 1220’lerde Moğolların Harzemşahlar Devleti’ni yıkmasının ardından
- D-) Haçlı seferlerinden sonra
- E-) Fetihten sonra
Açıklama: 1220’lerde Moğolların Harzemşahlar Devleti’ni yıkmasının akabinde Maveraünnehr ve Türkistan’daki Türk şehirlerinin tüccar ve sanatkâr halkı, Anadolu’ya geldiler.
- Moğol istilasının fiili başlangıcı kabul edilen Kösedağ Savaşı (1243), Anadolu’da XIII. yüzyılın ikinci yarısına girerken devlet hayatında derin sarsıntılara sebep olan iki önemli olaydan biridir. Aynı dönemlerde benzer olumsuz etkiyi yaratmış diğer gelişme aşağıdakilerden hangisinde belirtilmiştir?
- A-) Bizans Saldırıları
- B-) Haçlı İstilası
- C-) Şeyh Bedrettin İsyanı
- Cevap D-) Babai İsyanı
- E-) Gazneli Ayaklanması
Açıklama: XIII. yüzyıl ortalarında arka arkaya gerçekleşen iki hadise devlet hayatında derin sarsıntılara sebep olmuştur. Bunlardan birincisi, 1240 yılı sonbahar aylarında ortaya çıkan “Babai” isyanı, ikincisi ise, Moğol istilasının fiili başlangıcı olan Kösedağ Savaşı’dır (1243). Bu hadiseler Selçuklulara çok pahalıya mal olmuştur. Bu felaketlerin sebep olduğu başı boşluk havası yüzünden memleketin asayişi bozulmuştur. Kayseri, Malatya gibi şehirlerden bazı zengin tüccarlar Suriye’ye kaçmışlardır. Bu başıboş durumdan istifade eden Türkmenler yağmacılığa ve çapulculuğa başlamışlardır.
- Moğol istilasının fiili başlangıcı olan savaş hangisidir?
- A-) Ankara savaşı
- B-) Dandanakan savaşı
- C-) Horasan savaşı
- D-) Malazgirt savaşı
- Cevap E-) Kösedağ savaşı
Açıklama: Moğol istilasının fiili başlangıcı olan Kösedağ Savaşı’dır (1243). Bu hadiseler Selçuklulara çok pahalıya mal olmuştur. Bu felaketlerin sebep olduğu başı boşluk havası yüzünden memleketin asayişi bozulmuştur.
- Moğol istilasının neticelerinden bir tanesi hangisidir?
- Cevap A-) Irak’ın bölgeden kopması
- B-) Suriye’de Frank kolonileri kurulması
- C-) doğu ile batının münasebetlerine yeni bir şekil verilmesi
- D-) Anadolu’ya fetih sonrası yoğun olarak gelen Oğuzlar arasında yer alan göçebeler
- E-) Kırım’ın fethi
Açıklama: Moğol istilasının neticelerinden bir tanesi de
Irak’ın bölgeden kopup, İran ve Uzak Doğu’ya bağlanması ve kara ticaretinin doğuya yöneltilmesidir
- Moğollar hangi tarihler arasında Anadolu’da fiilen bulunmuşlardır?
- Cevap A-) 1243-1338
- B-) 1118-1227
- C-) 1345-1452
- D-) 956-1098
- E-) 1076-1214
Açıklama: Moğollar 1243 tarihinden 1338’e kadar Anadolu’da fiilen bulunmuşlardır.
- Selçuklu Devletini kuran ve fetih sonrası Anadolu’da oluşan toplum yapısının esasını oluşturan unsur aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Oğuzlar
- B-) Artuklular
- C-) Mengücekler
- D-) Danişmentliler
- E-) Saltuklular
Açıklama: Oğuzlar: Selçuklu devletini kuran ve fetih sonrası Anadolu’da oluşan toplum yapısının esasını oluşturan unsurdur.
Doğru yanıt “a” şıkkıdır.
- Selçuklu Devleti’ni kuran kimdir?
- A-) Sivas Beyi Kadı Burhaneddin
- B-) Akkoyunlu Beyi Uzun Hasan
- C-) Menteşeoğlu Orhan Bey
- D-) Girit dukası Marino Morosini
- Cevap E-) Süleyman Şah
Açıklama: Din ve toprak, Selçuklu Anadolu’sunu da kapsayan Ortaçağlarda medeni yapıların iki temel esası
idi. Şehirlerin oluşmasında önemli bir unsur bahsedilen sebeple sultanların toprak siyasetleriydi.
Süleyman Şah (1075-1086) Selçuklu Devleti’ni
kurunca, toprak ve üzerindeki yapıları devlet malı
yaparak topraksız ve esir çiftçilere dağıtmış; şahıslara işleyebileceği kadar toprak kullanma imkanı
verilmiştir.
- Selçuklu döneminde başlayan Haçlı Seferleri ne zaman sona ermiştir?
- A-) 1170
- Cevap B-) 1270
- C-) 1280
- D-) 1290
- E-) 1370
Açıklama: Anadolu, Selçuklular devrinde yaptığı büyük atılım ve gelişmenin yanında dış saldırılara da maruz kalmıştır. Bunların en önde gelenlerinden birisi Haçlı Seferleri’dir. 1098’de başlayıp 1270’de sona eren bu akınlar Anadolu ve bölgeyi bir kan gölü haline getirmiş, çok zahmetli ve uzun çarpışmalar vuku bulmuştur.
Doğru cevap “b” şıkkıdır.
- Sevmeyi bir insanlık ahlakı haline getiren ve Türkçe edebi oluşumuna etki eden aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Ahi Evran
- B-) Hacı Bektaş-ı Veli
- C-) Mevlana Celaleddin Rumi
- Cevap D-) Yunus Emre
- E-) II. Kılıçarslan
Açıklama: Anadolu’da kültürün mayalanmasında etkili olan diğer bir isim Yunus Emre’dir (ö.1320?). Yunus Emre, Ahmed Yesevi ile başlayan tekke şiir geleneğini Anadolu’da canlandırmış ve Rumeli’de yaşanacak olan gelişmeyi büyük ölçüde etkilemiştir. Anadolu’da Türkçe’nin edebi oluşumundaki etkisi çok büyüktür. Yaratılanı yaratandan ötürü sevmeyi bir insanlık ahlakı haline getirerek Türklerin toplum-devlet ve şehir hayatında evrensel bir zeminin oluşmasını sağlayan büyük bir medeniyet öncüsüdür.
Doğru cevap “d” şıkkıdır.
- Sultan Baybars, Anadolu Seferi sırasında hangi kervansarayda konaklamıştır?
- A-) Alay Han
- B-) Sadettin Han
- C-) Karatay Hanı
- Cevap D-) Sultan Han
- E-) Obruk Han
Açıklama: Sultan Baybars meşhur Anadolu seferinde Kayseri Sivas yolu üzerindeki Alaü’d-Din Kervansarayında (Sultan Han) konaklamıştır.
Doğru cevap “d” şıkkıdır.
- Sultan I. Alaü’d-Din Keykubad’ın, 1220 tarihli, altın yaldızlı kırmızı imzasını taşıyan Venedikliler’e vermiş olduğu ticarî belgenin adı nedir?
- A-) Seyahatname
- Cevap B-) Müsaadename
- C-) Nizamname
- D-) Zeyilname
- E-) Ahitname
Açıklama: Bu devirde Batılılarla bazı ticarî antlaşmalar da yapılmıştı. Örneğin Sultan I. Alaü’d-Din Keykubad’ın, 1220 tarihli, altın yaldızlı kırmızı imzasını taşıyan Venedikliler’e vermiş olduğu ticarî müsaadename bulunmaktadır.
- Türkiye Selçuklularında ilk medreseler hangi hükümdar zamanında kurulmuştur?
- A-) I. Alaeddin Keykubad
- B-) Süleyman Şah
- Cevap C-) II. Kılıçarslan
- D-) I. Melikşah
- E-) Alp Arslan
Açıklama: Türkiye Selçuklularında ilk medreseler ifade ettiğimiz gibi siyasi istikrarın sağlanması ile kültür
faaliyetlerinin başladığı II. Kılıçarslan devrinde kurulmuştur. Bu meyanda II. Kılıçarslan Konya ve
Aksaray’da iki medrese yaptırmıştır
- Türkiye Selçuklularında ilk medreseler kim tarafından kurulmuştur?
- Cevap A-) II. Kılıçarslan
- B-) Nasırüddin Ahi Evren
- C-) Orhan Gazi
- D-) Sultan I. Murad
- E-) Sultan Baybars
Açıklama: Türkiye Selçuklularında ilk medreseler ifade
ettiğimiz gibi siyasi istikrarın sağlanması ile kültür
faaliyetlerinin başladığı II. Kılıçarslan devrinde kurulmuştur. Bu meyanda II. Kılıçarslan Konya ve
Aksaray’da iki medrese yaptırmıştır. Aksaray medreselerinden yetişen bilim insanları Suriye ve Mısır’
da bile büyük itibar görmüşlerdir.
- Türklerin Selçuklu devrinde Anadolu’da ilk başkenti hangi şehir olmuştur?
- Cevap A-) İznik
- B-) Aydın
- C-) Çorum
- D-) Karaman
- E-) Trabzon
Açıklama: Türklerin Selçuklu devrinde Anadolu’da ilk başkenti önce Türkler tarafından İznik adı verilen
Nicaea akabinde İkonion ki Türklerin Konya olmuştur. Bu şartlar altında Anadolu yeni bir gelişme
süreci içine girmiş, yeniden merkez coğrafya olarak toplum-devlet-şehir çerçeveli bir medeniyet ortaya çıkmıştır.
- “Emr-i bi’l maruf nehy-i ani’l münkeriyiliği emredip kötülükten sakındırma” anlayışı kimler tarafından yerine getirilmiştir?
- A-) Selçuklular
- Cevap B-) Ahiler
- C-) tüccarlar
- D-) sanayi odaları
- E-) iş adamları
Açıklama: Ahiler, siyasi bir güce sahip olmamakla birlikte
kargaşa zamanlarında düzenli bir ordunun yerini
alabilen yapı da idiler. Ahiler, Selçuklu Devleti’nin
yıkılışı ve Moğol istilası döneminde Anadolu’nun
savunmasında ve düzeninde büyük rol oynamışlardı. Ahi Teşkilatı’nın hisbe vazifesi gören bir yapısı
da olduğu görülür. Muhtesibin vazifeleri içinde sayılan konular Ahilik müessesesinde ilke olarak söz
konusu idi. “Emr-i bi’l maruf nehy-i ani’l münkeriyiliği emredip kötülükten sakındırma” olarak ortaya konulan anlayış ve ilke gerektiğinde ahiler tarafından yerine getirilmiştir
Ünite 7
- …………………..döneminde (1481-1512) aynı süreçte hem Doğu hem de Batı kültürüne ilgi duyma
heyecanı sona erdi. Bununla birlikte yeni Padişah da Adlî mahlası ile şiirler yazmış ve şiirlerini bir
divanda toplamıştı. ……………………ve bazı üst düzey yöneticilerin şairleri himaye ettikleri ve destekledikleri bilinmektedir.
Yukarıda boş bırakılan alanlara aşağıdaki şıklardan hangisi gelmelidir?- Cevap A-) II. Bayezid
- B-) I. Selim
- C-) I. Mehmed
- D-) I. Süleyman
- E-) II. Selim
Açıklama: II. Bayezid döneminde (1481-1512) aynı süreçte hem Doğu hem de Batı kültürüne ilgi duyma
heyecanı sona erdi. Bununla birlikte yeni Padişah
da Adlî mahlası ile şiirler yazmış ve şiirlerini bir
divanda toplamıştı. II. Bayezid ve bazı üst düzey
yöneticilerin şairleri himaye ettikleri ve destekledikleri bilinmektedir.
- 1376’da yaptırılan, Beylikler dönemi cami mimarisinin özelliklerini Osmanlı’ya aktaran en iyi örneklerden birisi olan yapı aşağıdakilerden hangisidir.
- A-) Birgi Ulucami
- B-) Dündar Bey medresesi
- Cevap C-) Manisa Ulucami
- D-) Selçuk İsa Bey Camii
- E-) Eşrefoğlu Camii
Açıklama: Beylikler dönemi cami mimarisinin özelliklerini Osmanlı’ya aktaran en iyi örneklerden bir Manisa’da Saruhanoğullarının 1376’da yaptırdıkları Ulucami’dir.
- Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî’nin Mesnevisi Mesnevisi, Mesnevî-i Muradiyye adıyla Türkçe’ye tercüme edildi. Bu tercüme, Türk edebiyatında yapılan ilk mesnevi tercümesidir. Tercüme hangi dönemde yapılmıştır?
- Cevap A-) II. Murad döneminde (1421-1451)
- B-) II. Mehmed (1432-1481)
- C-) I. Selim (1470-1520)
- D-) II. Bayezid (1447-1512)
- E-) I. Süleyman (1494-1566)
Açıklama: Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun ikinci yüzyılında II. Murad döneminde (1421-1451) edebi faaliyetler açısından büyük bir canlanma görüldü. Edebî, coğrafi, tasavvufî, tıbbî vb. alanlarda tercümeler yapıldı. Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî’nin Mesnevisi 1436’da Mesnevî-i Muradiyye adıyla Türkçe’ye tercüme edildi. Bu tercüme, Türk edebiyatında yapılan ilk mesnevi tercümesidir. Bu dönem Divan edebiyatının ilk dönemi kabul edilmiş ve sonraki dönemlere zemin hazırlamıştır.
- 1. Saray ve Çevresi
2. Yüksek Devlet Görevlileri-Türk Elçileri-Basın
3. Yabancı Elçilikler
4. Azınlıklar
5. Yabancı topluluklar
6. İlk Türkçe Oyunlar
Yukarıda belirtilen etmenlerden hangileri, Batı’dan alınan yeni tiyatro anlayışının, Osmanlılar arasında benimsenmesi ve yerleşmesinde etken rol oynamıştır?- A-) 1, 2 ve 3
- B-) 1, 2, 3 ve 4
- C-) 2, 3, 4 ve 5
- D-) 1, 2, 3, 4 ve 5
- Cevap E-) 1, 2, 3, 4, 5 ve 6
Açıklama: Geleneksel tiyatrodan Batı tiyatrosuna geçiş Tanzimat yenileşmesiyle olanaklı oldu. Tanzimat Fermanı’nın ilan edildiği yıl olan 1839’da dört tiyatro sahnesi açılmıştı. Metin And’a göre Batı’dan alınan yeni tiyatro anlayışının benimsenmesi ve yerleşmesinde altı etken rol oynamıştı: Saray ve Çevresi, Yüksek Devlet Görevlileri -Türk Elçileri - Basın, Yabancı Elçilikler, Azınlıklar, Yabancı topluluklar ve İlk Türkçe Oyunlar.
- Aşağıdakilerin hangisi resimlediği tarih kitaplarıyla İslam dünyasında tamamen Osmanlıya özgü bir üslup oluşturmuştu?
- A-) Taşlıcalı Yahya Bey
- Cevap B-) Matrakçı Nasuh
- C-) Kırşehirli Yusuf b. Nizameddin
- D-) Necmüddin Dâye
- E-) Haydar Reis
Açıklama: Klasik Dönemde Mimari ve Güzel Sanatlar
Doğu ile Batı geleneklerini bağdaştıran diğer bir sanatçı ise Matrakçı Nasuh’tur. Bu sanatçı Kanuni’nin isteği üzerine şehir tasvirciliği, manzara resimleri de yapmıştı. Ayrıca süslediği veya resimlediği tarih kitaplarıyla İslam dünyasında tamamen Osmanlıya özgü bir üslup oluşturmuştu.
- Hangi isim Klasik Dönem Türk Edebiyatı alanında öne çıkmıştır?
- A-) Kırşehirli Yusuf b. Nizameddin
- B-) Mevlâna Celâleddin-i Rumî
- C-) Nizâm-i Gencevî
- Cevap D-) Taşlıcalı Yahya Bey
- E-) Necmüddin Dâye
Açıklama: Klasik Dönem Türk Edebiyatı
Klasik edebiyat alanında yer alan edebi türler arasında birkaçını şöyle tanıtabiliriz. Nergisî (öl. 1634) ve Taşlıcalı Yahya Bey gibi yazarlar hamse ve mesnevi geleneğini sürdürmüşlerdir. Taşlıcalı Yahya Bey, adalet, zulüm, velilik, doğruluk, gibi konuları ele aldı.
- Repertuarın, icranın inceliklerinin, usul ve makamların ustadan dinlenmesi ve tekrarlanması esasına dayanan eğitime ne denir?
- Cevap A-) Meşk
- B-) Tezhip
- C-) Islahat
- D-) Tanzimat
- E-) Ölüp-dirilme
Açıklama: Klasik Dönemde Mimari ve Güzel Sanatlar
Osmanlı’da müzik eğitimi ve öğretimi “meşk” adı verilen bir usulle yapılmaktaydı. Repertuarın, icranın inceliklerinin, usul ve makamların ustadan dinlenmesi ve tekrarlanması esasına dayanmaktaydı.
- Hangi dil Eski Türkiye Türkçesi olarak ta bilinir ve beylikler döneminden başlayarak İstanbul’un fethine kadar gelir?
- A-) Klasik Osmanlıca
- Cevap B-) Eski Osmanlıca
- C-) Modern Osmanlıca
- D-) Eski Anadolu Türkçesi
- E-) Modern Anadolu Türkçesi
Açıklama: KURULUŞ YILLARINDA KÜLTÜR ORTAMI
Osmanlıca, Türk dilinin Güney Batı kolunu oluşturan Oğuz Grubu Türkçesi içinde yer alır. Günümüzde bu yazı dili, genellikle, üç evrede ele alınmaktadır. Bunlardan biri;
Eski Osmanlıca (13.-15. yüzyıllar). Eski Anadolu Türkçesi / Eski Türkiye Türkçesi de denilmektedir ve beylikler döneminden başlayarak İstanbul’un fethine kadar getirilir
- Hangi eser Türkçenin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu kanıtlamıştır?
- A-) Fütüvvetnâme
- B-) Keşfü’l -Akabe
- C-) Pertevnâme
- D-) Kelîle vü Dimne
- Cevap E-) Divanü Lugât-it Türk
Açıklama: Kuruluş Döneminde Dil ve Edebiyat
İslâm dininin Türkler tarafından benimsenmesiyle birlikte Arapça ve Farsça etkisi görülmeye başlandı. Kaşgarlı Mahmud, bu gelişmeye reddiye niteliğinde Divanü Lugât-it Türk adlı eseri kaleme aldı. Söz konusu eser Türkçenin Arapça kadar zengin bir dil olduğunun kanıtlanması için yazılmıştı.
- Abdülaziz’in 1871 yılında yapılan ve Beylerbeyi Sarayı’nın bahçesine konulan atlı heykeli hangi heykeltraş tarafından yapılmıştır?
- Cevap A-) İngiliz heykeltıraş Charles F. Fuller
- B-) Yervant Osgan Efendi
- C-) İhsan (Özsoy)
- D-) İsa Behzat
- E-) Mahir Tomruk
Açıklama: Abdülaziz’in 1867’deki Avrupa gezisinden sonra heykel Osmanlı saray yaşamına girmeye başlamıştır. 1871’de İngiliz heykeltıraş Charles F. Fuller tarafından yapılan
Abdülaziz’in atlı heykeli Beylerbeyi Sarayı’nın bahçesine konuldu. Bu Türk heykel sanatı için bir dönüm
noktasıdır.
- Adli mahlası ile şiirler yazan padişah, aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) II.Mahmut
- B-) I. Osman
- C-) II. Mehmet
- Cevap D-) II. Bayezid
- E-) I. Adbülhamid
Açıklama: II. Bayezid döneminde (1481-1512) aynı süreçte hem Doğu hem de Batı kültürüne ilgi duyma
heyecanı sona erdi. Bununla birlikte yeni Padişah da Adlî mahlası ile şiirler yazmış ve şiirlerini bir
divanda toplamıştı. II. Bayezid ve bazı üst düzey yöneticilerin şairleri himaye ettikleri ve destekledikleri bilinmektedir.
Adli mahlası ile şiirler yazan padişah II. Bayezid’dir.
- Anadolu’da yazılan ilk Farsça eser aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kâmilü’t-ta’bir
- B-) Mahzen-i Esrâr
- C-) Mirsâdü’l-İbâd
- D-) Beşâ’irü’n-Nezâir
- Cevap E-) Keşfü’l-Akabe
Açıklama: Anadolu’da yazılan ilk Farsça eser, Keşfü’l -Akabe adlı eserdir ve astronomi ile ilgiliydi.
Anadolu’da yazılan ilk Farsça eser Keşfü’l-Akabe’dir.
- Anadolu’da yazılan ilk Farsça eser aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Keşfü’l -Akabe
- B-) Keşfü’l – Esrâr
- C-) Pertevnâme
- D-) Mesnevi
- E-) Hâmûşnâme
Açıklama: Anadolu’da yazılan ilk Farsça eser Keşfü’l-Akabe’dir.
- Aşağıdadaki yazar ve eser eşleştirmelerinden hangisi yanlış yapılmıştır?
- A-) Ahmed-i Dâ’î - Cengnâme
- B-) Bursalı Niyazi İlyas – Mansurnâme
- C-) Hızır Ahmedî – Hamzanâme
- Cevap D-) Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî – Vesîletü’n-Necât
- E-) Kaygusuz Abdal - Gülistan
Açıklama: Emir Süleyman döneminin çok popüler edebi ürünlerinden biri Bursalı Süleyman Çelebi tarafından kaleme alınan Vesîletü’n-Necât (Kurtuluş Vesilesi) adlı mevliddir.
- Aşağıdaki camilerden hangisi 14. yüzyıldan sonra inşa edilmiştir?
- A-) Beyşehir’deki Eşrefoğlu cami
- B-) Birgi’deki Aydınoğlu Mehmed Bey’in yaptırdığı Ulucami
- C-) Selçuk’ta inşa edilen İsa Bey Camisi,
- D-) Manisa’da Saruhanoğullarının yaptırdıkları Ulucami,
- Cevap E-) Manisa’da inşa edilen Muradiye Camii
Açıklama: Çok destekli cami geleneği Beylikler döneminde
de sürdürülmüştü. Beyşehir’deki Eşrefoğlu cami
(1297) bu geleneğin bir ürünüdür. Selçuklu mimari anlayışının etkisi vardı. Birgi’deki Aydınoğlu Mehmed Bey’in yaptırdığı Ulucami (1312) de
benzer mimari özellikler taşımaktadır. Selçuk’ta
1374 inşa edilen İsa Bey Camisi de mimari yeniliklerin olduğu bir yapıdır. Beylikler dönemi cami
mimarisinin özelliklerini Osmanlı’ya aktaran en
iyi örneklerden bir Manisa’da Saruhanoğullarının 1376’da yaptırdıkları Ulucami’dir.
Manisa’da inşa edilen Muradiye Camii 16. yüzyılda inşa edilen camilerdendir.
- Aşağıdakilerden hangisi Anadolu’da yazılmış ilk Türkçe eserdir?
- A-) Beşâ’irü’n-Nezâir
- B-) Fütüvvetnâme
- Cevap C-) Behçetü’l – hadâik fi Mev’izeti’l – Halâik
- D-) Keşfü’l – Esrâr
- E-) Ravzatu’l – Küttâb
Açıklama: Anadolu’da yazılan ilk Türkçe eser hakkında uzun süreden beri bir tartışma sürdürülmektedir. Ünlü tarihçi M. Fuad Köprülü Ahmed Fakîh’in Çarhnâme adlı eserini ilk Türkçe eser olarak kabul eder. Ancak son yapılan araştırmalarda bu eserin 1350’den sonra yazıldığı belirtilmekte ve ilk Türkçe eserin Behçetü’l – hadâik fi Mev’izeti’l – Halâik olduğu kesinlik kazanmış durumdadır.
Anadolu’da yazılmış ilk Türkçe eser Behçetü’l – hadâik fi Mev’izeti’l – Halâik’tır.
- Aşağıdakilerden hangisi Klasik Osmanlı Dönemi’nde modern matematiğin en önemli temsilcileri arasında sayılan ve Mecmûa-ı Ulûm-i Riyâziyye adlı kitabın yazarı olan matematikçidir?
- Cevap A-) Başhoca İshak Efendi
- B-) Molla Fenârî
- C-) Salih Zeki
- D-) Ahmed Dede
- E-) Vidinli Hüseyin Tevfik Paşa
Açıklama: Klasik Osmanlı Dönemi’nde modern matematiğin en önemli temsilcileri arasında sayılan ve Mecmûa-ı Ulûm-i Riyâziyye adlı kitabın yazarı olan matematikçi Başhoca İshak Efendi’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı bilim insanları içinde modern matematiğin temsilcileri arasında gösterilen Başhoca İshak’ın eseridir?
- A-) Hulâşatü’l-minhâc fi ilmi’l-hisâb
- B-) Tuhfetü’l a’dad li-zevir’r-rüşd ve’s-sedâd
- C-) Hulâşatü’l-hisâb
- D-) Tahrîru uşûli’l hendese
- Cevap E-) Mecmûa-ı Ulûm-i Riyâziyye
Açıklama: Modern matematiğin en önemli temsilcileri arasında Başhoca İshak Efendi gösterilmektedir. Onun Mecmûa-ı Ulûm-i Riyâziyye adlı eseri matematiğin uygulama alanını genişletmiştir.
Mecmûa-ı Ulûm-i Riyâziyye Osmanlı bilim insanları içinde modern matematiğin temsilcileri arasında gösterilen Başhoca İshak’ın eseridir.
- Aşağıdakilerden hangisi minyatür sanatçılarından biri değildir?
- Cevap A-) Buhûrîzâde Mustafa Itri Efendi
- B-) Nigârî (Haydar Reis)
- C-) Matrakçı Nasuh
- D-) Uzun Firdevsî (Bursalı Şerafeddin)
- E-) Nakkaş Osman
Açıklama: Buhûrîzâde Mustafa Itri Efendi bir minyatür sanatçısı değildir.
- Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri 16. yüzyıl Osmanlı mimarisine damga vuran Mimar Sinan’ın eserlerindendir?
I-Süleymaniye Külliyesi
II-Sultan Ahmed Camii
III-Selimiye Külliyesi- Cevap A-) I ve III
- B-) I ve II
- C-) II ve III
- D-) Sadece III
- E-) Sadece II
Açıklama: Klasik Dönemde Mimari ve Güzel Sanatlar
16. yüzyıl Osmanlı mimarisine damga vuran Mimar Sinan’dı. Süleymaniye ve Selimiye Külliyeleri başta olmak üzere birçok gösterişli eserin mimarıydı.
Sedefkar Mehmed Ağa’nın en önemli eseri ise inşası 7 yıl süren ve İstanbul’un en çok turist çeken camilerinden biri olan Sultanahmet Camii’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı Döneminde mimaride iç mekanda kullanılan süsleme öğeleri arasında yer alır?
I-Mavi-beyaz çiniler
II-Sırlı tuğla
III-Kalem işi boyamalar- A-) Sadece II
- B-) I ve II
- C-) II ve III
- D-) Sadece III
- Cevap E-) I ve III
Açıklama: Çini ve Seramik sanatı
Selçukluların iç mekânda taş kabartma, sırlı tuğla ve çini mozaikle süsleme biçimi yerine, dini mimaride, sıva üzerine kalem işi boyamalar, alçılar, düz
çini plakalar, renkli sır tekniğinde ve “mavi-beyaz” olarak isimlendirilen sıraltı tekniğinde çiniler kullanıldı
- Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri Osmanlı bilim-kültür ikilisinin en önemli alanlarındandır?
I-Astronomi
II-Gastronomi
III-Matematik- A-) Sadece II
- Cevap B-) I ve III
- C-) Sadece I
- D-) Sadece III
- E-) I ve II
Açıklama: Osmanlı bilimi
Osmanlı bilim-kültür ikilisinin en önemli alanlarından biri astronomiydi. Osmanlı bilim hayatında, metafizik, tabiat felsefesi ve mantık alanında çalışmalar yapıldı. Osmanlı’da matematik; felsefi tavır, astronomi ve arazi ölçümü ile vergi sistemi gibi günlük hayattaki pratikler bağlamında önemsendi. Gastronomi yemek ve kültür alanı arasındaki ilişkiyi irdeleyen bir alandır ve Osmanlı tarihi döneminde bu bağlamda bir öneme sahip değildir.
- Aşağıdakilerden hangisi yenileşme döneminde resim ve heykelin gelişimini etkileyen olaylardan birisi değildir.
- Cevap A-) Yabancı elçiliklerin resim sergileri
- B-) Padişahlar birçok ustaya portrelerini yaptırması
- C-) Mahmud portresini kamu dairelerine astırması
- D-) Sanayi-i Nefise Mektebi’nin açılması
- E-) Abdülaziz’in atlı heykelinin yapılması
Açıklama: Yabancı elçilikler resim ve heykel ile ilgili çalışmalarda bulunmamışlardır.
- Aşağıdakilerden hangisi çok öven anlamına gelmekte; seyirlik sanatlar bağlamında bir topluluk önünde hikâye anlatan ve canlandıran kişiyi tanımlamaktadır?
- A-) Hattat
- B-) Halkârî
- C-) Kopuz
- Cevap D-) Meddah
- E-) Nakkaş
Açıklama: Meddah:Arapça medh kökünden türetilmiş olan meddah sözcüğü, çok metheden, çok öven anlamına gelmektedir. Seyirlik sanatlar bağlamında ise bir topluluk önünde hikâye anlatan ve canlandıran kişidir
- Aşağıdakilerden hangisi, Divan şairleri kaside ve gazellerde kullanılan temalardan değildir?
- A-) Aşk
- Cevap B-) Savaş
- C-) Hayat ve ölüm
- D-) Meclis-i işret
- E-) Sevgiliye kavuşma
Açıklama: Divan şairleri kaside ve gazellerinde, genellikle aşk ve methiye temalarını işlemişlerdi. Bununla birlikte gazellerde Meclis-i işret, aşkın aşığa verdiği ıstırab, hayat ve ölüm ve sevgiliye kavuşma, aşk konusunda rakibin sürekli araya girmesi gibi konular da ele alınmıştı.
- Aşağıdakilerden hangisi, Kuruluş Dönemi Osmanlı eserlerinden biri olarak belirtilebilir?
- A-) Bursa Ulu Cami
- B-) Sadabad Kasrı
- C-) III. Ahmed Çeşmesi
- D-) Nur-u Osmaniye Camii ve Külliyesi
- Cevap E-) Birgi Ulu Cami
Açıklama: Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde hüküm süren Türk Beylikleri mimarî açıdan Selçuklu mimarisinden etkilenmekle birlikte (özellikle Karama-noğulları) her beylik kendi özel şartları içerisinde farklı gelişme göstermiştir. Bu farklılık cami tiplerinde daha belirgindir. Eş büyüklükteki çok sayıda birimle desteklenen cami tipi Selçuklular’da mevcuttu ve bu tarz Osmanlı’ya da geçmişti. Çok destekli cami geleneği Beylikler döneminde de sürdürülmüştü. Beyşehir’deki Eşrefoğlu cami (1297) bu geleneğin bir ürünüdür. Selçuklu mimari anlayışının etkisi vardı. Birgi’deki Aydınoğlu Mehmed Bey’in yaptırdığı Ulucami (1312) de benzer mimari özellikler taşımaktadır. Selçuk’ta 1374 inşa edilen İsa Bey Camisi de mimari yeniliklerin olduğu bir yapıdır. Beylikler dönemi cami mimarisinin özelliklerini Osmanlı’ya aktaran en iyi örneklerden bir Manisa’da Saruhanoğullarının 1376’da yaptırdıkları Ulucami’dir.
- Aşağıdakilerden hangisi, Türk halıcılığının zirvesini teşkil eden Klasik Dönem Osmanlı halıcılığında büyük bir ekonomik değer oluşturmuş merkezlerden biri olarak belirtilebilir?
- Cevap A-) Uşak
- B-) Kırşehir
- C-) Milas
- D-) Ladik
- E-) Alaşehir
Açıklama: Klasik dönem halıları, Türk halıcılığının zirvesini teşkil eder. Bu evrede saray halıları ve Uşak halıları olmak üzere iki grup halı çeşidi öne çıkar. 16. yüzyılda Uşak’ta halıcılık büyük bir ekonomik değer olmuştur. Batı Anadolu-Bergama-Uşak bölgesinde dokunan halılar Avrupa’ya ihraç edilmiştir. Hiç kuşkusuz bu halılar İstanbul’da saray çevresinde ve dini yapılarda da kullanılmıştır.
- Aşağıdakilerden hangisi, XIII. yüzyılda yaşamış büyük mutassavıf Mevlâna Celâleddin-i Rumî’nin eserlerinin özellikleri arasında yer almaz?
- A-) Farsça yazılmış Mesnevi adlı eserinde didaktik dinî-tasavvufi görüşlerini hikayelerle anlatır.
- B-) Mesnevi ve Divan-ı Kebir adlı eserleri binlerce dizeden oluşmaktadır.
- C-) Felsefesinin temelinde aşk bulunan Mevlana, tüm insanların Allah’ın görüntüsü olduğuna inanmaktaydı.
- D-) Eserlerinde; ırk, din, dil ayrımı gözetmeyen evrensel bir sevgi mevcuttur.
- Cevap E-) Eski Anadolu Türkçesi ile yazılmış tek eserinin adı Garipname’dir.
Açıklama: Mevlâna Celâleddin-i Rumî (ölümü 1273) Farsça, altı ciltlik Mesnevi adlı eserinde didaktik dinî-tasavvufi görüşlerini hikayelerle anlatır. Bu kitap otuz binden fazla dizeden oluşmaktadır. Divan-ı Kebîr’inde ise yaklaşık kırk dört bin dize yer almaktadır. Mevlâna felsefesinin temelinde aşk bulunmaktaydı ve o tüm insanların Allah’ın görüntüsü olduğuna inanmaktaydı. Sevgisi evrensel bir nitelik taşımaktaydı, ırk, din, dil ayrımı gözetmezdi.
- Aşağıdakilerden hangisi, minyatürde kendine özgü bir üslüp geliştiren Nakkaş Osman’ın eserlerinden birisidir?
- Cevap A-) Şahnâme-i Selim Han
- B-) Mantık at-Tayr
- C-) Leyla vü Mecnun
- D-) İskendername
- E-) Esrârnâme
Açıklama: Nakkaş Osman, kendine özgü bir üsluba sahipti. Osman Nakkaş’ın hazırlanmasında rol aldığı eserler arasında 46 minyatür içeren Şahnâme-i Selim Han, 58 minyatürlü Şehinşahnâme-i Murad, Zafername ve Zübdetü’t Tevârih sayılabilir.
- Büyük Selçuklu Devleti yazı ve kültür dili olarak aşağıdakilerden hangisini kullanmıştır?
- A-) Arapça
- B-) Türkçe
- Cevap C-) Farsça
- D-) Rumca
- E-) Çince
Açıklama: Anadolu Selçuklu Devleti (1081-1308), Büyük Selçuklu Devleti gibi (1026-1300) yazı ve kültür dili olarak Farsçayı benimsedi. Bu tutum bir-iki istisna dışında değişmedi.
Büyük Selçuklu Devleti yazı ve kültür dili olarak Farsçayı kullanmıştır.
- Divanü Lugat-it Türk adlı eserin yazarı aşağıdakilerden hangisidir ?
- A-) Sâi Çelebi
- B-) Katip Çelebi
- Cevap C-) Kaşgarlı Mahmud
- D-) Evliya Çelebi
- E-) Ahmedî
Açıklama: Divanü Lugat-it Türk adlı eserin yazarı Kaşgarlı Mahmud’dur.
Doğru Cevap C’dir.
- Divanü Lûgat-it Türk ile Yunus Emre’nin divanında adı geçen ve Türk müziğinin bilinen en eski çalgılarından biri olarak kabul edilen enstrüman aşağıdakilerden hangisinde gösterilmiştir?
- Cevap A-) Kopuz
- B-) Kaval
- C-) Ud
- D-) Kanun
- E-) Tambur
Açıklama: Türk müziğinin bilinen en eski çalgıları arasında kopuz başta gelmektedir. Kopuz, Divanü Lûgat-it Türk ve Yunus Emre’nin divanında geçmektedir.
- Edirneli Nazmi (öl. 1548) ve Tatavlalı Mahremi’nin (öl 1548)
………………………..başlatarak Türkçe ile şiirler yazmaları Osmanlı üst kültüründe pek etkili olamamıştır.
Yukarıda boş bırakılan alana aşağıdaki seçeneklerden hangisi gelmelidir?- Cevap A-) Türkî-i basit akımını
- B-) Fecr-İ Ati akımını
- C-) Edebiyat-ı Cedide akımını
- D-) Sebk-i Hindi akımını
- E-) Garip akımını
Açıklama: Edirneli Nazmi (öl. 1548) ve Tatavlalı Mahremi’nin (öl 1548) Türkî-i basit akımını
başlatarak Türkçe ile şiirler yazmaları Osmanlı üst
kültüründe pek etkili olamamıştır.
- En iyi bilinen eserlerinden birisi Leyla vü Mecnun olan Klasik dönem Türk Edebiyatçısı aşağıdakilerden hangisidir ?
- Cevap A-) Fuzûli
- B-) Nedim
- C-) Ahmed-i Dâ’i
- D-) Ahmedî
- E-) Hayâlî
Açıklama: En iyi bilinen eserlerinden birisi Leyla vü Mecnun olan Klasik dönem Türk Edebiyatçısı Fuzûli’dir.
Doğru Cevap A’dır.
- Eski Anadolu Türkçesi / Eski Türkiye Türkçesi de denilen ve beylikler döneminden başlayarak İstanbul’un fethine kadar getirilen dil evresi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Yeni Osmanlıca
- B-) Klasik Osmanlıca
- C-) Farsça
- Cevap D-) Eski Osmanlıca
- E-) Lehçe
Açıklama: Kuruluş döneminde dil ve edebiyat
Osmanlıca, Türk dilinin Güney Batı kolunu oluşturan Oğuz Grubu Türkçesi içinde yer alır. Günümüzde bu yazı dili, genellikle, üç evrede ele alınmaktadır. Bunlar;
1. Eski Osmanlıca (13.-15. yüzyıllar). Eski Anadolu Türkçesi / Eski Türkiye Türkçesi de denilmektedir ve beylikler döneminden başlayarak İstanbul’un fethine kadar getirilir.
2. Klasik Osmanlıca (16.-19. yüzyıllar). Türkçe esas olmak üzere Arapça ve Farsça kelimelerle kurallarının Türkçe ile birleştirmesinden oluşur.
3. Yeni Osmanlıca (19.-20. yüzyılın başları). Yenileşme hareketlerine paralel olarak dilde sadeleşmeyi içerir.
- Eski Anadolu Türkçesinin önemli eserlerinden birisi olan Garipnâme’nin yazarı aşağıdakilerden hangisidir ?
- A-) Mevlana Celâleddin-i Rumi
- B-) Yunus Emre
- C-) Ahmed Yesevi
- Cevap D-) Aşık Paşa
- E-) Ahmedî
Açıklama: Eski Anadolu Türkçesinin önemli eserlerinden birisi olan Garipnâme’nin yazarı Aşık Paşa’dır.
- Ezilerek fırçayla sürülecek hale getirilmiş olan varak altın ve çeşitli renklerin kullanılmasıyla gerçekleştirilen, parlak ve cazip bir kitap sanatını tanımlayan terim aşağıdakilerden hangisidir ?
- A-) Halkâri
- B-) Zahriye
- C-) Telkâri
- Cevap D-) Tezhip
- E-) Minyatür
Açıklama: Ezilerek fırçayla sürülecek hale getirilmiş olan varak altın ve çeşitli renklerin kullanılmasıyla gerçekleştirilen, parlak ve cazip bir kitap sanatını tanımlayan terim tezhiptir. Doğru Cevap D’dir.
- Ezilerek fırçayla sürülecek hale getirilmiş olan varak altın ve çeşitli renklerin kullanılmasıyla gerçekleştirilen kitap sanatına ne ad verilir?
- Cevap A-) Tezhip
- B-) Minyatür
- C-) Hat
- D-) Nakkaşlık
- E-) Çini
Açıklama: Ezilerek fırçayla sürülecek hale getirilmiş olan varak altın ve çeşitli renklerin kullanılmasıyla gerçekleştirilen kitap sanatına Tezhip adı verilir.
- Gentile Bellini’yi İstanbul’a davet ederek kendi portresini yaptıran Osmanlı padişahı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Kanuni Sultan Süleyman
- B-) Yavuz Sultan Selim
- C-) II. Beyazıd
- Cevap D-) Fatih Sultan Mehmed
- E-) II. Mahmud
Açıklama: Gentile Bellini’yi İstanbul’a davet ederek kendi portresini yaptıran Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmed’dir. Doğru Cevap D’dir.
- Günümüz araştırmaları içerisinde genellikle üç evrede ele alınan ve yenileşme hareketlerine paralel olarak dilde sadeleşmeyi de içeren Osmanlıcanın üçüncü ve son safhası, yani “Yeni Osmanlıca”, aşağıdaki dönemlerden hangisinde karşımıza çıkmaktadır?
- A-) 13. - 15. yüzyıllar arasında
- B-) Beylikler döneminde
- C-) 16. Yüzyılda
- D-) Duraklama döneminde
- Cevap E-) 19. - 20. yüzyıl başları
Açıklama: Günümüzde Osmanlıca genellikle, üç evrede ele alınmaktadır. Bunlar;
1. Eski Osmanlıca (13.-15. yüzyıllar). Eski Anadolu Türkçesi / Eski Türkiye Türkçesi de denilmektedir ve beylikler döneminden başlayarak İstanbul’un fethine kadar getirilir.
2. Klasik Osmanlıca (16.-19. yüzyıllar). Türkçe esas olmak üzere Arapça ve Farsça kelimelerle kurallarının Türkçe ile birleştirmesinden oluşur.
3. Yeni Osmanlıca (19.-20. yüzyılın başları). Yenileşme hareketlerine paralel olarak dilde sadeleşmeyi içerir.
- Günümüz araştırmaları içerisinde genellikle üç evrede ele alınan ve yenileşme hareketlerine paralel olarak dilde sadeleşmeyi de içeren Osmanlıcanın üçüncü ve son safhası, yani “Yeni Osmanlıca”, aşağıdaki dönemlerden hangisinde karşımıza çıkmaktadır?
- A-) 13. - 15. yüzyıllar arasında
- B-) Beylikler döneminde
- C-) 16. yüzyılda
- D-) Duraklama döneminde
- Cevap E-) 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl başları arasında
Açıklama: Günümüzde bu yazı dili, genellikle, üç evrede ele alınmaktadır. Bunlar;
1. Eski Osmanlıca (13.-15. yüzyıllar). Eski Anadolu Türkçesi / Eski Türkiye Türkçesi de denilmektedir ve beylikler döneminden başlayarak İstanbul’un fethine kadar getirilir.
2. Klasik Osmanlıca (16.-19. yüzyıllar). Türk-çe esas olmak üzere Arapça ve Farsça kelimelerle kurallarının Türkçe ile birleştirmesinden oluşur.
3. Yeni Osmanlıca (19.-20. yüzyılın başları). Yenileşme hareketlerine paralel olarak dilde sadeleşmeyi içerir.
- Halil İnalcık, Anadolu’da 13. Yüzyılda yaşanan hangi gelişmelerin Osmanlı Beyliği’nin ortaya çıkışında etkili olduğunu savunmuştur?
1. Oğuzların/Türkmenlerin Anadolu’ya kitlesel göç etmesi ve Selçuklu saltanatının kurulması
2. Moğolların Anadolu’daki egemenliği altındaki Türkmenlerin bir kısmının Batı’daki Bizans topraklarını istila etmesi
3. Dördüncü haçlı seferinin Bizans’ı zayıflatması
4. Türk-İslâm gaza hareketinin Anadolu’da yeni bir güç kazanması- Cevap A-) I, II, IV
- B-) II, III, IV
- C-) I, III, IV
- D-) I, II, III
- E-) III ve IV
Açıklama: Dördüncü haçlı seferinin Bizans’ı zayıflatması dışındaki seçenekler doğrudur.
- Hamzanâme ve İskendernâme adlı eserleri ile tanınan şair aşağıdakilerden hangisidir ?
- A-) Şeyh Galip
- B-) Fuzûli
- C-) Nedim
- D-) Ahmed-i Dâ’i
- Cevap E-) Ahmedî
Açıklama: Hamzanâme ve İskendernâme adlı eserleri ile tanınan şair Ahmedî’dir.
Doğru Cevap E’dir.
- Hangi eser Mevlâna Celâleddin-i Rumî tarafından yazılmıştır?
- Cevap A-) Mesnevi
- B-) Mansurnâme
- C-) Pertevnâme
- D-) Tiflisî’nin Kâmilü’t -ta’bir
- E-) Divanü Lugât-it Türk
Açıklama: KURULUŞ YILLARINDA KÜLTÜR ORTAMI
Mevlâna Celâleddin-i Rumî (ölümü 1273) Farsça, altı ciltlik Mesnevi adlı eserinde didaktik dinî-tasavvufi görüşlerini hikayelerle anlatır. Bu kitap otuz binden fazla dizeden oluşmaktadır.
- Hangisi Osmanlı dönemin heykeltıraşıdır?
- Cevap A-) Yervant Osgan Efendi
- B-) Matrakçı Nasuh
- C-) Taşlıcalı Yahya Bey
- D-) Kırşehirli Yusuf b. Nizameddin
- E-) Necmüddin Dâye
Açıklama: Yenileşme Döneminde Mimari ve Güzel Sanatlar
Sanayi-i Nefise Mektebi’nde heykeltıraşlar yetiştirildi. Yervant Osgan Efendi, İhsan (Özsoy) ve İsa Behzat dönemin Osmanlı heykeltıraşlarıdır
- Hangisi Erken Osmanlı Dönemi Halıları grubunda yer alır?
- Cevap A-) Holbein halıları
- B-) Uşak halıları
- C-) Gördes halıları
- D-) Kula halıları
- E-) Bergama halıları
Açıklama: Klasik Dönemde Mimari ve Güzel Sanatlar
Erken Osmanlı dönemi halıları, 15. ve 16. yüzyıla dayandırılmakta ve bu halıların bir bölümü Alman ressam Hans Holbein’in tablolarında yer alması nedeniyle araştırmacılar tarafından Holbein halıları olarak adlandırılmıştır.
- Hoca Dehhâni’nin Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubad’ın isteğiyle kaleme aldığı eser aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Salsalnâme
- Cevap B-) Şehnâme
- C-) Mirsâdü’l-İbâd
- D-) Mesnevi
- E-) Keşfü’l -Akabe
Açıklama: Hoca Dehhâni bunlardan biridir. Firdevsî’nin Şehnâme’si gibi Farsça 20 bin beyitlik bir Şehnâme’yi Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubad’ın isteğiyle yazmıştır.
Firdevsî’nin Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubad’ın isteğiyle kaleme aldığı eser Şehnâme’dir.
- Kendilerine özgü yapıları ve nitelikleriyle inşa edilmiş Beyşehir’deki Eşrefoğlu Cami, Birgi’deki Ulucami, Selçuk’taki İsa Bey Cami ve Manisa’daki Ulucami gibi mimari yapılar Osmanlı sanatının hangi dönemine aittir?
- A-) Klasik Dönem
- B-) Duraklama Dönemi
- C-) Modernleşme Dönemi
- D-) Genişleme Dönemi
- Cevap E-) Kuruluş Dönemi
Açıklama: Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde hüküm süren Türk Beylikleri mimarî açıdan Selçuklu mimarisinden etkilenmekle birlikte (özellikle Karamanoğulları) her beylik kendi özel şartları içerisinde farklı gelişme göstermiştir. Bu farklılık cami tiplerinde daha belirgindir. Eş büyüklükteki çok sayıda birimle desteklenen cami tipi Selçuklular’da mevcuttu ve bu tarz Osmanlı’ya da geçmişti. Çok destekli cami geleneği Beylikler döneminde de sürdürülmüştü. Beyşehir’deki Eşrefoğlu cami (1297) bu geleneğin bir ürünüdür. Selçuklu mimari anlayışının etkisi vardı. Birgi’deki Aydınoğlu Mehmed Bey’in yaptırdığı Ulucami (1312) de benzer mimari özellikler taşımaktadır. Selçuk’ta 1374 inşa edilen İsa Bey Camisi de mimari yeniliklerin olduğu bir yapıdır. Beylikler dönemi cami mimarisinin özelliklerini Osmanlı’ya aktaran en iyi örneklerden bir Manisa’da Saruhanoğullarının 1376’da yaptırdıkları Ulucami’dir. Beylikler dönemi cami mimarisinin dikkati çeken özelliklerinden biri de son cemaat yerinin eklenmesidir. Ayrıca yapıların iç ve dış mekânlarındaki mimarî tezyinatta, bir ahenk ve denge olmasına özen gösterilmişti. Medrese mimarisinde Selçuklu üslûbu ana çizgileriyle sürdürülmüştür. Hamitoğullarının Eğirdir’de yaptırdıkları Dündar Bey medresesi (1302) bunlardan biridir.
- Kültürel anlayış ve kurumlara nüfuz eden değişim süreci tanımlamak için hangi kavram kullanılmaktadır?
- A-) Meddah
- B-) Zahriye
- Cevap C-) Islahat
- D-) Halkârî
- E-) Minyatür
Açıklama: YENİLEŞME DÖNEMİNDE OSMANLI KÜLTÜRÜ
Eğitimden hukuka, yönetimden iktisadi yapıya ve kültüre kadar toplum ve devlet yapısı Batılı değerler çerçevesinde değiştirilmeye çalışıldı. Söz konusu değişim süreci kültürel anlayış ve kurumlara nüfuz etti ve çok sayıda Batılı kültürel kurum oluşturuldu. Geleneksel olanları da değişime zorladı. Bu süreci tanımlamak için; Islahat, Reform, Avrupaileşme, Alafrangalaşma, Garplılaşma, Asrîleşme, Muasırlaşma, Batılılaşma ve Yenileşme gibi kavramlar kullanılmaktadır.
- Molla Gürâni, Molla Hüsrev, Molla Yegân
ve Sinan Paşa gibi dönemin ünlü hocalarından
ders alan, yabancı dil öğrenmeye meraklı, binlerce kitaptan oluşan bir kütüphaneye sahip ve birçok tarihçi tarafından bir Rönesans hükümdarı olarak tanımlanan Osmanlı hükümdarı kimdir?- Cevap A-) Fatih Sultan Mehmed
- B-) Yavuz Sultan Selim
- C-) Kanuni Sultan Süleyman
- D-) I. Selim
- E-) I. Murad
Açıklama: Fatih; Molla Gürâni, Molla Hüsrev, Molla Yegân
ve Sinan Paşa gibi dönemin ünlü hocalarından
ders almıştı. Yabancı dil öğrenmeye meraklıydı
ve binlerce kitaptan oluşan bir kütüphaneye sahipti. Fatih, birçok tarihçi tarafından bir Rönesans hükümdarı olarak tanımlanmaktadır
- Osman Gazi’nin 1299’da bağımsızlığını ilan ettiği Karacahisar hangi ilimiz sınırları içindedir?
- Cevap A-) Eskişehir
- B-) Bursa
- C-) Bilecik
- D-) Afyon
- E-) Sakarya
Açıklama: Osman Gazi’nin 1299’da bağımsızlığını ilan ettiği Karacahisar Eskişehir sınırları içindedir.
- Osmanlı Beyliği ve diğer Türkmen beyliklerinde gelişen kültürün en önemli özelliği ne idi?
- Cevap A-) İslam kültürü içerisinde öz Türk kültür geleneklerinin sürdürülmesi
- B-) İslam ve Hristiyan kültürlerinin etkileşimiyle ortaya çıkan bir kültür olması
- C-) Yüksek kültür ile sıradan halkın kültürünün ayrışması
- D-) Anadolu ve Balkanların etkileşimiyle ortaya çıkan bir kültür olması
- E-) Farklı etnik yapıların etkisiyle ortaya çıkan bir kültür olması
Açıklama: Osmanlı Beyliği ve diğer Türkmen beyliklerinde gelişen kültürün en önemli özelliği İslam kültürü içerisinde öz Türk kültür geleneklerinin sürdürülmesidir.
- Osmanlı Devleti’nde 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Padişahlar, genellikle guaj veya yağlı boya olmak üzere, yerli ve yabancı birçok ressama portrelerini yaptırtmışlardır. Aşağıdaki padişahlardan hangisi, portresini kamu dairelerine astırdığı için halk tarafından “gavur padişah” olarak nitelendirilmiştir?
- A-) III. Selim
- B-) II. Abdülhamid
- Cevap C-) II. Mahmud
- D-) Abdülmecid
- E-) II. Ahmet
Açıklama: 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Padişahlar yerli ve yabancı birçok ustaya portrelerini yaptırmışlardır. Bunlar genellikle guaj veya yağlı boyadır. III. Selim ve II. Mahmud padişah portreciliğinde başı çekmişlerdir. II. Mahmud portresini kamu dairelerine astırdığı için halk tarafından “gavur padişah” olarak nitelendirilmiştir.
- Osmanlı Dönemi Hat Sanatıyla ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri söylenebilir?
I - Latin harfleriyle oluşturulmuş İslâmî bir sanat türüdür.
II - İslam ve Türk-İslam devletlerinde ilgi çekmiş, yönetici elit tarafından desteklenmiştir.
III - İmparatorluk mimarisinin ihtişamını tamamlayan unsurlardan biridir.- A-) Sadece I
- B-) I ve III
- C-) Sadece III
- Cevap D-) II ve III
- E-) Sadece II
Açıklama: Osmanlı İmparatorluk mimarisinin ihtişamını tamamlayan unsurlardan biri hat sanatıdır. Bu sanat, Nabatî harflerinden geliştirilen Arap yazısıyla oluşturulmuş bir İslâmî sanat türüdür. İslam ve Türk-İslam devletlerinde ilgi çekmiş, yönetici elit tarafından desteklenmiştir.
- Osmanlı Döneminde “Zahriye” “Halkari” gibi kavram ve terimlerin yer aldığı sanat türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Çini
- B-) Seramik
- C-) Halı
- Cevap D-) Tezhip
- E-) Minyatür
Açıklama: Her iki terim de Tezhip sanatı içinde kullanılır. Zahriye:”Arkalık, sırtlık” anlamına gelen zahriye, yazma kitaplarda esas metnin başladığı ilk sayfanın arkasındaki -yani bir öncesindeki- için kullanılan deyimdir. Halkârî:”Halkârî denilen gölgeli altın sürülme tekniğine, al renkli lâl mürekkebinin de aynı devirde eklendiği, yarı şeffaf olan bu mürekkebin, kesif altın zerrelerinin bulunduğu motif uçlarında yer aldığı görülür. Desene ayrı bir güzellik veren ve foyalı halkârî ismiyle bilinen bu tarz uzun süre uygulanmıştır.
- Osmanlı bilim hayatına katkısı, Merâga ve Semerkant birikimini, kelâm ve irfan çizgisiyle bütünleştirmesi ile anılan düşünür aşağıdakilerden hangisidir.?
- Cevap A-) Ali Kuşcu
- B-) İbn-i Sina
- C-) İbnü’l Heysem
- D-) Gelenbevi İsmail Efendi
- E-) Vidinli Hüseyin Tevfik Paşa
Açıklama: Hiç kuşkusuz Ali Kuşçu Osmanlı bilim hayatına büyük katkılarda bulundu. Ali Kuşçu ve öğrencileri Merâga ve Semerkant birikimini, kelâm ve irfan çizgisiyle bütünleştirdi.
- Osmanlı kroniklerinde “halkı ve özellikle gayrimüslim tebaayı gözetme, onlara karşı hoşgörülü davranma ve raiyyet perverlik” anlamında kullanılan sözcük aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) İstimâlet
- B-) İstikamet
- C-) Hüsnüniyet
- D-) Müsamaha
- E-) İnsaflılık
Açıklama: Osmanlı kroniklerinde “halkı ve özellikle gayrimüslim tebaayı gözetme, onlara karşı hoşgörülü davranma ve raiyyet perverlik” anlamında kullanılan sözcük istimâletdir.
- Osmanlı mimarisinin en ihtişamlı anıtsal yapıları hangi hükümdar döneminde inşa edilmiştir?
- A-) Osman Bey
- B-) Sultan Abdülhamit
- Cevap C-) Kanuni Sultan Süleyman
- D-) Sultan Abdülmecit
- E-) Timurlenk
Açıklama: Klasik Dönemde Mimari ve Güzel Sanatlar
Osmanlı mimarisinin en ihtişamlı anıtsal yapıları Kanuni Sultan Süleyman döneminde inşa edilenlerdi.
- Osmanlı mimarisinin en ihtişamlı anıtsal yapıları hangi padişah döneminde inşa edilmiştir?
- Cevap A-) Kanuni Sultan Süleyman
- B-) Fatih Sultan Mehmed
- C-) IV. Murad
- D-) I.Murad
- E-) II. Selim
Açıklama: Osmanlı mimarisinin en ihtişamlı anıtsal yapıları Kanuni Sultan Süleyman döneminde inşa edilmiştir.
- Osmanlı sarayında ilk kez hangi padişah döneminde opera sahnelenmiştir?
- A-) II. Mahmud
- B-) II. Abdülhamid
- C-) IV. Murad
- Cevap D-) III. Selim
- E-) III. Ahmed
Açıklama: Osmanlı sarayında ilk kez III. Selim döneminde opera sahnelenmiştir. Doğru Cevap D’dir.
- Osmanlı tarihi alanında resimleştirilen ilk eserin adı aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Selimname
- B-) Fatihname
- C-) Dilsuzname
- D-) Şehname
- E-) Zafername
Açıklama: 1520-1530 yılları arasında da Osmanlı tarihi alanında resimlendirilen ilk eser Selimname’dir.
Osmanlı tarihi alanında resimleştirilen ilk eserin adı Selimname’dir.
- Osmanlı tarihini bütün olarak ele alan ilk kaynak kitap aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Menâhicü’l-İnşâ
- Cevap B-) Aşıkpaşazade Tarihi
- C-) Tarih-i Ebu’l-Feth
- D-) Lûgat-ı Halîmî
- E-) Tevârih-i Âl-i Osman
Açıklama: Osmanlı tarihi kaynakları içerisinde önemli bir yere sahip olan ve Osmanlı tarihini bütün olarak ele alan ilk kaynak Aşıkpaşazade Tarihi’dir. 1485 tarihli bu eser, Yahşi Fakih’in menâkıbnâmesini esas almıştır.
Osmanlı tarihini bütün olarak ele alan ilk kaynak kitap Aşıkpaşazade Tarihi’dir.
- Osmanlıca , genellikle, üç evrede
ele alınmaktadır. Aşağıdaki ifadelerden hangisi bunlardan ikincisi olan “Klasik Osmanlıca” evresini açıklar ?- A-) Eski Osmanlıcadır ve 13.-15. yüzyıllar arasında kullanılır, ,
- B-) Eski Anadolu Türkçesi / Eski Türkiye Türkçesi de denilmektedir,
- C-) Beylikler döneminden başlayarak İstanbul’un fethine kadar gelen dönemde kullanılır,
- D-) Yenileşme hareketlerine paralel olarak dilde sadeleşmeyi içerir.
- Cevap E-) Türkçe esas olmak üzere Arapça ve Farsça kelimelerle kurallarının Türkçe ile birleştirmesinden oluşur.
Açıklama: Klasik Osmanlıca (16.-19. yüzyıllar). Türkçe esas olmak üzere Arapça ve Farsça kelimelerle kurallarının Türkçe ile birleştirmesinden oluşur.
- Osmanlıca , genellikle, üç evrede
ele alınmaktadır. Aşağıdaki ifadelerden hangisi bunlardan ilki olan “Eski Osmanlıca” evresini açıklar ?- Cevap A-) Eski Anadolu Türkçesi / Eski Türkiye Türkçesi de denilmektedir ve beylikler döneminden başlayarak İstanbul’un fethine kadar getirilir.
- B-) 16.-19. yüzyıllar arasında kullanılır,
- C-) Türkçe esas olmak üzere Arapça ve Farsça kelimelerle kurallarının Türkçe ile birleştirmesinden oluşur.
- D-) Eski Anadolu Türkçesi / Eski Türkiye Türkçesi de denir.
- E-) Yenileşme hareketlerine paralel olarak dilde sadeleşmeyi içerir.
Açıklama: Eski Osmanlıca (13.-15. yüzyıllar). Eski
Anadolu Türkçesi / Eski Türkiye Türkçesi de
denilmektedir ve beylikler döneminden başlayarak İstanbul’un fethine kadar getirilir.
- Osmanlıca içinde sade dilin terkedilerek süslü ve yabancı sözcüklerin ağırlık kazandığı dile geçilmesi hangi padişahtan itibaren gerçekleşmiştir?
- A-) II.Mahmut
- B-) Kanuni Sultan Süleyman
- Cevap C-) Fatih Sultan Mehmet
- D-) Yavuz Sultan Selim
- E-) II. Abdülhamit
Açıklama: Fatih’in döneminden başlayarak resmi yazışmalarda kullanılan sade üslup yavaş yavaş terk edilmiş
ve Arapça ile Farsça sözcükler kullanılmaya başlandı. Edebi eserler de bu değişimden etkilendi. Süslü, yeni bir Osmanlı inşa dili meydana getirildi.
Osmanlıca içinde sade dilin terkedilerek süslü ve yabancı sözcüklerin ağırlık kazandığı dile geçilmesi Fatih Sultan Mehmet’ten itibaren gerçekleşmiştir.
- Osmanlılarda; felsefi tavır, astronomi ve arazi ölçümü ile vergi sistemi gibi günlük hayattaki pratikler bağlamında önemsenen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Fizik
- B-) Astroloji
- C-) İlahiyat
- D-) Hukuk
- Cevap E-) Matematik
Açıklama: Osmanlı’da matematik; felsefi tavır, astronomi ve arazi ölçümü ile vergi sistemi gibi günlük hayattaki pratikler bağlamında önemsendi. Davûd Kayserî’nin Tokat Niksar’daki medresede yüksek seviyede matematik öğrenimi görmüştü. Matematik alanında yazılan birkaç eser şu şekildedir: Ali b. Hibetullah, Hulâşatü’l-minhâc fi ilmi’l-hisâb, Ali b. Velî b. Hamza el-Cezâirî el-Mağribi, Tuhfetü’l a’dad li-zevir’r-rüşd ve’s-sedâd, Ali Kuşçu, er-Risâletetü’l-Muhammediyye fi’l-hisâb, vb.
- Sözlük anlamı “meylettirme, cezbetme, gönül alma” olan ve Osmanlı kroniklerinde “halkı ve özellikle gayrimüslim tebaayı gözetme, onlara karşı hoşgörülü davranma ve raiyyet perverlik” anlamında kullanılmış olan terim aşağıdakilerden hangisidir ?
- Cevap A-) İstimâlet
- B-) Zeâmet
- C-) Risâlet
- D-) Azamet
- E-) Asalet
Açıklama: Sözlük anlamı “meylettirme, cezbetme, gönül alma” olan ve Osmanlı kroniklerinde “halkı ve özellikle gayrimüslim tebaayı gözetme, onlara karşı hoşgörülü davranma ve raiyyet perverlik” anlamında kullanılmış olan terim İstimâlet’tir.
Doğru Cevap A’dır.
- Türk Halıcılığında 15. ve 16. yüzyıla dayandırılan ve bu halıların bir bölümü Alman ressam Hans Holbein’in tablolarında yer alması nedeniyle araştırmacılar tarafından Holbein halıları olarak adlandırılan evre aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
I-Erken Osmanlı Dönemi
II- Geç Osmanlı Dönemi
III-Klasik Osmanlı Dönemi
IV-Selçuklu Dönemi- Cevap A-) Sadece I
- B-) Sadece II
- C-) II ve III
- D-) Sadece III
- E-) Sadece IV
Açıklama: Osmanlı İpek Kumaşları
Erken Osmanlı dönemi halıları, 15. ve 16. yüzyıla dayandırılmakta ve bu halıların bir bölümü Alman ressam Hans Holbein’in tablolarında yer alması nedeniyle araştırmacılar tarafından Holbein halıları olarak adlandırılmıştır. Bu evreye ait teknik, desen açısından farklı bazı halılar da İtalyan ressam Lorenzo Loto’nun tablolarında resmedilmiştir. Hatta Flaman ressamların tablolarına da konu olmuştur.
- Türk edebiyatında bulunmayan makale, tiyatro, hikâye, roman, anı eleştiri gibi yeni edebi türler hangi dönemde edebiyatımıza girmiştir.
- A-) Divan Edebiyatı Dönemi
- Cevap B-) Tanzimat Dönemi
- C-) Servetifünun Dönemi
- D-) Fecriati Dönemi
- E-) Cumhuriyet Dönemi
Açıklama: Tanzimat edebiyatının yazar ve şairleri, Osmanlı klasik edebiyatında ya da yaygın bilinen adıyla Divan edebiyatında bulunan şiir, tarih, mektup gibi edebi türlerini Batılı forma göre yenileştirmişlerdir. Ancak bu dönemin en önemli yeniliği, o zamana kadar Türk edebiyatında bulunmayan makale, tiyatro, hikâye, roman, anı eleştiri gibi yeni edebi türlerde üretim yapılmasıdır
- Yenileşme Döneminde hangisi halk tarafından “gavur padişah” olarak nitelendirilmiştir?
- A-) III. Selim
- B-) III. Murad
- C-) III. Ahmed
- D-) III. Mehmed
- Cevap E-) II. Mahmud
Açıklama: Yenileşme Döneminde Mimari ve Güzel Sanatlar
II. Mahmud portresini kamu dairelerine astırdığı için halk tarafından “gavur padişah” olarak nitelendirilmiştir.
- Özellikle 16. yüzyılın ikinci yarısında “Klasik Osmanlı” tarzıyla çini ve seramik sanatının özgün örnekleriyle öne çıkan şehirler aşağıdakilerden hangisi ya da hangileridir?
I-Avanos
II-Kütahya
III-İznik- A-) Sadece I
- B-) I ve II
- Cevap C-) II ve III
- D-) Sadece II
- E-) Sadece III
Açıklama: 16. yüzyılın başlarından 17. yüzyılın sonlarına kadar çini ve seramik sanatında “klasik Osmanlı”
üslubundan söz edilebilir. 16. yüzyılın ikinci yarısında İznik ve Kütahya’da çok başarılı çini imâlatı
yapılmıştır.
- İhsan Fazlıoğlu’na göre üç döneme ayrılan Osmanlı bilim hayatının klasik dönemi aşağıdakilerden hangisidir?
- A-) Devletin kuruluşundan İstanbul’un fethine kadar olan dönem.
- B-) 1702’den modern eğitim kurumlarının kurulduğu 1773’e kadar devam eden dönem.
- Cevap C-) Devletin kuruluşundan Müneccimbaşı Ahmed Dede’nin ölümüne kadar süren dönem.
- D-) 1773’ten itibaren devletin siyasi bir teşkilat olarak ortadan kalktığı 1923’e kadar süren dönem.
- E-) Devletin kuruluşundan Pasarofça antlaşmasına kadar olan dönem.
Açıklama: İhsan Fazlıoğlu, Osmanlı bilim hayatını üç döneme ayırarak incelemenin daha uygun olacağı görüşündedir. Bunlar;
1. Devletin kuruluşundan Müneccimbaşı Ahmed Dede’nin 1702’de ölümüne kadar süren klasik dönem
2. 1702’den modern eğitim kurumlarının kurulduğu 1773’e kadar devam eden bunalım ve arayış dönemi
3. 1773’ten itibaren devletin siyasi bir teşkilat olarak ortadan kalktığı 1923’e kadar süren klasik paradigmanın terkedilmeye başlandığı yenileşme dönemi.
İhsan Fazlıoğlu’na göre üç döneme ayrılan Osmanlı bilim hayatının klasik dönem, devletin kuruluşundan Müneccimbaşı Ahmed Dede’nin ölümüne kadar süren dönemdir.
- İstanbul Rasathanesini kuran Osmanlı astronomi bilgini aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Takiyyüddin er-Râsıd
- B-) Gelenbevi İsmail Efendi
- C-) Ali Kuşçu
- D-) Sinan Paşa
- E-) Ahmed Dede
Açıklama: İstanbul Rasathanesini kuran Osmanlı astronomi bilgini Takiyyüddin er-Râsıd’dır.
- İstanbul’da Türk İslam mimarisini temsil eden en erken tarihli eser aşağıdakilerden hangisidir ?
- Cevap A-) Fatih Külliyesi
- B-) Valide Sultan Külliyesi
- C-) Akşemseddin Cami
- D-) Uzun Hasan Cami
- E-) Muradiye Külliyesi
Açıklama: Fatih Külliyesi, İstanbul’da Türk-İslam döneminin en eski yapısıdır. Doğru Cevap A’dır.
- “Ezilerek fırçayla sürülecek hale getirilmiş olan varak altın ve çeşitli renklerin kullanılmasıyla gerçekleştirilen, parlak ve cazip kitap sanatına ……………………………..denilmektedir.”
Yukarıdaki boşluğa gelmesi gereken uygun sözcük aşağıdakilerden hangisidir?- A-) Hat sanatı
- B-) Cilt sanatı
- C-) Nakkaş sanatı
- Cevap D-) Tezhip sanatı
- E-) Halkari sanatı
Açıklama: Tezhip, ezilerek fırçayla sürülecek hale getirilmiş olan varak altın ve çeşitli renklerin kullanılmasıyla gerçekleştirilen, parlak ve cazip bir kitap sanatıdır.
- “Bugünden sonra dîvanda, dergâhta, bargâhta, mecliste, meydanda Türkçeden başka dil konuşulmasın” şeklinde bir ferman yayımlanarak Türkçenin resmi dil olmasının sağlanması aşağıdaki kişilerden hangisine atfedilir.
- A-) Kaşgarlı Mahmud
- B-) Necmüddin Dâye
- C-) Sadreddîn Konevî
- Cevap D-) Karamanoğlu Mehmet Bey
- E-) Aşık Paşa
Açıklama: Bazı araştırmacılara göre 13 Mayıs 1277’de Karamanoğlu Mehmet Bey, bazılarına göre ise de Selçuk Divanı tarafından, “Bugünden sonra dîvanda, dergâhta, bargâhta, mecliste, meydanda Türkçeden başka dil konuşulmasın” şeklinde bir ferman yayımlanarak Türkçenin resmi dil olması sağlandı.
Ünite 8
- 1924 yılında Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti yerine, İslam’ın “aydın” bir yorumunu yapması ve icra etmesi için hangi kurum kurulmuştur?
- A-) Diyanet Bakanlığı
- Cevap B-) Diyanet İşleri Müdürlüğü
- C-) Diyanet Masası
- D-) Diyanet Departmanı
- E-) Diyanet Komisyonu
Açıklama: OSMANLI MİRASI, ULUS-İNŞASI VE CUMHURİYET REJİMİNİN KÜLTÜR POLİTİKASI
1924 Mart’ının başlarında halifeliğin kaldırılmasıyla eş zamanlı olarak, Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti (Şeriat ve Vakıflar Bakanlığı) ilga edilmiş, yerine, İslam’ın “aydın” bir yorumunu yapması ve icra etmesi beklenen Diyanet İşleri Reisliği (Müdürlüğü) kurulmuştur.
- 1928 yılında Güzel Sanatlar Akademisi olarak adlandırılacak kurum, 19. yüzyılın sonlarına doğru, mimarlık, şehircilik, resim ve heykel gibi sanat dallarında Batı tarzında sistemli bir öğretimi sağlamak amacıyla kurulan eğitim kurumu ………………dir.
Yukarıdaki boş bırakılan yeri dolduracak cevap aşağıdaki şıklardan hangisinde verilmiştir?- A-) Musiki Muallim Mektebi
- Cevap B-) Sanayi-i Nefise Mektebi
- C-) Darü’l-Elhan
- D-) Darü’l-Bedayi
- E-) Tatbiki Güzel Sanatlar
Açıklama: Resim-Heykel Alanındaki Gelişmeler:
Sanayi-i Nefise Mektebi’nden Güzel Sanatlar
Akademisi’ne:
1928 yılında Güzel Sanatlar Akademisi olarak adlandırılacak kurum, 19. yüzyılın sonlarına doğru, mimarlık, şehircilik, resim ve heykel gibi sanat dallarında Batı tarzında sistemli bir öğretimi sağlamak amacıyla kurulan eğitim kurumu Sanayi-i Nefise Mektebi’dir.
- 1928 yılında Güzel Sanatlar Akademisi olarak adlandırılacak, 19. yüzyılın sonlarına doğru, mimarlık, şehircilik, resim ve heykel gibi sanat dallarında
Batı tarzında sistemli bir öğretimi sağlamak amacıyla kurulan kurum……………‘dir.
Yukarıdaki boş bırakılan yeri dolduracak cevap aşağıdaki şıklardan hangisinde verilmiştir?- A-) Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi
- B-) Musiki Muallim Mektebi
- Cevap C-) Sanayi-i Nefise Mektebi
- D-) Darü’l-Bedayi
- E-) Darü’l-Elhan
Açıklama: Resim-Heykel Alanındaki Gelişmeler:
1928 yılında Güzel Sanatlar Akademisi olarak adlandırılacak kurum, 19. yüzyılın sonlarına doğru, mimarlık, şehircilik, resim ve heykel gibi sanat dallarında
Batı tarzında sistemli bir öğretimi sağlamak amacıyla kurulan Sanayi-i Nefise Mektebi’nin yeni koşullarda reforma tabi tutulması sonucu kuruldu.
- 1928 yılında yapılan yarışmada, Ankara’yı elli yıl sonra 300 bin nüfuslu çağdaş bir kent olacak şekilde tasarlayan mimar aşağıdakilerden hangisidir?
- Cevap A-) Herman Jansen
- B-) Theodor Post
- C-) Ernst Egli
- D-) Clemens Holzmeister
- E-) Clemens Bosch
Açıklama: Kent planlaması ve düzenlenmesi için 1928 yılında yapılan yarışmayı, Berlin şehir planlamasını da kazanmış olan Herman Jansen kazanmıştır. Yaptığı planlamada Ankara, 50 yıl sonra 300 bin nüfuslu olacak şekilde, çağdaş bir şehir olarak tasarlanmıştır. Planlanan kent dokusu, geçmişteki Anadolu Türk kenti imgesinden hayli farklıdır; geniş bulvarlar, caddelerin üzerinde özenle yapılmış kurumsal binaların bulunduğu, temiz, yeşil alanlara sahip bir çağdaş kent kurulması öngörülmüştür.
- 1950’lerde başlayan, 1960’larda farklı siyasi ve ekonomik koşullar altında devam ederek 1980’e kadar uzanan süreçte,kapitalist ilişkilerin toplumsal alanda hâkim ilişki durumuna gelmesi, Amerikanlaşma ve tarımsal çözülme sonucuortaya çıkan kırdan kente göç olgusu, kültür hayatını pek çok alanda etkilemiştir. Aşağıdakilerden hangisinde bu etki görülmez?
- A-) Eğitim
- Cevap B-) Dil
- C-) Mimarlık
- D-) Yemek
- E-) Hayat tarzı
Açıklama: Doğru yanıt “B” şıkkı, “Dil”dir.
- 1950’li yıllardan başlayarak, yakın zamanlara kadar toplumun geniş kesimlerinin etkisi altında kalacağı kültür,büyük ölçüde ……………….ile birlikte kırdan kente göçle biçimlenecek olan, tüketime dönük popüler kültürdür.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?- Cevap A-) Amerikanlaşma
- B-) Göç
- C-) Millileşme
- D-) Tek partili dönem
- E-) Reformlar
Açıklama: Doğru yanıt “A” şıkkı,”Amerikanlaşma”dır.
- Erken Cumhuriyet dönemi kültür politikasının radikalliğinin boyutunu gösteren en çarpıcı örneklerden biri, yapılan alfabe değişikliğidir. Bu hangi yıl yapılmıştır?
- A-) 1924 yılında
- B-) 1926 yılında
- Cevap C-) 1928 yılında
- D-) 1930 yılında
- E-) 1936 yılında
Açıklama: Erken Cumhuriyet dönemi kültür politikasının radikalliğinin boyutunu gösteren en çarpıcı örneklerden biri, 1928 yılında yapılan alfabe değişikliğidir.
- Hangi faktör 1960’larda yoğun yapılaşmış semtlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur?
- A-) Devlet konut üretimi politikası
- Cevap B-) Yapsatçıların konut üretimi politikası
- C-) Yurtdışından yabancıların taşınması
- D-) Eğitim seviyesinin yükselmesi
- E-) Ekonomik refah
Açıklama: Kültürel Değişim Örnekleri Olarak Müzik, Sinema ve Mimarlık
1960’larda iyice yaygınlaşacak olan yapsatçılık (müteahhitlik), konut üretiminin küçük girişimciler tarafından örgütlenmesi anlamına gelmiştir. Yapsatçı olarak bilinen bu girişimciler, şehrin imara açık yerlerinde çok katlı binalar yaparak yoğun yapılaşmış semtlerin ortaya çıkmasına neden olmuşlardır.
- Batılılaşma döneminde heykel ve mimarlık alanında hangi özellik izlenmiştir?
- A-) Osmanlı dönemin sembollerinin yansıtması
- B-) Amerikan kültürünün taklidi
- C-) Balkan kültürünün yansıtmaları
- Cevap D-) Cumhuriyet rejimin sembollerinin yansıtması
- E-) Geçmişle ve modern kültürün sentezi
Açıklama: Sanatta ve Mimarlıkta Batılılaşma
Heykelcilik, Cumhuriyet rejiminin halka benimsetilmesi, millî bilincin güçlendirilmesi ve yakın dönem tarihinin, özellikle Kurtuluş Savaşı’nın gelecek nesillere aktarılması için önem atfedilen bir alandı. Bu amaçlar doğrultusunda, heykel alanındaki gelişme, anıt yapımıyla sınırlı kalmıştı. Sanat alanındaki diğer gelişmelerde olduğu gibi, bu alanda da Mustafa Kemal’in görüşleri ve inisiyatifi etkili olmuştur. Kentlerde anıt yapımının sembolik ve anlamsal önemini kavrayan bir yönetici olarak, Mustafa Kemal büyük boyutta anıtların yapılması gerektiğini ileri sürmüştü
- Ankara’da Ulus meydanında, ana figür olarak ata binmiş Atatürk’ü gösteren Atatürk Anıtı aşağıdaki heykeltraşlardan hangisinin eseridir?
- Cevap A-) Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel
- B-) İtalyan Pietro Canonica
- C-) Avusturyalı Heykeltraş Anton Hanak
- D-) Avusturyalı Heykeltraş Josef Thorak
- E-) Avusturyalı Heykeltraş Anton Hanak ve Josef Thorak
Açıklama: Ankara’da Ulus meydanında, ana figür olarak ata binmiş Atatürk’ü gösteren Atatürk Anıtı, Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel’in eseridir.
- Arap Alfabesinden Latin Alfabesine geçiş hangi yıl gerçekleşmiştir?
- A-) 1923
- B-) 1924
- C-) 1925
- Cevap D-) 1928
- E-) 1927
Açıklama: Arap Alfabesinden Latin Alfabesine
Geçiş, Dilde Reform Meselesi ve Yeni
Tarih Anlayışı
1928 yılında, Mustafa Kemal’in yönetiminde kurulan ve üyelerinin Latin alfabesine geçişi savunduğu Dil Encümeni adında bir komisyon kuruldu. Komisyonun
hazırladığı rapordan sonra, Latin harflerine geçişin milleti cehaletten kurtarmak için gerekli olduğu ve geçilecek alfabenin aslında Türk alfabesi olduğu
sonuçlarına varıldı. Nihayet, 3 Kasım 1928’de alfabe değişikliğine dair karar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kanunlaşmıştır.
- Ağırlıklı olarak tarımla uğraşan Müslüman nüfusun kültürel özelliklerini başlıca belirleyen öğe nedir?
- A-) Eğitim seviyesi
- B-) Maddi durum
- C-) Jeografik yerleşim
- Cevap D-) Din
- E-) Siyasi durum
Açıklama: OSMANLI MİRASI, ULUS-İNŞASI VE CUMHURİYET REJİMİNİN KÜLTÜR POLİTİKASI
Ağırlıklı olarak tarımla uğraşan Müslüman nüfusun kültürel özelliklerini başlıca belirleyen öğe ise, din olmuştur.
- Aşağıdaki ifadelerden hangisi Erken Cumhuriyet dönemi Kültür politikalarını tanımlamaz?
- A-) I-Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçen toplumsal ve kültürel miras, oluşturulmak istenen ulusa atfedilen özelliklere göre yeniden tanımlanmaya ve şekillendirilmeye başlanmıştır.
- B-) II-Erken Cumhuriyet dönemi yönetimi, ulusu, çağdaş olmanın yanı sıra milliyetçi ve laik özellikler barındıran bir yapı olarak tasarlamıştır.
- C-) III-Erken Cumhuriyet döneminin kültür politikası, Batılılaşma-milliyetçilik-laiklik ekseninde millî bir kültür oluşturmayı hedeflemiştir.
- D-) IV-Erken Cumhuriyet döneminde devletin ve toplumun dayandığı kültürel yapının temellerini değiştirmek üzere, geniş alana yayılan reformlar yapılmıştır.
- Cevap E-) V-Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçen toplumsal ve kültürel miras tamamen reddedilmiştir.
Açıklama: “Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçen toplumsal ve kültürel miras tamamen reddedilmiştir” ifadesi
Erken Cumhuriyet dönemi Kültür politikalarını tanımlamaz
- Aşağıdaki ifadelerden hangisi milliyetçilik temel ilkesinin amaçlarındandır?
I-Çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmanın olmazsa olmazı olmak,
II-Dinin siyasal ve toplumsal etkisini azaltmak,
III-Osmanlıdan gelen kozmopolit kültürel yapıyı, etnik, dinsel ve dilsel farklılıkları Türklük potasında eritmek,
IV-Bu ilke doğrultusunda yeni Türkiye’nin, Doğu medeniyetinden kopup, Batı medeniyetine geçmiş olması.
V-Kadının toplumsal yaşam içindeki konumunun güçlendirmek
amacıyla, Medeni Kanun’un kabul edilmesi.- A-) I
- B-) II
- Cevap C-) III
- D-) IV
- E-) V
Açıklama: Milliyetçilik temel ilkesinin amacı, Osmanlıdan gelen kozmopolit kültürel yapıyı, etnik, dinsel ve dilsel farklılıkları Türklük potasında eritmektir.
- Aşağıdaki şıklardan hangisi 1932’de gerçekleşen I. Türk Tarih Kongresi’nde
kabul edilen Türk Tarih Tezini anlatır?
1-Türk tarihinin kökenlerini
keşfetmeye, temellendirmeye ve Türkiye’nin köklü
bir devlet olduğunu kanıtlamaya dönük bir arayışın
sonucudur.
II-Türk kültürünün temellerini Orta Asya’da görmüştür.
III-Türklerin Orta Asya’da yaşarken, kuraklık
ve kıtlıktan dolayı Çin, Avrupa ve Yakındoğu gibi
başka bölgelere göç etmek zorunda kaldıklarını kabul etmiştir.
IV-Türkler, göç ettikleri yerlerde uygarlıklar kurmuşlardı. Yakındoğu’da kurulan Sümerler ve Hititler esasen
Türk idiler. Bu yönüyle Öte yandan, Anadolu’nun çok eskiden beri Türklerin yerleşik olduğu bir yer olduğunu kabul etmiştir.
V-Ağustos 1936’da yapılan III. Dil Kurultayı, Güneş-Dil Teorisi’nin
kabul edilmesiyle sonuçlanmıştır. Aslında, bu teori 1932’de gerçekleşen I. Türk Tarih Kongresi’nde
kabul edilen Türk Tarih Tezi’nin dil alanındaki iz
düşümüdür.- A-) I
- B-) I-II
- C-) I-II-III
- D-) I-II-III-IV-
- Cevap E-) I-II-III-IV-V
Açıklama: 1932’de gerçekleşen I. Türk Tarih Kongresi’nde
kabul edilen Türk Tarih Tezini şöyle anlatabiliriz:
1-Türk tarihinin kökenlerini
keşfetmeye, temellendirmeye ve Türkiye’nin köklü
bir devlet olduğunu kanıtlamaya dönük bir arayışın
sonucudur.
II-Türk kültürünün temellerini Orta Asya’da görmüştür.
III-Türklerin Orta Asya’da yaşarken, kuraklık
ve kıtlıktan dolayı Çin, Avrupa ve Yakındoğu gibi
başka bölgelere göç etmek zorunda kaldıklarını kabul etmiştir.
IV-Türkler, göç ettikleri yerlerde uygarlıklar kurmuşlardı. Yakındoğu’da kurulan Sümerler ve Hititler esasen
Türk idiler. Bu yönüyle Öte yandan, Anadolu’nun çok eskiden beri Türklerin yerleşik olduğu bir yer olduğunu kabul etmiştir.
V-Ağustos 1936’da yapılan III. Dil Kurultayı, Güneş-Dil Teorisi’nin
kabul edilmesiyle sonuçlanmıştır. Aslında, bu teori 1932’de gerçekleşen I. Türk Tarih Kongresi’nde
kabul edilen Türk Tarih Tezi’nin dil alanındaki iz
düşümüdür.
- Aşağıdakilerden hangisi 1932 yılında kurulan Halkevlerinin faaliyet alanları içinde yer alır?
I-Halk Dershaneleri ve Kurslar
II-Köycülük
III-Turizm- Cevap A-) I ve II
- B-) II ve III
- C-) Sadece III
- D-) Sadece II
- E-) Sadece I
Açıklama: Halkevlerinin dokuz şubesi ve buna bağlı olarak çeşitli
faaliyet alanları şöyle belirtilebilir:
• Dil, Tarih ve Edebiyat
• Güzel Sanatlar
• Temsil
• Spor
• İçtimai (Sosyal) Yardım
• Halk Dershaneleri ve Kurslar
• Kütüphane ve Neşriyat (Yayıncılık)
• Köycülük
• Müze ve Sergi
- Aşağıdakilerden hangisi anlayışı yeni Türkiye devletinin Osmanlı devletinden ve İslam kültüründen kültürel bir kopuş sağlama niyetini gösterir?
- A-) Diyanet İşleri Başkanlığının kurulması
- B-) Köy Enstitülerinin kurulması
- Cevap C-) Alfabe değişikliği
- D-) Geleneksel musikinin ve çalgıların yasaklanması
- E-) Sanayi-i Nefise Mektebi’nin Güzel Sanatlar Akademisi’ne dönüştürülmesi
Açıklama: Doğru yanıt “C” şıkkı, “Alfabe değişikliği”dir.
- Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri 1950 li yıllarda başlayan “kırsaldan kente göçün” yarattığı olumsuzluk arasında sayılabilir?
I-Hızlı ve kontrolsüz nüfus artışı
II-Konut sıkıntısı ve gecekondulaşma
III-Kültürel değerlerin aşınması- A-) Sadece III
- B-) I ve II
- C-) I ve III
- Cevap D-) I, II ve III
- E-) Sadece II
Açıklama: Kültürel Değişimin Yönünü Belirleyen
Ana Faktörler: Amerikanlaşma ve Göç
1950’lerden
1980’lere kadar, sayıları milyonlarca ifade edilen
köy kökenli nüfusun şehirlere akın etmesi (1950-
1960 arasında dört büyük şehrin nüfusu %75 artmıştır), şehirlerde konut sıkıntısına yol açacak ve
gecekondulaşma adı verilen olgu, göç edilen her
şehirde ortaya çıkacaktır. Şehirlerin kontrolsüz büyümesiyle, şehir mimarisi ve kültürel görünümü
bütünüyle değişecektir. Şehirlere göç eden köylüler,
bir taraftan kırsal alanda sahip oldukları kültürel
değerleri devam ettirip yeniden üretirken, erken
Cumhuriyet döneminde oluşturulan yeni kültürel
değerlerin etkisi altındaki şehirli nüfusla etkileşime
girerek ve kısmen dönüşerek, melez bir kültürün
taşıyıcısı şehirli grupların ortaya çıkmasına neden
olacaklardır. Bununla birlikte, şehir hayatına ve
değerlerine uyum sağlayamayan, köyde yaşarken
sürdürdüğü değerleri de tam koruyamayan, kültürel değerleri aşınmış, niceliksel olarak göç eden
nüfusun hatırı sayılır bir kısmını oluşturanlar ise
varoşlarla sınırlı bir kültürü temsil etmişlerdir.
- Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri Cumhuriyet rejiminin halka benimsetilmesi, millî bilincin güçlendirilmesi ve yakın dönem tarihinin, özellikle Kurtuluş Savaşı’nın gelecek nesillere aktarılması amacıyla Cumhuriyet Döneminde yapılan anıt heykellerin sanatçıları (heykeltıraşları) arasında yer alır?
I-Heinrich Krippel
II-Pietro Canonica
III-François-Auguste Rodin- A-) Sadece III
- B-) II ve III
- C-) Sadece I
- Cevap D-) I ve II
- E-) I ve III
Açıklama: Resim-Heykel Alanındaki Gelişmeler:
Sanayi-i Nefise Mektebi’nden Güzel Sanatlar
Akademisi’ne:
Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel’in yaptığı, 1926’da törenle açılan Sarayburnu Atatürk Heykeli’dir. Devamında Krippel, Konya Atatürk Heykeli’ni, Ankara’da Ulus meydanında, ana figür olarak ata binmiş Atatürk’ü gösteren Atatürk Anıtı’nı, Afyon’da Zafer Anıtı’nı yapmıştır. Diğer bir heykeltıraş, İtalyan Pietro Canonica ise, Ankara Etnografya Müzesi önündeki Atlı Anıt’ı, Ankara Zafer alanındaki Atatürk Heykeli’ni, İstanbul Taksim Cumhuriyet Anıtı’nı ve İzmir Atlı Anıtı’nı yapmıştır
- Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri Cumhuriyetin ilanından sonra toplum ve kültür hayatının şekillendirilmesi bağlamında yapılan reformlar kapsamında değerlendirilebilir?
I-Medeni kanunu kabul edilmesi
II-Halifeliğin kaldırılması
III-Tevhid-i Tedrisat (Eğitimin Birleştirilmesi) Kanunun kabul edilmesi ve medreselerin kapatılması.- A-) Sadece I
- B-) Sadece II
- Cevap C-) I, II ve III
- D-) II ve III
- E-) I ve II
Açıklama: Kültürel Hayatın Şekillendirilmesi
Bağlamında Yapılan Reformlar
Eğitim ve hukuk alanında yapılan reformlar, devlet yönetiminin dini etkilerden azade kılınmasını öngörüyordu. Bu doğrultuda, 1924 Mart’ının başlarında halifeliğin kaldırılmasıyla eş zamanlı olarak, Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti (Şeriat ve Vakıflar Bakanlığı) ilga edilmiş, yerine, İslam’ın “aydın” bir yorumunu yapması ve icra etmesi beklenen Diyanet İşleri Reisliği (Müdürlüğü) kurulmuştur.
Devamında, eğitimin laikleştirilmesini amaçlayan Tevhid-i Tedrisat (Eğitimin Birleştirilmesi) Kanunu kabul edildi ve medreseler kapatıldı. Laikleştirme çabasında ön plana çıkan diğer alan, simgeler alanıydı. Reformla, dinsel simgeler yerini Avrupa uygarlığının simgelerine bırakacaktı. Bu girişimin tipik örneği, 1925 yılında fesin yasaklanması ve yerine şapka giyilmesini öngören, Şapka Kanunu’nun kabul edilmesiydi. Dinsel kılık kıyafetin giyilmesi, ibadet yerleriyle sınırlandırıldı.
Hukuk alanında ise, laikleştirme doğrultusunda bu dönemde atılan en belirgin adım, aile hukukunun laikleşmesinin sağlanması ve kadının toplumsal yaşam içindeki konumunun güçlendirilmesi amacıyla, Medeni Kanun’un kabul edilmesiydi.
- Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri Erken Cumhuriyet döneminde Köy Enstitülerinin üstlendiği işlevler arasında yer alır?
I-Rasyonelliğe dayalı bilimsel araştırmalar yapmak
II-Kırsal alanın geliştirilmesi, kırsal alandaki insanların bilinçlendirilmesi
III-Kırsal alanlarda yaşayan insanların millî amaçların dayanağı olacak şekilde bilgi ve becerilerle donatılması- A-) Sadece II
- B-) I ve II
- Cevap C-) II ve III
- D-) Sadece III
- E-) Sadece I
Açıklama: Yeni Kültürü Yayma Aracı Olarak
Eğitim
Köy Enstitülerinin, ilköğretimin köylere yaygınlaştırılması ve kırsal alana öğretmen yetiştirmek
yanında, kırsal alanın geliştirilmesi, kırsal alandaki insanların bilinçlendirilmesi ve onları millî amaçların dayanağı
olacak şekilde bilgi ve becerilerle donatmak amaçları arasındaydı.
- Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri Türkiye de 1950’li yıllardan 1970 lere kadar, resmi müzik anlayışı yerine, toplumdaki değişimi yansıtacak şekilde ortaya çıkan müzik türleri arasında yer alır?
I-Arabesk
II-Rock’n’roll
III-Hip pop- Cevap A-) I ve II
- B-) Sadece III
- C-) Sadece I
- D-) Sadece II
- E-) I ve III
Açıklama: Kültürel Değişim Örnekleri Olarak
Müzik, Sinema ve Mimarlık
1950’li yıllardan itibaren, resmi müzik anlayışı yerini, toplumdaki değişimi yansıtacak şekilde,
başka anlayışlara bırakır. Türk Sanat Müziği ya da yerliliği ifade eden, ancak yapısal bir dönüşüme
uğrayan biçimiyle alaturka müzik ve Amerikan hayat tarzının şehirdeki yansıması olarak, özellikle üniversite gençliğinin katıldığı partilerde dans müziği olarak benimsenen “Rock’n’roll” toplumun farklı kesimlerinin rağbet ettiği müzik anlayışları olarak çıkacaktır.
Arabeskin çıkış kaynağı olarak, halkın alaturka müziğin radyoda yasaklandığı yıllarda, ona yakın
bulduğu Arap musikisine meyletmesi görülür. 1960’larda müzikal bir form olarak çıktığında ise,
Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği malzemelerini kullanmış, ancak Arap müziğinin de belirgin etkilerini taşımıştır.
Hip pop söz konusu yıllar arasında Türkiye de yer bulan müzik türlerinden değildir.
- Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri erken Cumhuriyet Dönemi kültür politikası oluşturma hedefleri içerisinde yer alır?
I-Batılılaşma
II-Milliyetçilik
III-Laiklik- A-) Sadece I
- B-) Sadece II
- C-) II ve III
- Cevap D-) I, II ve III
- E-) I ve III
Açıklama: Kültürel Hayatın Şekillendirilmesi
Bağlamında Yapılan Reformlar
Batılılaşma-milliyetçilik-laiklik ekseninde millî bir kültür oluşturmayı hedeflemiştir. Bu amaç doğrultusunda, devletin ve toplumun dayandığı kültürel
yapının temellerini değiştirmek üzere, geniş alana yayılan reformlar yapılmıştır.
- Aşağıdakilerden hangisi, erken Cumhuriyet döneminde oluşturulan yeni kültürel değerlerin etkisi altındaki şehirlinüfusla etkileşime girerek ve kısmen dönüşerek, melez bir kültürün taşıyıcısı şehirli grupların ortaya çıkmasına neden olmuştur?
- A-) Gayrimüslimler
- B-) Mübadele ile gelenler
- Cevap C-) Şehirlere göç eden köylüler
- D-) Amerikanlaşma
- E-) Halk evleri
Açıklama: Doğru yanıt “C” şıkkı, “Şehirlere göç eden köylüler”dir.
- Aşağıdakilerden hangisi, eğitimin laikleştirilmesini amaçlayan kanunlardan biridir?
- A-) Devlet Konservatuvarı Kanunu
- B-) Millî Musiki ve Temsil Akademisi Teşkilât Kanunu
- C-) Takrir-i Sükun Kanunu
- D-) Medeni Kanun
- Cevap E-) Tevhid-i Tedrisat Kanunu
Açıklama: Doğru yanıt “E” şıkkı, “Tevhid-i Tedrisat Kanunu”dur.
- Aşağıdakilerden hangisi, kültürel canlanma hedefini sağlama amacıyla dil reformuna katkı sağlamak için kurulmuştur?
- A-) İçtimai yardım
- B-) Halk dersaneleri ve kurslar
- C-) Kütüphane ve Neşriyat
- Cevap D-) Dil, Tarih ve Edebiyat şubesi
- E-) Temsil
Açıklama: Doğru yanıt “D” şıkkı, “Dil, Tarih ve Edebiyat şubesi”dir.
- Aşağıdakilerden hangisinin faaliyetleri erken Cumhuriyet reformlarının yayılmasında ve kültürün millileştirilmesinde yetersiz bulunmuştur?
- A-) Millet mektepleri
- B-) Darülfunun
- C-) Halkevleri
- D-) Halk Dershaneleri ve Kurslar
- Cevap E-) Türk Ocakları
Açıklama: Doğru yanıt “E” şıkkı, “Türk Ocakları”dır.
- Cumhuriyet rejiminin halka benimsetilmesi, millî bilincin güçlendirilmesi ve yakın dönem tarihinin, özellikle Kurtuluş Savaşı’nın gelecek nesillere aktarılması için önem atfedilen sanat alanı hangisidir?
- Cevap A-) Heykelcilik
- B-) Musiki
- C-) Mimarlık
- D-) Tiyatro
- E-) Opera ve Bale
Açıklama: Heykelcilik, Cumhuriyet rejiminin halka benimsetilmesi, millî bilincin güçlendirilmesi ve yakın dönem tarihinin, özellikle Kurtuluş Savaşı’nın gelecek nesillere aktarılması için önem atfedilen bir alandı.
- Hangi reform Doğu medeniyetinden Batı medeniyetine geçmesi amacıyla yapılmıştır?
- A-) Türk Ocaklarının kapatılması
- B-) İstiklal Mahkemelerinin kurulması
- Cevap C-) Dil reformu
- D-) Şapka reformu
- E-) Nüfus Mübadelesi
Açıklama: OSMANLI MİRASI, ULUS-İNŞASI VE CUMHURİYET REJİMİNİN KÜLTÜR POLİTİKASI
Alfabe değişikliği, dil reformu ve yeni tarih anlayışı yeni Türkiye devletinin Osmanlı dev-letinden ve İslam kültüründen kültürel bir kopuş sağlama niyetini gösterir. Millî kimli-ğin temelini oluşturacak kültürün kaynakları, Osmanlı İmparatorluğu’nun Ortadoğulu ve İslami olan uygarlığından ayrıştırılmış ve bunların yerine Batı uygarlığına ait öğelerin yerleştirilmesi daha mümkün olmuştur. Dil ve tarih alanındaki yenilikler, arkeoloji ve antropoloji alanlarında yapılan çalışmalarla desteklenmeye çalışılmıştır
- Hangi özellik Türkiye Cumhuriyeti’ne Osmanlı döneminden geçmiştir?
- A-) Şehir ağırlıklı bir nüfus
- B-) Yerli kurumların belirtiiği yönetim politikası
- C-) Batılı kültüre dayalı devlet yapısı
- D-) Gelişmiş sanayi yapılaşması
- Cevap E-) Etnik, dinsel ve dilsel kozmopolit kültürel yapısı
Açıklama: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Geçerken Toplumsal Yapı ve Kültür
Kozmopolit kültürel yapı, etnik ve dinsel açılardan farklı unsurların varlığına dayanan kültürel çoğulculuk, Osmanlı devletinin kapitalist dünya düzenine eklemlenmeye başladığı 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren kent hayatının belirgin bir özelliği ortaya çıkmıştır. Kültürel çoğulculuğu, nüfusun heterojen olduğu kırsal alanda da görmek mümkündür. Bu bağlamda, Anadolu’nun genelinde, oranları değişmekle birlikte, Müslüman-Gayrimüslim farklı etnik ve dini grupların varlığı söz konusudur
- Hangisi, Anadolu’nun, Türklerin kültür tarihi içinde 19. yüzyılın sonlarına doğru ilgi odağı olmasının sebeplerinden değildir?
I-Anadolu’nun, Osmanlı devleti için asker ve vergi kaynağı olması,
II-Milliyetçilik akımının etkisiyle bazı aydınların, Anadolu’yu Türk kültürünün gerçek
temsilcisi olarak görmeye başlaması,
III-Anadolu, Türk kültürünün en önemli öğesi, Türkçe’nin en sade haliyle konuşulduğu ve Türk folklorunun, değerlerinin yaşatıldığı yer olarak tanımlanmaya başlaması,
IV- Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemindeki toprak kayıpları sonucunda, sınırlarının iyice
Anadolu’ya çekilmesiyle, Anadolu’nun, Türk vatanı ve Türklerin
ana yurdu olarak görülmeye başlaması,- Cevap A-) I
- B-) II
- C-) III
- D-) IV
- E-) II-IV
Açıklama: 19. yüzyıla değin Anadolu’nun Osmanlı devleti için
önemi, asker ve vergi kaynağı olmasından ötürüdür.
- I. Nüfusun %80-85’i kırsal alanda, tarımla uğraşan köylülerden oluşuyordu.
II. Kentleşme oranı düşüktür.
III. Kent merkezli nüfusun oranı yüksektir.
IV. Cumhuriyet kurulduğunda Türkiye’nin nüfusu 36 milyondur.
V. Ticaret hayatının canlı olduğu kentler, büyük ölçüde gayrimüslim unsurların yerleşik
olduğu mekanlardır.
Yukarıdakilerden hangileri, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçerken toplumsal yapı ve kültür içinde değerlendirilmelidir?- A-) I, II, III, IV ve V
- Cevap B-) I, II ve V
- C-) I ve V
- D-) III, IV ve V
- E-) II, III ve IV
Açıklama: Doğru yanıt “B” şıkkı, “I, II ve V”dir.
- I. Sahne sanatlarının her kolunda ehliyetli elemanların yetiştirilmesi
II. Musiki öğretmenlerinin yetiştirilmesi
III. Milli musikinin işlenmesi, yükseltilmesi, yayılması
IV. Musiki Muallim Mektebi’nin kapatılması
Yukarıdakilerden hangileri Milli Musiki ve Temsil Akademisinin amaçları arasında yer almaktadır?- Cevap A-) I, II ve III
- B-) I, II, III ve IV
- C-) II ve IV
- D-) I ve IV
- E-) II, III ve IV
Açıklama: Doğru yanıt “A” şıkkı, “I, II ve III”dür.
- Konservatuvar kuruluşunun başta gelen amacı nedir?
- Cevap A-) Batı musikisi yöntemlerini yayacak öğretmenleri yetiştirmek
- B-) Klasik Türk müziğini yayacak öğretmenleri yetiştirmek
- C-) Alaturka musikisini halka benimsetmek
- D-) Arap musikisini halka benimsetmek
- E-) Arabesk musikisi yöntemlerini yayacak öğretmenleri yetiştirmek
Açıklama: Sanatta ve Mimarlıkta Batılılaşma
Konservatuvarın başta gelen amacı, Batı musikisi yöntemlerini uygulayacak, yeni müzik anlayışını tüm ülkeye yayacak öğretmenleri yetiştirmek ve müzik sorunlarıyla ilgili araştırma yapmaktı
- Okur-yazar sayısını arttırmak için, alfabe reformuyla eş zamanlı olarak ………………. adı verilen okullar açılmış veokuma-yazma seferberliği başlatılmıştır.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?- Cevap A-) Millet mektepleri
- B-) Darülfunun
- C-) Darülşifa
- D-) Güzel sanatlar
- E-) İçtimai
Açıklama: Doğru cevap “A” şıkkı, “Millet mektepleri”dir.
- Osmanlı devlet ve toplum kültüründe Batının kültürel etkilerine büyük ölçüde kapalı, hatta
tepkili olan grup aşağıdakilerden hangisidir ?- A-) Devlet yönetimi,
- B-) Devletin yönetim kadroları,
- C-) Aydınlar,
- D-) Kent merkezli gayrimüslimler,
- Cevap E-) Kırsal alanda yerleşik olan Müslüman nüfus,
Açıklama: Osmanlı devlet ve toplum kültüründe, Kırsal alanda yerleşik olan Müslüman nüfus, Batının kültürel etkilerine büyük ölçüde kapalı, hatta tepkilidir.
- Reformlar, birbirinden bağımsız olmayan hangi iki temel ilke üzerinde yapılmıştır?
- A-) Eğitim ve ekonomi
- B-) Siyasi durum ve ekonomi
- C-) Dini durum ve eğitim seviyesi
- D-) Irkçılık ve ülkücülük
- Cevap E-) Laiklik ve milliyetçilik
Açıklama: OSMANLI MİRASI, ULUS-İNŞASI VE CUMHURİYET REJİMİNİN KÜLTÜR POLİTİKASI
Reformlar, birbirinden bağımsız olmayan iki temel ilke üzerinde yapılmıştır: Laiklik ve milliyetçilik
- Reformlar, etkili merkeziyetçi bir yönetim sisteminin kurulması ve siyasal alana tamamıyla hâkim bir iktidarın varlığı nedeniyle, ……………………….. yürütülmüştür.
Yukarıda boş bırakılan alanı aşağıdaki şıklardan biri ile tamamlayınız?- Cevap A-) Devlet eliyle
- B-) Vatandaşların eliyle
- C-) Halk tarafından
- D-) Şairler tarafından
- E-) Sanayiciler tarafından
Açıklama: Reformlar, etkili merkeziyetçi bir yönetim sisteminin kurulması ve siyasal alana tamamıyla hâkim bir iktidarın varlığı nedeniyle, devlet eliyle yürütülmüştür.
- Türkiyede 1950’li yıllarda başlayan kültürel değişimin yönünü hangi faktörler belirlemiştir?
- Cevap A-) Amerikanlaşma ve göç
- B-) Tek partili sistem
- C-) Ekonomik gelişmeler
- D-) Eğitim sistemindeki reformlar
- E-) SSCB ülkeleri ile ilişkiler
Açıklama: Türkiyede kültürel değişimin yönünü belirleyen ana faktörler: amerikanlaşma ve göç.
1950’li yıllardan başlayarak, yakın zamanlara kadar toplumun geniş kesimlerinin etkisi altında kalacağı kültür, büyük ölçüde Amerikanlaşma ile birlikte kırdan kente göçle biçimlenecek olan, tüketime dönük popüler kültürdür.
- Türklük tanımı hangi ilkeler üzerinde kurulmuştur?
- Cevap A-) Vatandaşlık ve etnik-kültürel
- B-) Din ve siyasi görüş
- C-) Jeografik durum ve eğitim
- D-) Ekonomik durum ve siyasi görüş
- E-) Ülkücülük ve dini görüş
Açıklama: OSMANLI MİRASI, ULUS-İNŞASI VE CUMHURİYET REJİMİNİN KÜLTÜR POLİTİKASI
Türklük tanımı vatandaşlık ve etnik-kültürel temelde yapılmıştır.